
Türkiye’nin İlk ve Tek Antikemalist Platformu @ADP_Genel
İstanbul, Türkiye
Joined July 2022
- Tweets3K
- Following3.2K
- Followers5.4K
- Likes8.7K
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Ne yazarsam yazayım, ne söylersem söyleyeyim, sözüm karşı tarafa onun anlayabildiği kadarıyla ulaşır.
Bir ateiste dünyada beş vakit namaz kılma yükümlülüğü yoktur. Kişi Müslüman olursa ve yükümlülük şartlarını taşıyorsa, o andan itibaren namaz ona farz olur.
Anladınız mı zannetmem…!!!
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Bu ülkede doğru zannedilip yanlış bilinenleri sıralayalım:
Cumhuriyete karşı olmak ya da cumhuriyetin uygulamalarına muhalif olmak, devlet ve millet düşmanlığı değildir.
Anayasaya itiraz etmek de devlet düşmanlığı değildir. Topluma “toplumsal sözleşme” diye dayatılan metinler için, “Bunlar bu ülkenin toplumsal sözleşmesi olamaz!” demek, devlete düşman olmak değildir.
Atatürk’ü eleştirmek, onun ilke ve inkılaplarına karşı olmak da devlet ve millet düşmanlığı değildir.
Aksine, bu milletin daha müreffeh olması için fikir üretmek, yanlış gördüklerine itiraz etmek ve daha adil bir düzen istemek, vatan düşmanlığı değil, vatanseverliktir.
İşte bu yüzden, bana göre bu ülkenin en vatansever kesimi ANTİKEMALİSTLERDİR!
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Güle güle Kemalizm, hoş geldin Tayyibizm!
Dağlara yüz yerleştirince memleketin derdi çözülmüyor. Şahıs değişiyor, şahısları yüceltme zihniyeti yerinde duruyor.
Cahilin Kemalisti de olur, Tayyibisti de… Hangi mahalleden olduğu önemli değildir; cahil hep cahildir!
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
“Ölmüşler üzerinden prim yapmam” diyerek tarihî şahsiyetlere yöneltilen eleştirileri küçümsüyorsunuz. Peki, Tebbet suresindeki ayetler için ne dersiniz?
“Ebû Leheb’in iki eli kurusun! Kendisi de kurudu. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.” (Tebbet, 1–2)
Ebû Leheb’in ölümünün üzerinden asırlar geçmesine rağmen bu ayetler okunmaya devam ediyor. Öyleyse bir kişinin ölmüş olması, onun fiillerinin ve temsil ettiği anlayışın eleştirilmesini neden gayrimeşru kılsın?
Burada şahısları eşitlemiyorum; söyleminizdeki ölçüsüz genellemeyi sorguluyorum. Eleştiriyi deliliyle değerlendirmek yerine “ölü üzerinden prim” etiketiyle geçiştirmek, fikrî bir cevap değildir.
Ölüm, tarihî sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bir şahsiyetin mirası bugün hâlâ toplumu şekillendiriyorsa, o miras da sorgulanır. Eleştiriye itirazınız varsa delili çürütün; eleştirenin niyetini mahkûm ederek tartışmadan kaçmayın!
Replying to @cigerci_baba
Atatürk'e hiçbir zaman saldırmadım.
Ölmüşler üzerinden prim yapanlardan olmadım.
Ne putlaştırırım ne de saldırırım.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Günümüz Müslümanının acı bir tarifi…
İslam’a inanıyor ama hayatına karışmasını istemiyor. Namazını kılıyor, orucunu tutuyor; fakat iş kazancına, makamına, rahatına gelince “Dünya böyle!” diyor.
Kendi hayatını İslam’a uyduracağına, İslam’ı kendi hayatına uydurmaya çalışıyor. “Yaptığım doğru mu?” diye sormak yerine, yaptığına bahane arıyor.
Başkasının günahına öfkeleniyor, kendi günahına gerekçe buluyor. Kul hakkından söz ediyor ama kendi çıkarı söz konusu olduğunda susuyor.
Önce yanlışa alışıyor, sonra onu normal görüyor; sonunda da yanlışını söyleyene kızıyor.
Ve bütün bunların arasında dönüp kendimize sormamız gereken soru duruyor:
Biz Allah’ın razı olacağı bir hayat mı istiyoruz, yoksa yaşadığımız her şeye razı olacak bir din mi arıyoruz?
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Dünyanın içinde bulunduğu yegâne sorun, ağlanacak hâline haddinden fazla gülmesidir.
Evet, evet, yanlış duymadınız! İnsanoğlu çok fazla gülmeye başladı. Acılara, zulümlere, kendi tükenişine bile gülüp geçiyor…
Çok gülmek insanın kalbini katılaştırır; ibretle, merhametle dökülen gözyaşı ise kalbi yumuşatır.
Her şeyi eğlenceye çevirdiğimiz bu çağda, biraz da durup düşünmeye, dertlenmeye ve ağlanacak hâlimize ağlamaya ihtiyacımız var.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Heykeline dert anlatılıyor, sevmeyenler suçlanıyor, eleştirisine tahammül edilmiyor… Bu, din değil de nedir?
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
AK Parti iktidarı, son on yıllık süreçte Kemalizm ile barışmış bir görüntü vererek bu ideolojinin söylemleri içerisinde bir yol tutmayı denedi. “Türk birliği, Turan birliği” diyerek Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle bir birliktelik kurulabileceği düşüncesini benimsedi.
Bana göre bu, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayaldi. Geçmiş yüz yıl boyunca Kemalist söylemlerle içeride kalıcı bir birliktelik sağlayamamışken aynı söylemlerle sınırların ötesinde nasıl bir birlik kurulacaktı?
Bugün Suudi Arabistan, Somali ve Katar gibi ülkelerle ortak bir zeminde buluşulabilirken “iki devlet, tek millet” dediğimiz Azerbaycan’ın İsrail’le yakın ilişkileri, Turan idealinin önündeki çelişkiyi gösteriyor. Aynı soydan gelmek, aynı siyasi istikamette yürümeye yetmiyor.
“Türküz” demekle çıkarlar birleşmiyor; “kardeşiz” demekle ortak bir dava oluşmuyor. Birlik, yalnızca soy bağıyla ayakta tutulamıyor.
Biz ne demiştik? Irk temelli birliktelikler bizi bir arada tutmaz. Bizi birleştirecek esas; İslam kardeşliği, ümmet bilinci ve ortak değerlerimizdir.
Ehl-i sünnet… İlla da ehl-i sünnet demiştik!
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Bana göre Siyonizmin, geçen yüzyılın başında Osmanlı topraklarını parçalayıp taksimatı kolaylaştırmak için kullandığı iki büyük ajan vardı: Biri malum Lawrence, diğeri “Blak Jumbo”…
Biri aşikâr; diğerinin de aşikâr olmasıyla yeni dünya düzeninin değişeceğine inanıyorum.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı yüzyıllarca aynı çatı altında buluşturan İslam kardeşliğiydi. Milliyetçilik bu bağı aşındırdı.
Yeniden birliğin yolu da bellidir: Irk üstünlüğü değil, adalet ve ümmet bilinci.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Yüz yıllık cumhuriyetin sözde aydınları, henüz kendilerini bile aydınlatmaktan bu kadar uzakken topluma nasıl ışık tutacaklar?
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Sayın Bakanım @Yusuf__Tekin, tüm okullardan Kemalist İnkılap Tarihi dersi kaldırılsın, yerine bu sohbet odası dinletilsin!
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Sabah kahvaltı yaparken WhatsApp durumlarına bakıyordum. Çok eskiden tanıdığım bir abimizin “Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” paylaşımına gülücük emojisi gönderdim. Yılların tanışıklığını bitiren tartışma böyle başladı.
Kim bu abimiz?
Yıllarca Millî Görüş içinde bulunmuş; Saadet Partisi, ardından AK Parti, bugün ise Yeniden Refah Partisi’nde kendine yer bulmuş bir büyüğümüz. AK Parti’yi yeterince İslami bulmayan, rahmetli Necmettin Erbakan’ın çizgisinden uzaklaşmakla eleştiren biri…
Gönderdiğim emoji üzerine bana şöyle yazdı:
“Ne demek istediğini anladım. İnsanın kurumsal kimliği olunca bu tür paylaşımları yapmak zorundayız.”
Ben de sordum:
“Şimdi hangi makamdasınız?”
Doğduğu ilin dernekler federasyonunun başkanı olmuş. Hangi il olduğunu söylemeyeyim. “Federasyon başkanıyım” deyince şöyle cevap verdim:
“Hımm, ben de vali oldunuz zannetmiştim.”
Bunun üzerine hiddetlendi. Önce “Nasıl bir üslup bu?” diye yazdı, ardından aradı. Telefonu açar açmaz, “Ben sizin gibi fon vurguncularını savunan bir trol müyüm?” diye başlayan ithamlar…
Ben de kısaca şunu söyledim:
“Siz federasyon başkanı olunca ‘kurumsal kimlik’ diyorsunuz. Yarın bakan olsanız vücudunuza dövme de yaptırırsınız! Şevki Yılmaz’ın, Hasan Mezarcı’nın kurumsal kimliği yok muydu?”
Telefonu kapattı ve beni engelledi.
Benim takıldığım mesele şu: AK Parti’yi İslami çizgiden uzaklaşmakla eleştirirken ölçüleriniz son derece keskin. Ama kendi makamınız söz konusu olduğunda “Kurumsal kimliğimiz var, mecburuz” diyorsunuz.
Peki, başkasına yönelttiğiniz eleştiriyi kendi davranışınıza neden uygulamıyorsunuz?
Federasyon başkanlığında bile savunduğunuz çizgiden taviz vermeyi zorunluluk sayıyorsanız, daha büyük makamların sahiplerini hangi tutarlılıkla eleştiriyorsunuz?
Bir gülücük emojisine gösterdiğiniz tahammülü de gördük. Yılların tanışıklığı bir soruya, bir itiraza dayanamadı.
Demek ki önce şunu konuşmamız gerekiyor: Makam mı davamıza hizmet edecek, davamız mı makamımıza göre şekil değiştirecek?
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
“Efendiler! Yarın, tüm dünyaya hükmetme iddiamızdan vazgeçip Siyonist sisteme köle olmaya karar verdiğimizi ilan edeceğiz.”
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Efendiler, yarın Osmanlı’yı yıkıp hilafeti kaldırıyoruz; İslam ile tüm bağlarımızı koparıyoruz!
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Kısaca, 29 Ekim hangi dönüşümün tarihidir? Bin yıllık Türk-İslam devletinin sahipliğinin el değiştirdiği, Türklerin bu topraklardaki son devletini kaybettiği tarihtir.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
29 EKİM DARBE DEĞİL MİDİR?
Nutuk’ta açıkça şöyle deniliyor:
“Osmanlı Hükûmeti’ne, Osmanlı padişahına ve Müslümanların halifesine baş kaldırmak, bütün milleti ve orduyu ayaklandırmak gerekiyordu.”
Şimdi soruyorum: Bir padişahı ihanetle suçlamak, asırlık bir kurumun ortadan kaldırılmasını haklı kılar mı? Bir cumhurbaşkanı ihanet etse cumhuriyeti mi kaldıracağız? Bir milletvekili ihanet etse Meclisi mi kapatacağız?
Bir kişinin suçunu bütün bir kuruma yükleyemezsiniz. İhanet varsa kişiden hesap sorulur; rejimin değiştirilmesi için ayrıca gerekçe gerekir.
Milleti ve orduyu mevcut yönetime karşı ayaklandırmaktan söz eden bu satırları okuyunca, 29 Ekim’i de bu siyasi sürecin bir dönüm noktası olarak değerlendiriyorum.
Ve soruyorum: Mevcut düzenin tasfiyesine uzanan bu süreç, bir darbe değil de nedir?
Kaynak: Nutuk, Atatürk Araştırma Merkezi, “Bugünkü Dille” baskısı, s. 10.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
İmam hatip ortaokuluna giden kızım sordu:
“29 Ekim’de ne oldu, ülke mi kuruldu?”
Ben de tüm ayrıntılarıyla anlattım:
“Bizim bu topraklarda olmamızın öncüsü, tarihin gördüğü en büyük İslam medeniyetinin kurucusu bir ailenin elinden devletin alınıp Batı’ya ve Batı medeniyetine teslim olduğumuz tarihtir kızım, bu günler.”
Cevabı net oldu:
“Ben bu günleri kutlamıyorum, okula da gitmiyorum.”
Ben de alnından öpüp “Babasının kızı…” dedim.
ANTİKEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU retweeted
Milleti cepheye çağırırken “Allah, din, kitap, kutsallarımız elden gitmesin! Ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz!” diyeceksin…
Savaş bitince de “Devletin dini olmaz, devletlerin çıkarları olur!” diyeceksin.
Şehitlik dinî bir makam, gazilik dinî bir unvandır. Milletin evladını cepheye çağırırken dine dayanacaksın; fedakârlığın karşılığını anlatırken dinin vaatlerini söyleyeceksin; sonra da “Devletin dini olmaz!” diyeceksin.
O zaman sana sormazlar mı:
“Madem mesele yalnızca çıkardı, o çıkarlarla biriktirdiğin paralarla adam tutup cepheye gönderseydin! Bizim imanımıza, evladımıza, canımıza niye başvurdun?”
İhtiyaç duyduğunda bu milletin imanına sığınıp işin bitince inancını yok sayamazsın!






