Devrim Partisi resmi X hesabıdır. Instagram: https://xitter.cf/t.co/eK3J0CM4H7

Joined November 2013
Gazeteci İsmail Arı, karşı-devrim iktidarının halkı teslim alma çabalarının ürünü olarak tutuklanmıştır. Yüz binlerce yurttaşın bizzat iktidar unsurlarınca dolandırıldığı fon vurgununu örtbas etmeye çalışan iktidar, çareyi kendi eseri olan haksızlıkları gündemde tutan gazetecilere ve yurttaşlara baskı yapmakta aramaktadır. Görev süresi boyunca AKP iktidarının talepleri doğrultusunda yandaş olmayan basın kuruluşlarını boğmaya çalışan ve kurumu kendi akrabalarıyla dolduran RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayetiyle gözaltına alınan İsmail Arı,  bu konularda halkı bilgilendiren haberler yapması ve kendisini ilgilendiren haberlerde cevap hakkını kullanabilmesi için Ebubekir Şahin'le temas kurması suç sayılarak tutuklanmıştır. AKP yargısı, yandaş olmayan basının tamamını susturmak için gazeteciliğin temel gerekliliklerini suç sayan hukuksuz ve gayrimeşru kararlara imza atmaktadır. Geçtiğimiz günlerde gazeteci Murat Ağırel, muhalefet milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesini ilgilendiren bir kara para aklama iddiasıyla ilgili konunun muhataplarıyla temas kurması ve elindeki belgelerin bir bölümünün doğruluğundan şüphe ettiği için haber yapmaması suç sayılarak tutuklanmıştır. Bugün de İsmail Arı dönemin RTÜK Başkanı'nın kamu kaynaklarını haksız biçimde ailesine sunmasını haber yaptığı için tutuklanmaktadır. "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu, AKP yargısınca halkın haber alma hakkını engellemenin kılıfına dönüştürülmektedir. Tutuklamaların amacı, iktidarın suçlarını gündemde tutan gazetecileri susturarak gerçeklerin bilinmesini ve konuşulmasını engellemek, bu yolla halkı teslim almaktır. Kanal patronuyla ilgili mali suç iddialarını Halk TV'nin kayyum atanarak susturulmasının bahaneye dönüştüren, fon vurgununu gündemde tutan gazetecileri adli süreçler ve sosyal medya hesaplarını da erişim engelleriyle hedef alan iktidarın niyeti ortadadır. Asıl suç soygun, sömürü ve vurgunculuktur ve AKP iktidarı, tüm bu suçların başlıca faillerindendir. Halkı yoksulluğa mahkum eden AKP iktidarının günah keçisi arayışı nafiledir. Baskılar ve transferler AKP'yi kurtarmayacak. Halkımız teslim olmayacak, yağma ve vurgunculuğun hesabını asıl muhatabı olan AKP'den soracaktır.
37
3
69
1,248
Mekke İttifakı'na Hayır Karşı-devrim iktidarının Yeni Osmanlıcı stratejisinin parçası olarak gündeme gelen Mekke İttifakı Anlaşması meclise geldi. İktidar tarafından bir süredir fiilen yürürlükteymiş gibi tartıştırılan ve tam metni daha meclis kayıtlarına girmeden basına sızdırılan anlaşma; içeriği, zamanlaması ve bölgesel yansımalarıyla ABD emperyalizminin Batı Asya’ya yönelik beklentilerini karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Güncellenmiş Monroe Doktrini kapsamında bölgemizde kontrollü çekilme sürecine giren ABD’nin bölgedeki hedeflerinin işbirlikçi hükümetlerce üstlenilmesine yönelik zeminlerden bir yenisi olan Mekke İttifakı, aynı zamanda geleceği tartışmalı hale gelmiş gerici Körfez yönetimlerini de tahkim etmektedir. “ABD’siz güvenlik mimarisi” oluşturduğu ve “İsrail’i ürküttüğü” iddia edilerek meşrulaştırılmaya çalışılan Mekke İttifakı’nın anlamı, konunun muhataplarının beyanları ve anlaşmanın sahada hangi güçlere karşı kullanılacağına bakılarak anlaşılmalıdır. Emperyalist haydut Trump’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan için yaptığı “Ben ne istersem yapar” beyanı bu açıdan tartışmaya yer bırakmamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik emperyalist saldırganlığının ters teptiği, Suudi gericiliğinin ise Yemen’in haklı direnişi karşısında köşeye sıkıştığı bir dönemde gündeme gelen ittifak; emperyalistlere kök söktüren İran ve Yemen’i kuşatma hedefinin ürünüdür. Anlaşmanın öngördüğü ortak savunma taahhüdünün kapsamı fazla geniştir ve gerek İran’ın meşru müdafaa kapsamında Körfez ülkelerindeki ABD üslerine misillemelerini gerekse Yemen’de olduğu gibi Suudi Arabistan ya da bir başka imzacı ülkenin açıkça işgalci ve saldırgan taraf olduğu gerilimlerde alacağı darbeleri içerecek şekilde yorumlanması mümkündür. Suudi Arabistan’ın “Yemen’e karşı askeri destek” talebinin Trump tarafından geri çevrildiği güncel durumda Mekke İttifakı, ABD’den gelmeyen desteğin ABD adına bölgedeki işbirlikçilerince sağlanmasının aracı olarak anlam kazanmaktadır. Anlaşmanın zamanlaması ve ayrıntıları, ülkemizi farklı bölge ülkelerinin iç siyasetlerinde de gerici güçlerin hamisi olacak şekilde taraf haline getirecek niteliktedir. Kurulması öngörülen mekanizmanın sekretaryası Suudi Arabistan’da bulunacaktır. Yemen’de hezimete uğradığı ve Yemen’in meşru müdafaa misillemeleri karşısında ülkenin stratejik noktalarını koruyamadığı için ülkesindeki fiili iktidarı tartışmalı hale gelen veliaht prens Muhammed bin Selman gerek anlaşmanın sağlayacağı umulan prestij gerekse anlaşma kapsamında ülkesine konuşlanacak Türkiye ve Pakistan askeri birlikleriyle iktidarda tutulmaya çalışılmaktadır. Ülke içinde yasal ve anayasal çerçeveyi tanımayan ve kritik süreçlerde meclisi baypas ederek notere indirgeyen iktidar, bölgede de petrol zenginliği dışında meşruiyet kaynağı olmayan gerici hanedanlara kalkan olmaktadır. Ülkemiz, ABD emperyalizminin takdiri ve Suudi gericiliğinin parası uğruna bölgede sonu olmayan gerilimlerin içine sürüklenmekte ve açıkça tarihin yanlış tarafında konumlandırılmaktadır. Bölgemizde emperyalizmi ve gericiliği tahkim etmek için gündeme getirilen Mekke İttifakı Anlaşması reddedilmelidir. Türkiye, Amerikan ekseninden kurtulmalıdır. Ülkemizin ABD çıkarları doğrultusunda yönetilmesini reddediyoruz. Köle değil halkız. Emperyalizme ve gericiliğe karşı ayağa kalkacak, ABD’nin ülkemiz üzerindeki tahakkümünü kıracak, bölgenin onurlu halklarıyla birlikte emperyalizme ve Siyonizme karşı kavganın parçası olacağız. devrim.tr/aciklamalar/mekke-…
2
54
10
95
2,590
"Köle değil halkız, Cumhuriyet'i kazanacağız" Devrim Gazetesi'nin yeni sayısı çıktı. Gazetemize Devrim Partisi il örgütlerinden ulaşabilir, görüş ve taleplerinizi [email protected] adresi üzerinden iletebilirsiniz. "Bize Devrim Gerek"
27
55
977
📢 29 Ekim'de Alanlardayız! 📍İstanbul - Kadıköy Süreyya Operası - 16.00 📍Ankara - Esat Dörtyol - 16.00 📍Eskişehir - Köprübaşı - 17.00 Köle Değil Halkız Cumhuriyet’i Kazanacağız ABD tarafından açıkça ifade edildiği biçimde, bize Cumhuriyet fazla görülüyor. Yerli işbirlikçileri buna Yeni Osmanlı diyor. Artık burada bir halk değil, ABD’nin planı için çalışan köleler aranıyor. İtiraz edecek yurttaş değil, Osmanlı’ya tebaa aranıyor. Yargıyı sopa yapmışlar. Emir kullarının elinde sorgusuz sualsiz halka doğru savuruyorlar. “Köle olacaksınız; size hak, hukuk yok” diyorlar. Ülkemizi emperyalistler için savaşa hazırlıyorlar. Kapalı kapılar ardında konuşulanlardan birkaç kişi dışında kimsenin haberi olmuyor. Halk için yapıldığı söylenen, halktan kaçırılıyor. Ülkenin geleceği, canımız, emeğimiz… “Hepsi bu üç beş kişinin pazarlığına bakar”, diyorlar. Daha lise yıllarından itibaren gençler hem ucuz işgücü hem de emperyalizme canı pazarlanacak kul, köle olarak görülüyor. Milyonlarca genç ve çocuk ya tarikatın eline ya bir çetenin pençesine ya da sermayenin esareti altına alınıyor. Eğitim hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı; yani yurttaşlık hakları… Bunlar sadece bir halkın talebi ve hakkı olur. Kulun, kölenin, tebaanın değil. Biz ülkemizi de yurttaşlığımızı da mücadeleyle kazandık. Biz, kapalı kapılar arkasında bizi hesaba katmayıp padişahtan ülkeyi satın alacağını düşünenlere halkın neleri değiştireceğini gösterdik. Şimdi tekrar halk olma zamanı. Mücadelenin içinde halk olduğumuzu hatırlar, hatırlatırız. Emekçisiyle, kadınıyla, genciyle Cumhuriyet’i ancak tekrar böyle kazanırız. Halkız! Kapalı kapılar ardında yürüttüğünüz, bizden kaçırdığınız Yeni Osmanlı pazarlığıyla ABD planını uygulamanıza izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet’i size teslim etmeyecek, kazanacağız. Halkız! Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız. Halkız! Çetelerin, tarikatların pençesinde yitirdiğimiz çocuklarımızın; üzerini örttüğünüz cinayetlerin peşini bırakmayacağız. Ellerimizde çocuklarımızın fotoğrafıyla üzerinize yürümeye devam edeceğiz. Hesabını soracağız. Halkız! Ses çıkarana yargı sopası sallayan, her itirazı bir suç torbasına koyan düzeninizi kabul etmiyoruz. Bugün suçsuz yere tutukladığınız, tehdit ettiğiniz herkesin hakkını alacağı günlerin geleceğini biliyoruz. 29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz. Köle değil halkız. Cumhuriyet’i kazanacağız. Birlikte mücadeleye katılmak için 👇 devrim.tr/kole-degil-halkiz/
67
8
97
3,294
Hedefte halk var Sabaha karşı Halk TV'ye polis baskını yapılarak kayyum atanması, karşı-devrim iktidarının muhalefeti bütünüyle susturmaya yönelik girişimlerinin son halkası olmuştur. Atılan adım, Halk TV'nin patronajıyla ilgili suçlamaların ötesinde muhalefet partilerine ve muhalif çizgideki medya kuruluşlarına yönelik sindirme ve tasfiye etme operasyonlarının parçasıdır ve AKP'nin siyaseti tamamen halksızlaştırma hedefine hizmet etmektedir. Öte yandan operasyonun hemen öncesindeki gelişmeler, AKP'nin bu operasyonda muhalefet alanına da uzanan kimi aktörleri konumlandırabildiğini göstermektedir. Butlan CHP'sine kayyum atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Halk TV'yi hedef alan ve yayın çizgisine müdahale edilmemesinden şikayet eden açıklamalarından dört gün, fiili iktidar ortağı Devlet Bahçeli'yle görüşmesinden ise bir gün sonra Halk TV'ye kayyum atanmasının tesadüf olmadığı açıktır. Kılıçdaroğlu, operasyon için kamuoyu oluşturma görevini üstlenmiştir. Ana muhalefet konumundaki Yeni Parti'nin pek çok belediyede başkan vekilliği için butlan CHP'si ile işbirliğini tercih etmesi ve bu yapının bir şekilde meşrulaştırılması bu açıdan da sorgulanmalıdır. Olağan bir dönemden geçilmemektedir ve sandığa endeksli, rutine ve formaliteye indirgenmiş hamlelerle AKP'nin operasyonlarını boşa çıkarmak mümkün değildir. Operasyonların hedefi halktır. Kayyum atamaları ve belediye gaspları, halkın siyasal alandaki varlığını ortadan kaldırma hedefine yöneliktir. Bu saldırıyı püskürtmek için halk bir adım öne çıkmalı, "Her şeyi kendimizden bekleriz" diyerek karşı-devrimi kendi gücüyle durdurmalıdır.
55
3
88
2,127
ABD tarafından açıkça ifade edildiği biçimde, bize Cumhuriyet fazla görülüyor. Yerli işbirlikçileri buna Yeni Osmanlı diyor. Artık burada bir halk değil, ABD’nin planı için çalışan köleler aranıyor. İtiraz edecek yurttaş değil, Osmanlı’ya tebaa aranıyor. Yargıyı sopa yapmışlar. Emir kullarının elinde sorgusuz sualsiz halka doğru savuruyorlar. “Köle olacaksınız; size hak, hukuk yok” diyorlar. Ülkemizi emperyalistler için savaşa hazırlıyorlar. Kapalı kapılar ardında konuşulanlardan birkaç kişi dışında kimsenin haberi olmuyor. Halk için yapıldığı söylenen, halktan kaçırılıyor. Ülkenin geleceği, canımız, emeğimiz… “Hepsi bu üç beş kişinin pazarlığına bakar”, diyorlar. Daha lise yıllarından itibaren gençler hem ucuz işgücü hem de emperyalizme canı pazarlanacak kul, köle olarak görülüyor. Milyonlarca genç ve çocuk ya tarikatın eline ya bir çetenin pençesine ya da sermayenin esareti altına alınıyor. Eğitim hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı; yani yurttaşlık hakları… Bunlar sadece bir halkın talebi ve hakkı olur. Kulun, kölenin, tebaanın değil. Biz ülkemizi de yurttaşlığımızı da mücadeleyle kazandık. Biz, kapalı kapılar arkasında bizi hesaba katmayıp padişahtan ülkeyi satın alacağını düşünenlere halkın neleri değiştireceğini gösterdik. Şimdi tekrar halk olma zamanı. Mücadelenin içinde halk olduğumuzu hatırlar, hatırlatırız. Emekçisiyle, kadınıyla, genciyle Cumhuriyet’i ancak tekrar böyle kazanırız. Halkız! Kapalı kapılar ardında yürüttüğünüz, bizden kaçırdığınız Yeni Osmanlı pazarlığıyla ABD planını uygulamanıza izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet’i size teslim etmeyecek, kazanacağız. Halkız! Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız. Halkız! Çetelerin, tarikatların pençesinde yitirdiğimiz çocuklarımızın; üzerini örttüğünüz cinayetlerin peşini bırakmayacağız. Ellerimizde çocuklarımızın fotoğrafıyla üzerinize yürümeye devam edeceğiz. Hesabını soracağız. Halkız! Ses çıkarana yargı sopası sallayan, her itirazı bir suç torbasına koyan düzeninizi kabul etmiyoruz. Bugün suçsuz yere tutukladığınız, tehdit ettiğiniz herkesin hakkını alacağı günlerin geleceğini biliyoruz. 29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz. Köle değil halkız. Cumhuriyet’i kazanacağız. Birlikte mücadeleye katılmak için 👇 devrim.tr/kole-degil-halkiz/
80
13
122
3,926
10 Ekim 2015'te, aydınlık bir ülkede yaşama hayaliyle Ankara'da toplanan yurttaşlarımız katledildi. Katliamı ve katliamın sorumlularını unutmayacağız. Kaybettiğimiz dostlarımızın hayallerindeki ülkeyi kuracağız! #10EkimAnkaraKatliamı #10Ekim
1
40
2
77
1,345
Genel Başkanımız Erçin Fırat maden katliamlarına karşı yaptığımız basın açıklamasında konuştu: "Köle değil halkız!"
1
50
2
85
2,055
Devrim Partisi 1. Olağan Kongresi, parti delegelerinin 3 Ekim günü gerçekleştirdiği toplantı ile birlikte tamamlandı. Dünya'da ve Türkiye'de gerçekleşen güncel gelişmelerin tartışıldığı kongrede partimizin önümüzdeki dönem yol haritası ve merkezi kurullar oybirliği ile belirlenirken, Erçin Fırat yeniden genel başkan olarak seçildi. Kongrede ayrıca "Köle değil halkız" başlıklı bir kampanya ve yaklaşan seçimlerde sosyalist bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarılması için çalışmalara başlama kararı alındı. Kongremizin siyasi raporuna ve alınan kararlar erişmek için: devrim.tr/devrim-partisi-1-o…
60
14
106
15,078
Maden katliamlarına karşı Ankara'da Madenci Anıtı önünde toplandık. Başta iktidar olmak üzere tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Açıklamamızın tamamı: Soma’da meydana gelen göçükte 5 işçinin hayatını kaybetmesinin ardından, dün de Zonguldak’ta ruhsatsız olarak çalıştırılan bir maden ocağında 1 işçi hayatını kaybetti. İktidar ve patronlar tarafından “kaza”, “fıtrat” olarak adlandırılan bu ölümler açıkça cinayettir. Emekçiler gün geçtikçe daha zor koşullarda, daha düşük ücretlerle çalışırken bu düzende paylarına daha fazla açlık, daha fazla yoksulluk ve daha fazla ölüm düşmektedir. Soma’da meydana gelen göçükte bir kez daha görüldüğü üzere, patronlar gücünü iktidardan alıyor. Maden ocağını işleten İmbat Madencilik şirketinde daha önce de iş cinayetleri yaşanmasına rağmen madencilik faaliyetlerine devam edilmiş, bununla da yetinilmeyerek kamu kaynaklarından yararlanılarak 2,5 milyar TL’lik avantaj sağlanmıştır. Şirket hakkında zamanında verilen gensorular ise iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiştir. Soma’da 301 madencinin katledildiği facianın ardından dahi gerekli önlemleri almayan, işçilerin ağır ve güvencesiz koşullarda çalışmasına göz yuman, patronları her koşulda koruyan ve ülkemizin kaynaklarını yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çeken AKP iktidarı, bu ölümlerin birinci derecede sorumlusudur. Yıllardır ülkemiz kaynaklarının talan edilmesinin önünü açan, her fırsatta işçi grevlerini yasaklayan, işçileri örgütsüzlüğe iten, patronların kuralsızca hareket etmesine imkân sağlayan iktidar, ülkedeki her şeyin olduğu gibi işçi ölümlerinin de sorumlusudur. İngiliz Mehmet eliyle işçilerin kazanılmış tüm haklarına saldıran, emekçileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm ederken borsa manipülasyonlarıyla bakanlarını ve aile yakınlarını zengin eden iktidar, emekçilerin yoksullaşmasının sorumlusudur. Başta iktidar olmak üzere tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
1
79
7
137
4,445
Devrim Partisi Genel Başkanı Erçin Fırat: "Bu yüzden bu sorunu çözmüyorlar çünkü bunlar için emekçi, halk sadece bir sayıdan ibaret. O ölmüş, kalmış, çocuğu ağlamış, evdeki eşi ağlamış, parası kalmamış bunların umrunda değil. Umurlarında olan tek şey, fonlardan götürdükleri paralar. Bunların umrunda olan tek şey zenginliklerine zenginlik katmak. Bunlar ne yaptılar? Cenaze evine girip, Soma’ya girip arkadaşlarını anan, hakkını arayan işçiyi tekmelediler."
53
73
1,294
Dün Soma'da meydana gelen göçükte 5 işçi hayatını kaybetti. Bugün ise Zonguldak'ta ruhsatsız maden ocağında gerçekleşen göçükte 1 işçi daha hayatını kaybetti. Patronlar daha fazla kâr elde etsin diye bedeli işçiler güvencesizlik, sefalet ve ölümle ödüyor. Maden göçüklerini “kader”, işçi ölümlerini “fıtrat” olarak açıklayanlar, bu ölümlerin gerçek sorumlularını ve kendi sorumluluklarını gizlemeye çalışıyor. Tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 3 Ekim Cumartesi 19.00 Ankara Madenci Anıtı
55
6
84
2,917
Manisa’nın Soma ilçesinde, İmbat Madencilik tarafından işletilen madende meydana gelen göçükte hayatını kaybeden işçilerin sayısı 5’e yükseldi. Patronlar daha fazla kâr elde etsin diye bedeli işçiler güvencesizlik, sefalet ve ölümle ödüyor. Maden göçüklerini “kader”, işçi ölümlerini “fıtrat” olarak açıklayanlar, bu ölümlerin gerçek sorumlularını ve kendi sorumluluklarını gizlemeye çalışıyor. Tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
49
76
1,484
Gösterisinin içeriği gerekçe gösterilerek 88 gündür hukuksuzca içeride tutulan Deniz Göktaş ile ilgili ilk duruşma bugün görüldü ve Göktaş tahliye edildi. Yurttaşları yoksulluğa ve karanlığa mahkum edenler, elde avuçta kalana da fon vurgunlarıyla çöküyorlar. Karanlığı ve soygunu görünür kılan ve halkın öfkesini taşıyan her sesi ise yargı sopasıyla susturmak istiyorlar. Ancak, kaçınılmaz olanı engelleyemeyecekler. AKP iktidarı mutlaka yıkılacak, halka karşı suç işleyenler mutlaka hesap verecek.
50
4
97
3,971
Ankara'da “Geçinemiyoruz” diyerek bir araya gelen emeklilerin eyleminde bir yurttaş canına kıydı. İngiliz Mehmet'in mali sermayeyi önceleyen kemer sıkma politikasıyla zenginler vurgunculukla daha da zenginleşmekte, milyonlarca yurttaş ise yoksullaşmakta ve çaresizliğe sürüklenmektedir. Bu bir cinayettir. Yurttaşımızın katili, emek düşmanı karşı-devrim iktidarıdır. Yaşamına son veren yurttaşımızın sevenlerinin ve tüm halkımızın başı sağ olsun. Can alan sefalet politikalarına karşı mücadeleyi büyüteceğiz. Halkımızı, bizi soyanlardan ve onların temsilcisi karşı-devrim iktidarından birlikte hesap sormaya çağırıyoruz.
56
1
88
2,010
Devrim Dergisi'nin 15. sayısı çıktı. "Emperyalizmin Krizi ve UIusal Sorun" dosya konulu yeni sayımızı Devrim Partisi bürolarından ve internet üzerinden edinebilirsiniz. shopier.com/50713037
39
1
61
2,165
12 Eylül darbesi işçi sınıfına, halkımıza ve devrimcilere karşı gerçekleştirildi. Amerikancı ve karşı-devrimci darbe sayesinde yıllardır ülkemizi talan eden gerici, işbirlikçi, halk düşmanı AKP iktidarına giden sürecin zemini oluşturuldu. 12 Eylül zihniyetine ve karşı-devrimin devamı olan AKP iktidarına karşı mücadeleyi sürdüreceğiz. #12Eylül
33
1
54
1,341
Ülkemizin bağımsızlık mücadelesini sosyalizmle taçlandırmak için Mustafa Suphi ve arkadaşlarının önderliğinde yola çıkan Türkiye Komünist Partisi 106 yaşında. Suphilerin, Nazımların, Denizlerin yolunda devrim ve sosyalizm mücadelesi sürüyor.
47
2
73
2,055
Anadolu’nun emperyalist güçlerce işgali 104 yıl önce bugün son buldu. Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaşmasının yıl dönümünde başta bağımsızlık mücadelesinin lideri Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere yurdunun bağımsızlığı için canını ortaya koyan kahraman halkımızı selamlıyoruz. Ancak 104 yıl sonra bugün zafere yeniden ihtiyaç duyuyoruz. Ülkemiz bir kez daha esaret altında. Emperyalistlere, gericilere ve tüm sömürücülere karşı yeni zaferler için yurttaşlarımızı mücadeleye davet ediyoruz. devrim.tr/katil
42
4
93
4,181