Pinned Tweet
Biri bana hakaret olsun diye yapmış ama ben çok beğendim.
Biraz Neyzen Tevfik havası var 👌
“Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla'sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.”
Çocukluk dönemi dışında Zülfü Livaneli’ni ne dinler, ne okur, ne de izlerim.
Herkesin, her devrin adamıdır.
Sanat hırsızıdır.
Muhalif görünür ama rejimin en karanlık kesiminden beslemeyi ihmal etmez.
Diyarbakır’a çağırmak da, omuzuna atkı atmak da ahmaklığın dikalası.
Zülfü Livaneli‘nin Diyarbakır’a 2025’te bir etkinlik için ilk kez gelişine, ayrıca 26 Ekim 2026’da Tigris Senfoni Orkestrası’nın şarkılarını okuyacağı konser için ikinci kez gelişine de ben aracılık ettim. İkisini de kendisine öneren ve bir anlamda bu iki organizasyonun doğru bir güzergahta gerçekleşmesini sağlayan, aracılık eden benim.
Sn. Livaneli de her iki organizasyon için hiçbir ücret talep etmeden, hatırımı-zı kırmayıp Diyarbakıra ikinci kez geldi. Elbette başta ben Diyarbakır‘la birlikte kendisini baş tacı etmekte, saygıda bir kusur etmedik…
Örneğin, geçmişte Aziz Nesin’i sağlığında ilk kez geldiği Diyarbakır’a davet ve misafir etmiştim. O sert sıkıyönetim yılları Diyarbakır’da yaptığım kültür sanat organizasyonlarında pek çok aydının, yazarın bir dönem Diyarbakır’a gelmesine aracılık etmiştim. İstemiştim ki gelip bu medeniyetler şehrini, tarihi ve kültürünü görsünler, insanları ve yazgılarını dinlesinler, Kürtler hakkında izlenimler edinsinler, varsa önyargılarını yensinler. İzlenimleri sonra belki yazılarına yansıyacak, belki döndükleri metropol şehirlerinde panel ve söyleşilerde Türkiye kamuoyuna aktaracaklardır.
Aziz Nesin hocam, Diyarbakır’da dostlarımla kendisine ayrıntılı aktardığımız Diyarbakır askeri cezaevi gerçeğini gittiği pek çok yerde defaatle vurguladı ve Diyarbakır’dan ayrıldıktan bir yıl sonra “Bulgaristan’da Türkler, Türkiye’de Kürtler” adlı kitap da yayınladı. İzlenimlerinin yansımalarını yıllar içinde gözlemledim. Yeşilyurt‘ta köylülere dışkı yedirilmesini bile basın ve kamuoyuyla paylaştı.
Ancak Sn. Zülfü Livaneli, Aziz Nesin’in Diyarbakır’a gelişi gibi peşimizde sekiz on polisle karşılanmadı, etkinliğinde ensesine beş polis de yoktu; hiçbir sıkıntı ve engel yaşamadı. Buna rağmen Aziz hocama kıyasla Diyarbakır’a hayli tedirgin geldi. Mesela belediyeyi, sn. Serra Bucak’ı iziyaret etmemiz önerimi hayli tereddüt edip düşündükten sonra şehre gelişimizin ikinci gününde son anda kabul etti. Kanımca böyle bir çekinceye hiç gerek yoktu…
Daha düne kadar yanında Tuğrul Türkeş‘le Mardin’de çevik kuvvet denetleyen, çok iyi tanıdığım ve geçmişte uzun yıllar yakın dostluğum olan -fakat şimdilerde devletin besleme Kürdü-Orhan Miroğlu gibi bir nefret diliyle Zülfü Livaneli üzerinden popülizm yapmak niyetinde değilim. Nezdimde Orhan, @OrhanMiroglu durduğu yer ve kendi varlığına referans kıldığı adreste ondan daha hesapsız, temiz ve makul bir yerden konuşmuyor…
Ben Sn. Zülfü Livaneli hakkında Twitter’da gözlemlediğim tartışmalara, ve kendi söylediklerine dair şunları ifade etmekle yetineceğim. Bizi kırmadı, geldi, konuk oldu. Sağ olsun. Ancak:
I-Berlin’e gider, Ege’de bir kasabada belediye başkanından plaket alır, Paris’e gider, tümünü sosyal medya hesaplarınızla paylaşırsınız. İkidir Diyarbakıra konuk olmanıza rağmen ne gideceğinizi ne gittiğinizi bir kez olsun takipçilerinize niçin bir kez fısıldayamadınız? Amedspor atkısı konusunda yoğun tepki almasaydınız Diyarbakıra gittiğinizi eminim yine ifade etmeyecektiniz. Bu başta Diyarbakır adına üzücü bir tutum olmakla birlikte, asıl bu konuda bu denli kaygılı olmanız sizin adınıza oldukça çelişik bir tutum.Zira bir aydının gittiği yerin, yaptığı işin arkasında durması gerektiğine çok inanırım…
II-“Yanımda Amedspor başkanı oturuyordu aniden atkıyı boynuma taktı,”demişsiniz. Amedspor atkısı size aniden takılmadı. Takılacağına dair bilginiz, haberiniz vardı. “Ne var taktıysam?” diye mertçe arkasında duramadınız! Ayıp değil, suç değil; bu hafta ligde Galatasaray’la oynayacak legal, meşru bir takım bu. Bu konuda canhıraş biçimde kendinizi savunma çabanız doğrusu yadırgadık; hiç yakışmadı. Biz dünyanın bütün haklarının kültürel sembollerinin enternasyonal saygısını boynumuza takmış değerlerden geliyoruz oysa.
III-Aziz Nesin hocamın Diyarbakır’a gelişi ve dönüşü ile, sizin geliş ve dönüşünüz arasındaki aydın tutumu ve cüret farkını bize çok net biçimde gösterdiniz. Teşekkür ederiz… @LivaneliZulfu
Alan Sermiyan retweeted
📢Berken Bereh Kürtçe yazılarıyla Evrensel’de
📌Şair Berken Bereh, yarından itibaren her cumartesi Bîra Hibrê (Mürekkebin Hafızası) başlıklı köşe yazılarıyla yeniden aramızda.
📌Bereh’in ‘Girtina parantezeke duwazdeh salî’ (On iki yıllık parantezi kapatmak) başlıklı yazısı yarın evrensel.net'te
Belçika’da izinsiz göçmenlerin yaşadığı özel mülklere polisin girmesine izin veren yasa mecliste onaylandı.
IOS sistemi için dijital abonelik ne zaman oluşturulacak?
Bekliyoruz.
Alan Sermiyan retweeted
Dergimizin 61. sayısı hem basılı, hem de e-dergi olarak çıktı.
Dosya konusu "100. Yılında Ağrı Direnişi"
E-Dergi için:
kurttarihidergisi.com/e-derg…
Kürtler sömürgecileriyle Allahlarının bile farklı olduğunu anladığında özgür düşünmeye başlarlar.
Kürt bir âlimin başkanlığındaki birliğin İstanbul bildirisinde Kürtlere yer yok: Kürdistan İslam Âlimleri Birliği'nden tepki
🔶İstanbul'da toplanan İslam âlimlerinin sonuç bildirisi Gazze'den Doğu Türkistan'a, Somali'den Sudan'a uzanırken Kürtleri görmedi. Kürdistan İslam Din Âlimleri Birliği, hem bu sessizliğe hem de Kürdistanlı âlimlerin davet edilmemesine tepki gösterdi.
rastinews.com/2495/kurt-bir-…
Zaten komünler kurulacak, belediyelere ne gerek var?
Ahmet Türk’ün yerine atanan kayyımın süresi uzatıldı
rudaw.net/turkish/categories…
“Sizi sattık ey halkım, unutma bizi”
These Kurds in Rojava are in tears, they’re demanding their right to study in their language, Kurdish.
She says we gave 15,000 martyrs, why? For our language.
My question is, and I’ll keep coming back to this—wasn’t this issue supposed to be solved by now when they made a deal with Jolani?
I don’t understand protesting Damascus on this, we all knew they were going to do this. Why aren’t Kurds in Rojava holding their own leaders accountable?
@MazloumAbdi @ElhamAhmadSDC, Rojava gave 15,000 to secure their rights, not for positions in Damascus. The people deserve results, what are you doing?
Seriously, what are you doing?
Demek ki neymiş!?
Entegrasyon diye Ümraniye çöplüğünü tarif etmişler.
Bu Cemaat denen yapının en korkutucu tarafı radikal fikirleri değil, çok sinsi bir karaktere sahip olmalarıdır.
Yolu bu yapıdan geçen birine asla koşulsuz güvenemem.
Arada, kazara da olsa kendilerini böyle açığa vuruyorlar.
“Demokrat Parti’ye oy verip aynı zamanda Müslüman olamazsınız.”
Enes Kanter Freedom, seçim öncesi Fox News’e çıkıp El Sayed ve Mamdani’yi hedef aldı:
“Demokrat Parti’ye oy verip aynı zamanda Müslüman olamazsınız.
Savundukları değerler İslam inancıyla örtüşmüyor.”
“Allah’ın kız çocuklarının sporlarında erkeklerin yarışmasını istemediğini ikimiz de biliyoruz.
Ama seçilmek için siyasi inançlarını İslami inançlarının önüne koyuyorlar.
Mamdani de ikiden fazla cinsiyet olduğuna inananlarla geçit töreni yapıyor. Kendi topluluklarına yalan söylüyorlar.”
Tedavi hakkı engellenemez.
#EvinZapsuyaAcilTedavi
Bugün, 10 yıldır cezaevinde olan eşim Evin Zapsu’yu Kayseri Bünyan Kadın Cezaevi’nde ziyaret ettim. On yıldır görüş saatlerine sığdırmaya çalıştığımız hayatımıza, şimdi bir de hastalığın kaygısı eklendi. Evin şiddetli ağrılar içinde; yanından ayrıldım ama acısına tanık olmanın çaresizliği hâlâ benimle.
Evin ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşuyor. Yapılan tetkiklerin ardından kanser şüphesi nedeniyle biyopsi alındı. Sonucun üç hafta sonra çıkacağı söyleniyor. Henüz kesinleşmiş bir tanı yok; fakat bugün yaşadığı acı gerçek. Ağrıdan duramıyor.
Biyopsi sonucunu beklemek, bir insanı ağrılarıyla baş başa bırakmanın gerekçesi olamaz. Evin’in derhâl hastanede kapsamlı değerlendirmeye alınmasını, ağrılarının giderilmesini ve ihtiyaç duyduğu tedavinin gecikmeden sağlanmasını istiyoruz.
Bir insanın sağlığı, cezaevi kapısında askıya alınamaz.
Milletvekillerini, insan hakları örgütlerini, hekimleri, gazetecileri ve vicdan sahibi herkesi Evin’in sesine ses katmaya çağırıyorum. Bu çağrıyı paylaşın; Evin’in acısı duvarların ardında duyulmadan kalmasın.
#EvinZapsuyaAcilTedavi
Alan Sermiyan retweeted
#PKK Merkez Komite Üyeliği yapan ve Avrupa sorumluluğu görevinde bulunan ancak 1985'te Stockholm'de, örgüt içi infazla öldürülen #ÇetinGüngör (Semir) için memleketi Dersim’de anıt mezar yapıldı
Ali Haydar Gözlü'nün haberi / Rûdaw
rudaw.net/turkish/categories…
Alan Sermiyan retweeted
Düşmanın esareti altındaki bir generalin artık verecek emri yoktur. Kim ona uyarsa suçludur!
-Napolyon-
Sürecin ne olduğunu başından beri en doğru Mehmet Uçum anlattı.
Ona kızanlar önce kendilerini sonra Kürtleri kandırıyorlar.
Çok doğru…
Yanağınızı okşayan el ile yanağınıza tokat atan el aynı eldir.
Xani'nin heykelini kıran el ile Xani adına vefa ödülü dağıtan el aynı eldir.
Avesta'nın kitaplarını yasaklayan el ile Avesta'yı o ödüle çağıran el aynı eldir.
Xani bugün yaşasaydı ya sürgünde olurdu yazdıklarından dolayı ya da o salona girip o ele tükürürdü. Osmanlı'nın kendisine eyvallah etmeyen Xani'nin adı, bugün çakma bir sultan özentisinin ödül törenine meze ediliyor. Bu hepimizin ayıbıdır.





















