Arkadaşlar biz önceden gelenler kendi kültürümüzü öğrenememişiz ama bu sonradan gelen ne olduğu belirsiz öğretecekmiş, hep beraber fıkraya gülelim😂 sonradan gelenlerin de Hollanda köle sisteminde çalışıp adam olduklarını sanmaları da ayrı bir gülünç noktası, git önce dil öğren
Replying to @LinLalinx
Önceden gelenler kendi kültürlerini bile öğrenemedikleri için iş sonradan gelenlere düştü. Hem sizi eğiteceğiz hem onları..😉
Sonradan Hollanda’ya gitmiş, öğretmeye kalktığı şey yeme kültürü…
Çok ilginç
Hollanda’da okul çıkışı çocuklar arasında randevulaşmak çok meşhur. Bugün kızım bir arkadaşıyla randevulaştı..yeni okulu olduğu için kızı hiç tanımıyorum ve o yüzden bizim evde buluşmalarını istedim. Hollandalılar ikram cimriliğiyle meşhurlar. Evlerine gittiğinizde kahve yanında sadece bir tane kurabiye ikram ettikleri için de bizim için her zaman alay konusu olurlar. Kızım ve arkadaşına bugün tatlısından tuzlusuna, içeceğinden meyvesine kadar bir sürü şey hazırladım. Kız; anneni çok sevdim diye diye evden ayrıldı. Böyle böyle yeme ve yedirme kültürünü öğreteceğiz onlara..😂
Kaşe imza
Oğlak kadınının yanında büyümek istemeyen adamın işi zor. Çünkü bu kadın kendisi için de sevdiği insan için de daha iyisini ister. Bahanelere değil, yapılanlara bakar. Bugün elinde hiçbir şey olmayan birine de gönül verebilir. Yeter ki o insanın yarına dair bir gayreti olsun. Oğlak kadını yokluğa dayanır ama sorumsuzluğa tahammül etmez.
Bu Türk erkekleri neden böyle anlamıyorum. Belçikalı erkeklerin hepsi 30’undan önce evleniyor yani bu kızlar için de geçerli, evlenemeyene sorunlu olarak bakılıyor. Gayri meşru ilişkilere ulaşmak çok daha kolay ama tercih edilmiyor. Acaba Türkiye’de yasak olduğu için mi cazip?
İsim vermeyeceğim ama tanıyan tanır, aile ve maddi olarak zenginliğe ulaşmış bir abime sırrı sordum ve verdiği cevap inanılmazdı. Dedi ki: dua ederek eldi ettiklerini, günah işleyerek harcama.
Bir an durdum düşündüm ve ne kadar güzel bir söz. Günümüzde başarıya ulaşan kişilerin
NdlN retweeted
eski twitter timeline'ını özlemek... algoritmanın seni manipüle etmediği, herkesin kronolojik sırayla saçmaladığı, mavi tikin para ile satılmadığı ve ana sayfanın nefret söylemiyle değil mizahla aktığı o altın çağ. sosyal medyanın son gerçek mahalle ortamıydı be
Arkadaşlar bu iş ne güzellik, ne parmak şıtlatmak, ne para, ne pul. Babannem’in dediği gibi ille de sitare ille de sitare
Bugün ortaokulda Flamanca edebiyat dersimize giren öğretmenimin vefat ettiğini öğrendim.
Bize öğrettikleri yalnızca edebiyattan ibaret değildi; hayata dair de çok güzel izler bıraktı. Uzaklarda, kendi hayatını mutlu bir şekilde yaşadığını bilmek bile içime huzur verirdi.
Şimdi artık bu dünyada olmadığını bilmekse içimde tarifsiz bir keder bıraktı. İnsan bazı insanları neden unutamadığını yıllar sonra bile anlayabiliyor. Bıraktığı intiba öyle derin, öyle özel ki… Nadir rastlanan, insanda iz bırakmayı bilen bir kişilikti.
Ciddi anlamda libidosu yüksek, gerektiğinde çocuk ruhlu, gerektiğinde tam bir TÜRK, her zaman zorluğu beraber aşacağımız asla kaçıp gitmeyen sahiplenen bir beyefendi bulsam zaten ben evlenirim. Ne dert oldu millete ya :)
🩷🩷🩷🩷
Kız demek ki sevmemiş, benim tanıdığım Belçika’yı bıraktı da Şırnak’ta görevde olan eşinin yanına gitti. Hiç mi Belçikayı özlemiyorsun diyoruz, yok diyor, niye diyoruz neyini özleyim oradaki anılarımda kocam yok ki diyor, Şırnak’ta var diyor.
Erkekler 2’ye ayrılıyor; belirli yaşa kadar dayak yiyenler bir de yemeyenler. Mümkünse ilk gruptakini tercih edin, zaten yemeyen kendini anında belli ediyor.
Yazık 45 yaşında evlenememiş sanıyordum, 24 yaşında çocukmuş.
Kardeşim git önce çalış, bir elin para görsün ailene bakacak duruma gel sonra evlenirsin, daha bezini yeni atan da evlenemedim diye ağlamasın 😅











