
News influencer. @GalatasaraySK üyesi.
Florence, Tuscany
Joined September 2009
- Tweets14.5K
- Following2.3K
- Followers10.3K
- Likes124K
Pinned Tweet
En acayip şeyler benim başıma gelecek en anlatılası hikâyeleri ben yaşayacakmışım gibi geliyor. Sonra kendimi evde Netflix izlerken buluyorum.
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Oğlan okuldan geldi.
Oğlum fenerlilerle dalga geçtiniz mi diyorum?
Hayır diyor 😅
Neden dedim?
Anne fenerli yok ki diyor afsafaafafaf
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Kendi korkaklıklarının ve sinikliklerinin yegane hayat tercihi olmasını uman ve umdukça da bunun tesisine hizmet eden; AKP'ye de kişiliklerinin mazereti olduğu için minnettarlık duyan devasa bir grup var Türkiye'de.
İmamoğlu'nun umut vermesi, bir yerel seçim zaferi, AKP'ye muhalefet yapan insanlar falan bunları çok sinirlendiriyor.
Biz demiştik demek için en hırçın AKP'liyi bile mahçup edecek bir çiğlikte bekliyorlar.
Bu çok genis bir grup. Gülencisinden, Kanzisine, Fraksiyoncusundan, Butlancısına, Devlet Aklıcısından avantacısına İktidara zihnen biat etmiş her kesimden insanlar...
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
lille taraftarı eylemcilere tepki gösterip "yağmacılara karşı, esnafımızın yanındayız" pankartı açtı. galatasaray'dan 4 yiyip evlerine döndüler.
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Cumhurbaşkanını aşağılamak dini aşağılamaktan daha büyük suçmuş.
🔴#SONDAKİKA | Komedyen Deniz Göktaş hakkında görülen davada açılanan karar:
• Dini değerleri aşağılama suçundan 7 ay 15 gün,
• Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
• Mahkeme, bu hükümlerle birlikte Deniz Göktaş’ın tahliyesine karar verdi.
Cumhurbaşkanını aşağılamak dini aşağılamaktan daha büyük suçmuş.
🔴#SONDAKİKA | Komedyen Deniz Göktaş hakkında görülen davada açılanan karar:
• Dini değerleri aşağılama suçundan 7 ay 15 gün,
• Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
• Mahkeme, bu hükümlerle birlikte Deniz Göktaş’ın tahliyesine karar verdi.
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Türkiye'da kamusal/açık alanlarda içki içmeyi yasaklayan herhangi bir kanun yoktur. Kabahatler Kanunu'na göre içki içmek değil "sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde davranmak" suçtur. 2023'te İstanbul Valiliği'nin genelgeyle getirdiği yasak da Bögle İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Özgür Özel’e “İmamoğlu’nu bırak” diyenler: Erdoğan, Bahçeli, Öcalan, Kılıçdaroğlu.
Öcalan, Özgür Özel’e seslendi: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer”
“Biz AKP’lilerle değil, devletle demokratik hukuk çözümünü tartışıyoruz. ‘Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için hele sizin için son şanstır’ demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
"Ekrem'den kopalım kardeşim" diyen insanların varlığı ana muhalefet partisinin bu kafa yapısıyla neden uzun yıllardır iktidar olamadığını çok güzel kanıtlıyor.
Mehmet Sevigen:
"Özgür Özel'in yakın çevresinde, 'Ekrem'den kopalım kardeşim. Ne gelirse başımıza Ekrem Bey yüzünden geldi. Partiden ayrılmamız bile Ekrem Bey yüzünden olmuştur' diyen bir grup var.
Ekrem Bey'in etrafında da 'Bu Veli Ağbaba'yla olmaz, bu Mahir'le olmaz. Bunları uzaklaştırırsanız Özgür...' diyen bir grup var.
Ama maalesef iki taraf da birbirinden kopamıyor. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz, seçim dönemi bu açmaz daha da çok büyüyecek." (CNNTÜRK)
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Aşiyan... Sadece bir ev değil.
Dönemin boğucu politik ikliminden ve istibdattan bunalan Tevfik Fikret, planlarını bizzat kendi çizdiği bu evi bir kaçış, bir kurtuluş alanı olarak inşa etti. Ancak bu eşsiz yapı, zamanla sadece bir şairin sığınağı olmaktan çıktı; “Fikri hür, irfanı hür” bir neslin, yani Türk aydınlanmasının doğduğu yuva haline geldi.
İBB Miras olarak, her bir detayında Fikret’in ruhunu ve özgür düşüncesini barındıran bu tarihi yapıyı restore ediyoruz. Sadece taşını toprağını değil; Cumhuriyet’e ilham veren o aydınlık ruhu geleceğe taşıyoruz. 🌿🏛️
#İBBMiras #Aşiyan #TevfikFikret #KültürelMiras #İstanbul
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: youtu.be/ksaVzHyClto?is=sNKP…
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Herkes Almanların ne yaptığını anlamaya çalışıyor. Yıllarca Alman tarihi ve düşüncesi çalışmış, Almanya'da yaşamış, Alman toplumun içine girmiş biri olarak, size anladığım kadarıyla Alman toplumunu kısaca anlatayım - ki atıp tutmadan önce meseleyi kavrayın.
Öncelikle, bizim bugün tereddütsüz Batı olarak tanımladığımız Almanların tarihleri boyunca Batı ile verdikleri derin bir mücadele var. Bu mücadeleyi biraz deşerseniz, tüm kabullerinizin yıkıldığı, "bizle" ve başka birçok ulus ile temel benzerlikleri olan, Global Tarih denilen alana girersiniz. Girelim. Şaşırın.
Bu mücadelenin kökeni, on sekizinci yüzyıl ortalarına, henüz birleşmemiş, küçük prensliklere bölünmüş, siyasi gücü olmayan ama kültürel olarak son derece ciddi bir Almanya'ya uzanıyor.
O dönem ilginç bir durum var. Alman entelektüel orta sınıfı, yani Bildungsbürgertum, üniversite görmüş, felsefeyle ve sanatla derinlemesine ilgilenen, AMA iktidardan tamamen dışlanmış bir kesim. Gücü elinde tutan saraylar ve aristokrasi Fransızca konuşuyor, Fransız adabını benimsiyor, kendi Almanca konuşan halklarına bir tür şefkatli küçümsemeyle bakıyordu. Prusya kralı Büyük Friedrich felsefi eserlerini Fransızca yazıyor, Alman edebiyatını ciddiye alınmaya değmez buluyordu. Küçük prenslikler bütçeleri elverdiğince Versay'ı taklit ediyordu. Nietzsche'nin Almanları aşağıladığı ünlü metinleri hatırlayın.
İşte tam burada muazzam bir tersine çevirme yaşanıyor. Lessing, Herder, genç Goethe, Sturm und Drang yazarları; bu dışlanmış Alman aydınları hiyerarşiyi alaşağı ediyorlar. Fransızca konuşan sarayların "Zivilisation" dediği şeyi, yani adabın inceliğini, nezaketin cilasını, saray hayatının pürüzsüz yüzeyini, yüzeysellik olarak tanımladılar. İçi boş bir gösteriş, görünüşlerin parlatılması. Buna karşı "Kultur"u koydular: ruhun sahici başarıları, düşüncenin iç hayatı, sanat, felsefe, müzik, ahlaki ciddiyet. BİLHASSA DA CİDDİYET. Yani derinliğin kültürünü, yüzeyin kültürüne karşı koydular. Çok benzer meseleler biz dahil dünyanın çok yerinde yaşandı ve yaşanıyor.
Bu ayrımın özünde bir sınıf kavgası var, dersek herhalde abartmış olmayız. Dışlanmış Alman burjuva aydınının, kendi Fransızca konuşan aristokrasisinden intikamı. Ve en üstün ilan ettiği değerler, tam da kendisinin sahip olabileceği, saray mensubunun ise sahip olamayacağı şeyler: öğrenme, içsellik, felsefi derinlik, yaratıcı deha. Zivilisiert olmak bir Fransız yemeğinde nasıl davranılacağını bilmekti; Kultur'a sahip olmak ise Kant okumuş, Bach dinlemiş, varoluşun en derin sorularıyla boğuşmuş olmaktı. Ve bu da CİDDİ bir uğraştı.
Asıl çarpıcı olan şu gibime geliyor: bu ayrım sadece bir kültürel kavga olarak kalmadı, Alman düşüncesinin bütün mimarisine sızdı. Yüzeyin altında daha gerçek bir derinliğin gizlendiği fikri; Kant'ın görüngü ile kendinde-şey ayrımından Hegel'in tarihin ardında işleyen Tin'ine, Marx'ın altyapısından Nietzsche'nin Dionysos'una, Freud'un bilinçdışına kadar uzanan o devasa gelenek, aslında Prusyalı aydınların prenslerinin Fransız sarayına duyduğu o ilk öfkenin felsefi olarak işlenmiş hali. İçsellik, metafizik, tüm bunların bir rastgelelik eseri olamayacağo fikri ve bunun uğraşı, Almanya'nın alametifarikası oldu. Detayına girmeyelim ama yaşamış en büyük batı kritiklerinde Heidegger'in bir Alman olması da tesadüf değil, bilakis bu tarihin bir parçasıdır.
Şimdi buradan meseleye dönersek. Bu tarihsel alaşağı-ediş Almanların kimliklerinin bir parçası haline gelmiş bir "kuralcılık" yarattı - zira ancak etikle harman olmuş bir kuralcılıkla (yani Kultur, yani metafizik) ile aidiyetliklerini stabilize edebildiler. Başka bir deyişle, geçmişte aristokrasi karşısında yaşadıkları yetersizlik ile mücadele edebilmek için bir iddialarının olması gerekiyordu; onlardan daha iyi, daha dürüst, daha ciddi. Hep bir "daha"lık, hep bir ciddiyet...
Bu tarihi anlayamazsan, yani hayatı boyunca hiçbir iddian olmadan, gelişigüzel yaşamışsan, CV'den başka bir derdin kalmamışsa, Almanlara bakınca görebildiğin ancak ucuz bir "show"dur, çünkü o adamların verdiğin o mücadeleyi hissedemezsin. O meselenin alt yapısını kavrayamazsın -- ki bunu kavrayamayacak olmanın trajedisinin de, emin olun, Almanca da binbir türlü analizi var.
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Anayasal demokratik hukuk devleti fikri iflas etmedi.
İflas etmediği için bunu savunanlar hukuka aykırı mahkeme kararlarıyla, copla, sert güçle karşılaşıyor.
Rüzgara set çekmeye çalışanların başka çaresi yok.
‘Sert gücün’ analiz büyüsüne kapılmamak lazım.
Olması gerekeni terk etmemek lazım.
Olması gereken boş bir idealizm değil.
Öyle yada böyle ulaşacağımız yer orası.
Tarihin doğru sayfasında doğru zamanda olabilirsek ne mutlu bize
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
*Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.*
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
*Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.*
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! *Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!*
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, *baskın seçim hazırlıklarının*, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla *korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.*
*Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.*
*Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.*
*Büyük milletim!*
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen *Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:*
*İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.*
*AYAĞA KALKIN!*
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
*Aziz milletim!*
*Korkmayacağız!*
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
*Siyasi parti liderleri,*
*Mesele CHP meselesi değildir!*
*Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!*
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
*Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!*
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. *Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!*
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
*Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!*
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
*Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!*
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Mustafa Kuleli ⎖ retweeted
Overruling the democratic choice by CHP delegates at the 2023 party congress is an attack on political pluralism.
We stand in solidarity with the elected CHP leadership & those defending democracy, rule of law and political freedom in Türkiye 🇹🇷
Europe cannot stay silent!
🤖 Made with AI
























