Geçen gün Fransız bir erkekle randevum vardı. Beni süzüp “Bir Türk kadınına göre fena değilsin” dedi. E Türk kadını durur mu? Yapıştırır cevabı. “Sen de daha 28 yaşında kelleşen bir erkeğe göre oldukça özgüvenlisin, tebrik ederim” dedim. Masada bir sessizlik oldu ve çocuğun resmen nutku tutuldu. Daha önce hiçbir kadından böyle laf yememiş, belli. Seni atalarından gelen travmalarını çözmen için yalnız bırakacağım diyip gittim, şimdi Thomas düşünsün
Duygusal bir ilişki içinde olmak demek, karmik açıdan acı çekmeyi seçmek demektir. Buna evlilikler de dahil. Karmanızı dünyaya bağlarsınız ve özgürleşmeniz gecikir. Bu durumda ne kendi huzurunu ne sizin huzurunuzu öncelik yapmayan birine yalnız kalmamak için şans verirseniz daha çok acı çekersiniz. Eğer ilahi eril bir erkeğin size tüm hayatını adamasını ve size gelmesini istiyorsanız, tüm enerjinizi ve benliğinizi ilahı olana adamalısınız, içinizdeki ilahi dişili uyandırmalısınız.
Kalbinizin şifalandığının en büyük kanıtı artık kimseye karşı savunacak bir şeyinizin kalmamasıdır. Öyle mi düşünüyorsun? Benim savunacak hiçbir şeyim yok, ben yalnızca huzurumu seçiyorum ve geride bırakıyorum. Artık hiçbir savunmayı omuzlarımda yük diye taşıyamam
Bazı kadınlar, bir erkeğin kendilerini "seçmesini" nasıl sağlayacaklarına dair aylarını harcarlar. Gereğinden fazla verirler, düşük çabaya müsamaha gösterirler ve erkek ödülmüş gibi karşılıksız bir şekilde ona “sevgili enerjisi" sunarlar. Ancak değerini keşfetmiş kadınlar seçilmeyi beklemezler. Seçimi kadının yaptığını bilirler. Ve bir erkek, sizin saygınızı kazanmadığını hissettiği an, zaten elendiğini anlar. Erkekler kendilerine hazır sunulan şeylere değer vermezler; hak etmek zorunda oldukları şeylere değer verirler. Saygısızlıkla pazarlık etmeyi bırakıp çekip gitmeye gerçekten hazır olduğunuzu gösterdiğinizde, bunu bir tepki almak için yapmazsınız. Sizin zamanınız, onun ucuz davranışları için fazlasıyla değerlidir. İşte çoğu kadının dinamiğin kontrolünü kaybettiği yer burasıdır.
Tartışmada nasıl sınır koyacaklarını bilmezler, enerjilerini ne zaman geri çekeceklerini bilmezler ve erkeği kaybetmekten korktukları için en düşük çabayla ilişkiyi idare etmesine izin verirler. Ortalamanın altındaki erkeklerin zamanınızı boşa harcamasına izin vermeye devam edebilirsiniz ya da bu ilişki oyununun kurallarında uzmanlaşabilirsiniz. Stratejik İlişkiler Kılavuzu adlı PDF kitabım için link bio’da
Cici kız sendromlu ya da kalbinde naif olan bir kadın karşısına çıkan özgüvensiz erkekler kendi pisliklerini kadına yansıtacaktır. Çünkü kadının sevgi dili ve özgünlüğü, erkeğin kendi içinde kabul edemediği her şeyi ortaya çıkarır.
Sağlayıcılık yapamayan erkeklerin dilinden düşmeyen cümleler 📣
1. “Her şey para değil.” Bilmiyoruz sanki, senin %1’in bile para değil.
2. “Sakin bir hayat istiyorum” O zaman %1000 zengin olman lazım.
3. "Geleneksel rollere inanmıyorum."
Sağlayıcılığı tehdit olarak algılıyor.
4. "Bakımı kolay, doğal ve az masraflı bir kadın istiyorum." Standartlarını düşük tutan ve ondan bir şey beklemeyen kadın istiyor.
5. "İlişki 50/50 olmalı." Liderliği değil, finansı kastediyor.
6. "Çok fazla maddesel şeylere odaklanmışsın." Standartlarınız yüzünden erişim alamıyor ve suçlu hissettirmeye çalışıyor.
7. "Maddeye değil, maneviyata yatırım yapmayı tercih ederim." Sorumluluktan kaçıyor.
8. "Bana ihtiyaç duyan bir kadın istemiyorum." İhtiyaç duyulmak istemez çünkü sorumluluğunuzu üstlenemez.
9. "Paranın erkekliği tanımladığını düşünmüyorum." Geçim sağlayan erkeklerin bunu tartışmaya ihtiyacı yoktur.
10. "İyi para kazanıyorsun, o yüzden sana farklı davranıyorum" Başarınız sağlayıcılık yapmamasına mazeret haline geliyor.
11. "Seni sonra şımartacağım." Boş vaatlerle oyalıyor.
12. "Masaya ne getiriyorsun?" Aslında eksik olduğu bir şeyi sizin getirmenize ihtiyaç duyuyor.
Kırmızı bayrakları fark etmek sadece bir başlangıçtır. Gerçekten cömert bir erkekle nasıl ilişki kuracağınızı ve inşa edeceğinizi bilmek her şeyi değiştirir.
Bir erkeğin kadına verebileceği en büyük hediye pahalı bir yüzük değil, onu doğru sevebilmek için kendisini şifalandırmasıdır, kadının sevgisini taşıyabilecek kapasiteye erişmektir. Kadının en güvenli sığınağı olabilmek için kendi gölgeleriyle ve egosuyla savaşmasıdır. Kadına yalancılardan, aldatan insanlardan, onu kullanmaya çalışanlardan ve istismarcılardan kendini korumak için taktığı maskeleri çıkarabileceği bir alanı sunmayı öğrenmektir. Çünkü asıl marifet bir kadının finansal sağlayıcısı olmak değildir, kadının o erkeğin yanında kendisini korunmak zorunda olmamasıdır.
Zihniniz kaçmak isterken kalbiniz tutunuyorsa, bu durum gerçeğin ne olduğunu mutlak bir kesinlikle bilmemenizden kaynaklanır. Doğru olduğuna inanmak istediğiniz bir şeye çok fazla zaman harcadığınızda, olayları aşırı düşünmeye başlarsınız. Sonunda, en bariz şey bile saçma bir hâle bürünür ve bu durum daha basit bir cevaba inanmamızı engeller. Zamanla, mantıklı olanı takip etmek iyileşmeye giden en hızlı yol olacakken, incinmekten korunmak için kendi yalanlarınıza ve fantezilerinize inanırsınız.
İtalya'da yaşayan bir Pakistanlı adamın, ulusal televizyona çıkarak Müslüman erkeklerin çok küçük yaşta kızlarla evlenmesini savunduğu iddia edildi. Ertesi gün Başbakan Giorgia Meloni'nin, adamın sınır dışı edilmesini istediği bildirildi. Başbakanın bu kararını destekliyor musunuz? Evet mi, hayır mı?
Aşk için acı çekmek zorunda değilsiniz. Bu tarz bir dinamiğin içine sıkıştıysanız kendinizi seçmeyi öğreniyorsunuz demektir. İlahi dişil enerji, eril enerjiyle topraklanmak ve köklenmek ister ki dünyaya ışığını yayarken ve astral seviyede çalışırken üçüncü boyutta yaşanan hayatta kalma yükünü geride bırakabilsin. İlahi eril enerji ise maddenin ötesine geçmek için ilahi dişile ihtiyaç duyar. Yüksek frekansları arzular, kadının şefkatini, kalbinin derinliğini merak eder. Dişilin onu yükseltebileceği o frekansı arar. Bir dişil enerji olarak sizi topraklamayan ve üçüncü boyutta bu anlaşmaya evet demeyen ve size bir şey vererek bu süreci başlatmayan bir erkeğe o yüksek frekansınızı verirseniz yalnızca kanatlarınızı kıracaktır. Çünkü topraklanabileceğiniz bir alan olmadan kendi frekansınızdan onun beslenmesine izin vermiş olacaksınız ve bu tarz bir eril ışığınızı kendi kaotik döngüleri için kullanacaktır ve her fırsatta size ihanet edecektir.
Dişiller kalbinizi uyandırın, sadece kendinize ve misyonunuza odaklanın. Gerektiğinde yaşadığınız o ayrılıklara güvenin. Hayat ve İlahi olan sizi daima koruyor, ilişkilerde yaptığınız seçimlerle ilahın sizi korumasına daha fazla alan verin. Sizi kıran dinamikleri beslemekten vazgeçin. Size üçüncü boyutta liderlik edemeyen erkekler için kendinizi illüzyonlara inandırmayın. İlahi olana ve misyonunuza geri dönün. İlahın içinizden geçebileceği kadar bomboş olun ve bırakın doğuştan gelen hakkınız olan o ışıkla doldursun sizi. Aradığınız sevgi o erkekte değil, kendinizde.
Narsistler: “Hayatını mahvetmiş olabilriim ama sana o kadar hediye aldım, faturalarını ve kiranı ödedim. Hala bu saçmalıklarına devam edecek misin?”
Narsistler kontrolü şefkatle, manipule etmek için orada kalmayı sadakatle karıştırıyorlar. Sizi verdikleri maddi şeyleri sevgi zannediyorlar. Ruhunuzu kırdıktan sonra o yaranın üzerine para yapıştırıyorlar ve minnettar olmanızı bekliyorlar.
Bir kadını hayal kırıklığına uğrattığınızda o kadın size karşı cinsel bir çekim hissedemez. Erkeklerin duymaktan kaçındığı bazı gerçekleri konuşalım bugün. İstediğiniz kadar yakışıklı olabilirsiniz ya da paranız olabilir. Bir kadını hayal kırıklığına uğrattığınız an, size karşı arzusunu yitirmeye başlayacaktır. Kadının duygularına alan açmadığınızda, sözünüzü tutmadığınızda, kadına görülebileceği bir alan yaratmadığınızda artık size ilgi duymayacaktır. Size isteyerek gelmeyecektir, ona dokunduğunuzda heyecanlanmayacaktır. Size yaklaşmamak için bahaneler üretecektir. Sizi cezalandırmak ya da zorlamak için değil. Kadının bedenini ve zihnini, huzurunu korumadığınız için bunu size karşı kendisi yapmak zorunda hissettiği için. Kadınlar duygusal hayal kırıklıklarını arzularından ayıramazlar. Eğer hayatınızdaki kadınla eskiye dönmek ve sizi arzulamasını istiyorsanız yalnızca fiziksel düzleme odaklanamazsınız. Duygusal ayrılıkları ve hayal kırıklıklarını şifalandırmanız gerekir. Devamlılıkla, saygıysa ve duygusal olarak güvenli biri olabileceğinizi kanıtlayarak. Bir bütün olarak değer verildiğini hisseden bir kadının arzuları tavan yapar. Önce duygusal alanı korumayı ve temizlemeyi öğrenmelisiniz, sonra zaten kadın hep size gelecektir ve sizi arzulayacaktır. Kadının enerjisi bitmek tükenmek bilmeyen bir okyanustur. O duygusal bağda ona bir bakışınızla ıslanır ve arzuları uyanır. Bu derinliği bir erkek olarak kendi içinizde keşfetmek kadına değer vermekten geçer. Önce kendi içinizdeki dişil enerjiyle olan bağınızı şifalandırmalısınız ve kadınları cezalandırmaya çalışmaktan vazgeçmelisiniz. Bir kadının kalbi sizinle güvende hissetmediğinde, bedeni de güvende hissetmeyecektir. Mesafeler büyüyecektir.
Hani çiftler doğacak bebeklerinin cinsiyetini açıklamak için parti yapıyorlar ya bence sevgililerinden ayrılan kadınlarda böyle parti yapmalılar. Erkek sandık, prenses çıktı diye
Bazı danışanlarım terapiye bütçelerinin yetmediğini söylüyor, o zaman benden size tavsiye. Randevuya çıktığınız ve bizden olmaz dediğiniz erkeklere travmalarınızı anlatın. Henüz sizinle sevişmemiş erkekler kadar sizi can kulağıyla dinleyen bir terapist bulamazsınız zaten
Biraz olsun aidiyet hissetmek için size taklalar attıran birini sevmenin getirdiği bir yorgunluk vardır. Çünkü sizi terk etmek için nedenler bulamasın diye kendinizden verirsiniz ve sürekli acaba o ne hissediyor diye kendinizi ayarlarsınız ama sonunda kendi sesinizi bastırdığınız için ihtiyaçlarınızın asla karşılanmadığı bir dinamiğe sıkışırsınız. Buna ister sabır, ister sadakat deyin ancak gerçekte olan şey sizin için hiçbir zaman orada olmamış biri sizinle kalsın diye yavaşça yok olmayı göz almaktır. Onun gerçekte kim olduğunu görmemek için uğraşıyorsunuz ve her yaptığı ufak olumlu bir şeyi bu yüzden kafanızda büyütüyorsunuz. Gecenin köründe göğsünüzde hissettiğiniz o ağırlık bu dinamiğe hala evet dediğiniz için yaşanıyor, yok olana kadar kendinizden vermeye değer mi gerçekten? Ayrılıklar birini sevmekten vazgeçtiğiniz için yaşanmaz sadece. Sizin de sevileceğiniz bir ilişki yaşamanın mümkün olduğunu hatırladığınızda ayrılırsınız. Bazı kadınlar özellikle ilişkilerinde ayakta durmayı, topraklanmayı öğrenmek yerine kendilerini küçültmeyi öğrenirler. Başkaları kendilerini büyük hissedebilsin diye, ihtiyaçlarıyla kimseye yük olmasınlar diye susarlar. Hiç iyi değilken iyiyim demeyi öğrenirler. Bu noktada uyumlu olmanın sevilmekle; az şey talep ettiğiniz için seçilmenin el üstünde tutulmakla aynı şey olmadığını anlamalısınız. Asla sorun çıkarmayan bir kadın asla görünmeyen bir kadındır. Küçülmeyi bıraktığınız an, nihayat kendi kabınızı doldurmaya başlarsınız. Bütün olmak yerine kendinizi feda etmeyi öğrendiniz. Yer kapladığınız için özür dileyerek, ihtiyaçlarınız için suçlu hissettirilerek, sevgiyi işe yarar olduğunuz sürece hak ettiğinize inanarak büyüdünüz. Bir kadın olarak yüceltilmeniz için kalbinizin bu şekilde kanamasına izin vermek mantıklı mı gerçekten? En güçlü kadınlar, sessizce darmadağın olsalar bile kendilerini kimseye kanıtlamadan tekrar inşa eden kadınlardır. Yeniden başlamak ve yeni bir kimlik inşa etmek için kimseden izin almak zorunda değilsiniz. Sürekli sizi sömüren insanlar yerine kendi huzurunuzu seçtiğiniz için kimseye bir açıklama borçlu değilsiniz. Hayır demek sizi zor bir insan yapmaz. Uzaklaşmak sizi zayıf biri yapmaz. Kendi sınırlarına saygı duyan bir kadın, adım attığı her odadaki en özgür kadındır. Bazen yapabileceğiniz en cesur şey durmak, nefes almak ve eski kimliğinizi serbest bırakmaktır. Yeniden başlayabilirsiniz.
Lisedeyken bir arkadaşımla double date yapmıştık. Gittiğimiz kafe birkaç katlıydı ve bodrum katı vardı. Sohbet ve ortam güzel vs. Benim date bodrum katına inip sipariş vereceğini söyledi ve ardından arkadaşımın date’i de peşinden gitti. 10 dakika geçti, hala gelmediler. Sonra garson geldi, bodrum katında sipariş verilmiyor ki dedi. Şüphelenip bodrum katına indim ne yapıyorlar diye. Amanın, ne göreyim.
Önce seslerini duydum, nefes nefese bir şeyler mırıldanıyorlardı, havada aşk kokusu var, bu nasıl bir şehvet diye düşünürken hızla yukarı çıktım. Kız arkadaşıma hiçbir şey söylemedim ve yukarı çıkmalarını bekledim. Adamlar resmen bodrum katında oynaşıyorlardı. Hafiften saçları dağılmıştı, zaten gören göz görür. Benim date için fazla öfkelenmedim, ilk randevu sonuçta. Herhangi bir bağım yoktu ama kız arkadaşıma bunu nasıl yapar diye baya sinirlendim, 3 haftadır konuşuyorlardı.
Tam çıkarken hava karanlık olduğu için kız arkadaşıma yürürken eşlik ettim ve durumu anlattım. Biliyorum dedi. Önce şaşırdım, nasıl yani? Çocuk gayse neden hala onunlasın? Kamufle arayan bir arkadaşı olduğunu söyledi. Neden bu sahte oyuna evet dediğini sordum ve boşver diyip geçiştirdi. Konuyu bir daha açmadım. Siz olsanız buna evet der miydiniz?
Yeni evlenmiş bir kız arkadaşımla konuşurken eski sevgilisinin gecenin köründe rastgele onu aradığını söyledi. Telefonunu sessize almamış, bangır bangır gecenin üçünde telefon çalınca kocası da, o da uyanmışlar. Arayan eski sevgilisiymiş, görünce kocasına da söylemiş ve açmamış. Sonra tekrar aramış. Yine cevap vermek istememiş, yani zaten neden eski sevgilisinin telefonunu açsın ya da geri arasın? Saçma. 2 kez açmamasına rağmen, üçüncü kez arayınca kocası belki acil bir durum olabileceğini ve açması gerektiğini söylemiş. Neyse, sonra telefonu açmış, kocası da yanında. Birbirlerine güveniyorlar ve sakladıkları bir şey yok zaten. Eski sevgilisi ne dese beğenirsiniz? ‘Karım ailesini ziyarete gitti, o yüzden seni aradım. Biraz konuşalım mı?’ İşte bu toksik erkeklerin özetidir arkadaşlar. Karısı uzakta diye eski sevgilisini arama fırsatı bulduğunu düşünmüş kendince. Arkadaşım kocasına gülerek dönüp bakmış, ‘cevap vermememin daha uygun olduğunu söylemiştim sana’ demiş. Gülmüşler. Evli bir erkeğin eski sevgililerini araması, özellikle o eski sevgilinin de evli olması asla yapılmaması gereken bir şey.
