Uğur Adsız retweeted
Berlin ve çevresindeki dostların ilgisine;
14 Kasım'da (2026) "Önasya ve Mezopotamya'dan Motifler" sergimin açılışı var. Sergi 2027 Şubat'a kadar açık olacak..
Yılmaz abi bir övüyorsun bir dövüyorsun
Saygıdeğer dostum, abim, Türkiye’nin evrensel sesi-yazarı Zülfü Livaneli, Diyarbakır davetimi kırmayıp, üstelik “ ben Diyarbakır’a zaten gitmek istiyordum,” diyerek Diyarbakır’da bir etkinlik önerimize iştirak edip bizi onurlandıracak. Hem Diyarbakır’a bu sempatisi hem de hatırımı kırmayan bu zarif tutumundan dolayı kendisine buradan da sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bir zamanlar Aziz Nesin hocamı Diyarbakır’da konuk etmekten büyük onur duymuştum. 1995 yılından itibaren haberleştiğim, görüştüğüm, sık sık uzun telefon sohbetleri yaptığım Yaşar Kemal hocamın ya zamanı ya sağlığı uygun olmadığından onu Diyarbakır’a konuk edebilmek kısmet olmamıştı. Şimdiyse Yaşar Kemal’in 40 yıllık haldaşı Zülfü Livaneli’yi Diyarbakır’a konuk etmek, kendisini adeta Yaşar Kemal hocamla birlikte konuk edeceğimiz duygusunu yaşatıyor bizlere. Saygıdeğer Zülfü Livaneli‘nin 19 Eylül’de Türk Diş Hekimleri Birliği’nin 28. Uluslararası Diş hekimliği kongresi günleri kapsamında lütfedip geleceği Diyarbakır’da hem şehir gezisinde hem Dicle Üniversitesi konferans salonunda katılacağı panelde kendisine refakat edecek, o programı moderatörlüğünü de yapacağım. Onun Diyarbakır’a memnun gelip, huzurla kalıp, hoşnut dönmesinin öncelikle ilk kefiliyim. Diyarbakır’a davet önerimi karşılıksız, kayıtsız koşulsuz kabullenen yaşayan efsane Zülfü Livaneli abime öncelikle kendi adıma, sonra Diyarbakır’da bu panele katılım sağlayacaklar ve memleketim adına bir de bu organizasyonu sağlayacak Diyarbakır Diş Hekimleri Odası adına sonsuz teşekkürlerimi, saygılarımı sunuyorum. 19 Eylül’de Diyarbakır’da buluşmak üzere… #diyarbakır #zülfülivaneli #türkdişhekimleribirliği @LivaneliZulfu @DiyarDHO_
Uğur Adsız retweeted
Zülfü Livaneli‘nin Diyarbakır’a 2025’te bir etkinlik için ilk kez gelişine, ayrıca 26 Ekim 2026’da Tigris Senfoni Orkestrası’nın şarkılarını okuyacağı konser için ikinci kez gelişine de ben aracılık ettim. İkisini de kendisine öneren ve bir anlamda bu iki organizasyonun doğru bir güzergahta gerçekleşmesini sağlayan, aracılık eden benim.
Sn. Livaneli de her iki organizasyon için hiçbir ücret talep etmeden, hatırımı-zı kırmayıp Diyarbakıra ikinci kez geldi. Elbette başta ben Diyarbakır‘la birlikte kendisini baş tacı etmekte, saygıda bir kusur etmedik…
Örneğin, geçmişte Aziz Nesin’i sağlığında ilk kez geldiği Diyarbakır’a davet ve misafir etmiştim. O sert sıkıyönetim yılları Diyarbakır’da yaptığım kültür sanat organizasyonlarında pek çok aydının, yazarın bir dönem Diyarbakır’a gelmesine aracılık etmiştim. İstemiştim ki gelip bu medeniyetler şehrini, tarihi ve kültürünü görsünler, insanları ve yazgılarını dinlesinler, Kürtler hakkında izlenimler edinsinler, varsa önyargılarını yensinler. İzlenimleri sonra belki yazılarına yansıyacak, belki döndükleri metropol şehirlerinde panel ve söyleşilerde Türkiye kamuoyuna aktaracaklardır.
Aziz Nesin hocam, Diyarbakır’da dostlarımla kendisine ayrıntılı aktardığımız Diyarbakır askeri cezaevi gerçeğini gittiği pek çok yerde defaatle vurguladı ve Diyarbakır’dan ayrıldıktan bir yıl sonra “Bulgaristan’da Türkler, Türkiye’de Kürtler” adlı kitap da yayınladı. İzlenimlerinin yansımalarını yıllar içinde gözlemledim. Yeşilyurt‘ta köylülere dışkı yedirilmesini bile basın ve kamuoyuyla paylaştı.
Ancak Sn. Zülfü Livaneli, Aziz Nesin’in Diyarbakır’a gelişi gibi peşimizde sekiz on polisle karşılanmadı, etkinliğinde ensesine beş polis de yoktu; hiçbir sıkıntı ve engel yaşamadı. Buna rağmen Aziz hocama kıyasla Diyarbakır’a hayli tedirgin geldi. Mesela belediyeyi, sn. Serra Bucak’ı iziyaret etmemiz önerimi hayli tereddüt edip düşündükten sonra şehre gelişimizin ikinci gününde son anda kabul etti. Kanımca böyle bir çekinceye hiç gerek yoktu…
Daha düne kadar yanında Tuğrul Türkeş‘le Mardin’de çevik kuvvet denetleyen, çok iyi tanıdığım ve geçmişte uzun yıllar yakın dostluğum olan -fakat şimdilerde devletin besleme Kürdü-Orhan Miroğlu gibi bir nefret diliyle Zülfü Livaneli üzerinden popülizm yapmak niyetinde değilim. Nezdimde Orhan, @OrhanMiroglu durduğu yer ve kendi varlığına referans kıldığı adreste ondan daha hesapsız, temiz ve makul bir yerden konuşmuyor…
Ben Sn. Zülfü Livaneli hakkında Twitter’da gözlemlediğim tartışmalara, ve kendi söylediklerine dair şunları ifade etmekle yetineceğim. Bizi kırmadı, geldi, konuk oldu. Sağ olsun. Ancak:
I-Berlin’e gider, Ege’de bir kasabada belediye başkanından plaket alır, Paris’e gider, tümünü sosyal medya hesaplarınızla paylaşırsınız. İkidir Diyarbakıra konuk olmanıza rağmen ne gideceğinizi ne gittiğinizi bir kez olsun takipçilerinize niçin bir kez fısıldayamadınız? Amedspor atkısı konusunda yoğun tepki almasaydınız Diyarbakıra gittiğinizi eminim yine ifade etmeyecektiniz. Bu başta Diyarbakır adına üzücü bir tutum olmakla birlikte, asıl bu konuda bu denli kaygılı olmanız sizin adınıza oldukça çelişik bir tutum.Zira bir aydının gittiği yerin, yaptığı işin arkasında durması gerektiğine çok inanırım…
II-“Yanımda Amedspor başkanı oturuyordu aniden atkıyı boynuma taktı,”demişsiniz. Amedspor atkısı size aniden takılmadı. Takılacağına dair bilginiz, haberiniz vardı. “Ne var taktıysam?” diye mertçe arkasında duramadınız! Ayıp değil, suç değil; bu hafta ligde Galatasaray’la oynayacak legal, meşru bir takım bu. Bu konuda canhıraş biçimde kendinizi savunma çabanız doğrusu yadırgadık; hiç yakışmadı. Biz dünyanın bütün haklarının kültürel sembollerinin enternasyonal saygısını boynumuza takmış değerlerden geliyoruz oysa.
III-Aziz Nesin hocamın Diyarbakır’a gelişi ve dönüşü ile, sizin geliş ve dönüşünüz arasındaki aydın tutumu ve cüret farkını bize çok net biçimde gösterdiniz. Teşekkür ederiz… @LivaneliZulfu
Uğur Adsız retweeted
Kürt şair Fêrîkê Ûsiv’in evi Ermenistan’daki tek Kürt müzesi
Ermenistan’ın Elegez bölgesindeki Ezidî Kürt köyü Pampa Kurda’da bulunan Kürt şair Fêrîkê Ûsiv’in evi, Ermenistan’daki tek Kürt müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor
20’nci yüzyıl Kurmancî edebiyatının önemli isimlerinden olan Ûsiv, şiirlerinin yanı sıra Goethe, Shakespeare, Puşkin ve Byron gibi dünya edebiyatının önemli isimlerini Kürtçeye kazandırdı
rudaw.net/turkish/feature/23…
Arkadaşlar merhaba.
Babam kalp damar Rahatsızlığı nedeniyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversite hastanesine kaldırıldı.
Üniversite hastanesinde çalışan kimse var mı?
Uğur Adsız retweeted
Tîflîsê de dijiyabû, bi zanîn û rûmeta xwe ronahî dabû dorhêla xwe. Xwedê rehma xwe lê bike, bila cihê wê di nava ronahiyê de be. Ji malbata wê ya hêja re û hemû gelê Êzidî re sersaxî û sebirê dixwazim.
Uğur Adsız retweeted
Yüzündeki çizgiler zorlu bir hayatın izleri olsa da gözler çok güçlü ve ışıklı bakıyor...Kürt kadını her haliyle direnişin sembolüdür...
Uğur Adsız retweeted
Dergimizin 61. sayısı hem basılı, hem de e-dergi olarak çıktı.
Dosya konusu "100. Yılında Ağrı Direnişi"
E-Dergi için:
kurttarihidergisi.com/e-derg…
Uğur Adsız retweeted
Kürtlerde gelinler kocalarını yada aile büyüklerinden herhangi birini çağırırken/seslenirken ismi ile hitap etmez
Kocaları için/ Э yada Äдä
Kaynanalari için/ Xala
Kayınbabalari için/ Mamo
Kocasının büyük abisi için/ Bra
Küçük Kardeşine ismi ile
*Aynı şekilde koca da karısına isminile değil,Э yada A Gız diye seslenir.
Kaynak: Kafkasya Tarihi ve Arkeolojik Bülteni
Yıl: 1925
Yer: Tiflis
Konu: Azerbaycan Kürtleri
Yazar: G. Çursin
Şimdi hayal edilmesi neredeyse imkânsız olan ama 1938 yılında Erivan "Komünist" gazetesinde yer alan haber şöyle:
Bakü'de Pedagog A.A. Konçegulyan ilk Kürt operası olan "Kürt Oğlu ve Sultaniye"yi yazdi.
Şimdi hayal edilmesi neredeyse imkânsız olan ama 1938 yılında Erivan "Komünist" gazetesinde yer alan haber şöyle:
Bakü'de Pedagog A.A. Konçegulyan ilk Kürt operası olan "Kürt Oğlu ve Sultaniye"yi yazdi.
Yazar, uzun yıllar Kürt, Azerbaycan, Arap ve Ermeni folklorunun en zengin örneklerini araştırıp topladi. Yazar operada Kürt, Azeri ve Ermeni halk şarkılarını kullandi.
Şimdi Sayın Konçegulyan libretto metnini Azericeden Ermeniceye çeviriyor.
Бакинский педагог А.А.Кончегюлян написал первую курдскую оперу "Сын курда и Султание". Автор в течение многих лет изучал и собирал богатейший курдский, азербайджанский, арабский и армянский фольклор. Автором в опере использованы народные песни курдов, азербайджанцев и армян.
Сейчас т. Кончегюлян переводит текст либретто с азербайджанского на армянский язык.
1938
Uğur Adsız retweeted
Transkafkasya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ni (1922-1936) oluşturan Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'nın ortaklaşa Tiflis şehrinde düzenlemiş oldukları 1934 yılındaki 1. Transkafkasya Halkları Sanat Olimpiyatları'na katılan Azerbaycan Kürt Folklor Ekibi
Uğur Adsız retweeted
Koma navdar Kurdî ''Sîname'' an jî bi navê ''Mala Şao''
Di vê wêneyê de koma navdar ''Sîname'' an jî bi navê ''Mala Şao'' ya Kurdên Qazaxistanê, ku nêzîkî 45 sal in ku hene, wan di zêdetirî 1500 dawetan de, nêzîkî 600 bûyerên cuda lîstine û ev yeka tevkariyeke mezin a stran û dîlanên gelêrî xezîneyek zêrîn e ji bo gelê Kurd e û ji bilî vê, wan di dawetên Kazak, Rûs, Alman û Yewnanan û hwd huner pêşkêş kirine.
Zurneçî û folklorzanê kurd ê navdar Apê Hesenê Tahar jî carinan di komê de dilîst û govendên gelêrî yên kurdî Koçarî, Kofî, Papûr, Tsepe, Tencera, Genimo, Koçaria Muşê, Xim Ximê, Koçeriya Mûşê, Oy Nar oy Nar û YakNgî-Du Ngî û Sê Ngî û hwd.
Di heman demê de, yek ji organîzatorê damezrandina vê komê Baxîşov MîrÎbragîm Suleymanovîç bû.
Bi heft zimanan stranan dibêjin û folklora gelek miletan dizanin.
Zêdeyî 45 sal in li bajar û gundên Qazaxistanê di Newrozê de stranan pêşkêş dikin.
Di geşbûna çanda Kurdî de keda wan pir giranbuha ye û di navbera gelên vî warî de pireke zêrîn hemdem e.
Ew ji hêla tevahiya malbata bi serokatiya Îsê Şao , ku ji Arifê Şao, Nûradînê Şao, Hamze Şao, Eîvezê Şao, Mûsê Şao, Kemalê Şeo,Eîlazê Bro û Hesenê Ecem pêk dihat û hate afirandin, û bi demê re pêkhata wê dihate guhertin û Celal ,Şeo û biraziyên din û biraziyên din ji beşdarê komê dibûn . Temirov Sûlxadîn ,Alîxanov Îslam u Berfîn Mamêdova jî beşdar dibin
Koma folklorê ji Xîdîrova Esmer, Mamêdova Gulgaz, Baxîşova Gulbahar, Gahar Xîdîrova, Gûlsûm û Gûlmîra Mistê Şao pêk dihat.
Ew zarokên Şaoyê Mehmê Uzbaşiye Hecîyê Mele Omarê Çopoyê Bêşîrê Brone.
Kom li Kaskabulak, Podxoz-Karataû, Djambûl, Jasurken, Grodîkovo, Almaata, Çîmkent, carinan li Rûsya, Azerbaycan û Qirgizîstanê û hwd xebat ê hunerû çandî û gelerî birêva dibir nav gel de.
Rojnameya kurdî Ria Taza li ser wan nivîsîbû; wan di nîvê salên 80-î de li ser televîzyona dewletê ya Qazaxistanê derketin ser dîkê.
Vê komê ji carekê zêdetir xelat û nameyên spasdariyê li Qazaxistanê û Qirgizistanê wergirtiye ku ji bo serokatiya bajarê Karataû û diyaspora kurdî hatibû şandin.
Ew ji gel in û di nav gel de û ji bo gel in.
Em spasiyên xwe yên kûr ji Mamedov Meyîdanalî Heskoyêvîç re pêşkêş dikin ku kesayetiyekî navdar yê Kurdên Kazakistanê ye ku ji rojnameya Rîa Taza re wêneyek û wêneyekî Kaskabulak pêşkêş me kiriye,alîkar bû ji bo amedekariyê vê berhemê.
Cavkanî /Osmanov Ramazan Karîmovîç
Uğur Adsız retweeted
Kizil Kurdistan'nin Qubadlı rayonunun Mahmudlu kəndində dünyaya gelen Azerbaycan Edebiyatı'na adlari altin harfler ile yazan Kürt aile üyeleri
1.Məsud Əlioğlu 1928/1973
2.Əli Vəliyev 1901/1983
3. Afaq Məsud 1967 /
Uğur Adsız retweeted
1913 yılında Rus subay N. V. Terletskiy tarafından Azerbaycan Türkçesi, Rusça ve Kurmanci dillerinde hazırlanan bir "dilmaç".
Kitabin bir kısmı elimde vardi, tamamını kekê @ismett_konak tan temin ettim. Terletskiy bu küçük sözlük çalışmasını Ruslarin Kafkasya'da daha rahat iletişim kurabilmeleri amacıyla hazırlanmış. Daha önce Kavkaz gazetesinde 1881 yılına ait Kiril harfleriyle Kürtçe şiir hakkinda bir yazım vardı, gösteriyorki Ruslar 1850'lerden itibaren Kiril harfleriyle Kürtçe yazmışlar. Mutlaka daha bir çok günyüzüne çıkmamış eser yada yazı var elbet bir hir bulacağız. Tiflise gidip bir çok eser ile dönen değerli dostum Ismet Konak'a sonsuz teşekkürler. Bizi destekleyin tek isteğimiz bu sizden değerli Kürt halkı. Kisa zamanda bu eser ile ilgili bir yazi ele alacağım, ayrica yazarin İran seyahatlerine dair bir eseri daha var henüz ulaşamadım...
Uğur Adsız retweeted
Azerbaycan Sovyetler Kurultayı'ndaki Kızıl Kürdistan delegesi topraksız köylüler.
29. Mart. 1927 Izvestia Gazetesi
Uğur Adsız retweeted
Transkafkasya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ni (1922-1936) oluşturan Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'nın ortaklaşa Tiflis şehrinde düzenlemiş oldukları 1934 yılındaki 1. Transkafkasya Halkları Sanat Olimpiyatları'na katılan Azerbaycan Kürt Folklor Ekibi
Gecenin en önemli paylaşımını buraya bırakıyorum.
Azerbaycan Milli Kütüphane süreli yayınların dijitalleştirilmesi konusunda harika bir iş çıkardı. Bu arşivden Kızıl Kürdistan bölgesi Şuşa doğumlu Hüsnü Hacıyev'in 15 Ekim 1923 tarihli ilginç bir mektubu var:
Gecenin en önemli paylaşımını buraya bırakıyorum.
Azerbaycan Milli Kütüphane süreli yayınların dijitalleştirilmesi konusunda harika bir iş çıkardı. Bu arşivden Kızıl Kürdistan bölgesi Şuşa doğumlu Hüsnü Hacıyev'in 15 Ekim 1923 tarihli ilginç bir mektubu var:
Şu anda Kürdistan Bölgesi'ndeki suçlar tamamen önlendi. Artık küçük hırsızlıklar bile yok. İH'de 4 bölüm örgütlendi: Gubadlı'da Gazyan, Bağırbeyli'de Hekari, Kurdhacı'da Hacışamlı, Kılınçlı'da Koturli.
Eylül ayının sonunda, sınırlandırma - arazi alanlarının belirlenmesi, köy sovyetlerinin birleştirilmesi, işin uygun bir hızda örgütlenmesi konularının değerlendirildiği olağanüstü yürütme komiteleri toplantısı yapıldı.
Binanın onarımı için gerekli malzeme Abdallara ulaştırıldı. Ahşap malzeme kesimi ve üretimine başlandı. Bir ay içerisinde Şuşa'ya teslim edilecek.
Hayvan satışından elde edilen gelirin tamamı binaların onarımında kullanıldı.
Araştırmalara göre Abdallar Köyü Kürdistan'ın merkezi olamaz. Orada yeterli su yok; tek çıkış yolu Şuşa'yı merkez olarak belirlemek veya Abdal'dan daha iyi iklime ve konuma sahip olan Lisogorsk'ta inşaat yapmaktır."
Bu öneri kabul edilirse Şuşa (DQMV topraklarına dahil değildi, ancak cumhuriyete bağlı bir şehirdi) Kürdistan eyaletinin başkenti olabilirdi. Ancak Abdallar merkezde tutulmuş, daha sonra ismi Laçin olarak değiştirilmiştir.

































