Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
KARŞINDA POLİS!
Boğaziçi Üniversitesinde gelen yemekhane zammına karşı eylem yapıyorsun, karşında polis!
Saray rejiminin çürümüş düzeninin neden olduğu okul saldırıları karşısında arkadaşlarının ve kendi yaşamın için eylem yapıyorsun, karşında polis!
Ege Üniversitesinde kampüsteki köpekleri kendi emeğinle besleyip tedavi ediyorsun, köpekleri toplamak için baskın yapılıyor, karşında polis!
Samiha Ayverdi KYK yurdunda giriş çıkışın kısıtlanması, yemekhanedeki seçmeli yemek sayısının düşürülmesi karşısında beslenme ve barınma hakkın için arkadaşlarınla eylem yapıyorsun, karşında polis!
Sürgün edilen öğretmenlerin için lisende arkadaşlarınla birlikte eylem düzenliyorsun, karşında polis!
ODTÜ’de 19 Mart sonrası mücadeleyi büyütmek, Ankara halkının yanına gitmek için kampüsünden çıkmaya çalışıyorsun, ablukaya alınmışsın, karşında polis!
KYK’da asansörün düşmesi sonucu ölen Zeren Ertaş için, güvenli yurtlar için, yaşamın için eylem yapıyorsun, karşında polis!
Beyazıt’ta 19 Mart eylemlerinde tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılması için bir araya geliyorsun, karşında polis!
Van Yüzün Yıl Üniversitesinde, Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması, faillerinin bulunması ve cezalandırılması için mücadele ediyorsun, karşında polis!
Güvenlik, hakları ve talepleri için mücadele eden gençliğin önüne dikilen polis değil; bu mücadeleyi büyüten gençliğin kurduğu bağdır.
Topluluklarda, kulüplerde yapılacak etkinlikleri beraber düşünürken, atanmışların engelleri karşısında ne yapacağımızı tartışırken kurduğumuz iletişimdir.
Eylemde tanımasak da aynı şey için mücadele ettiğimizi bildiğimiz kişiyle kol kola girmemiz, birlikte attığımız slogandır.
Polisin attığı gazdan yanan gözlerimize arkadaşımızın döktüğü Talcid’dir, paylaştığımız sudur.
Arkadaşlarımızla yaşadığımız ortak sorunları konuşmak, çözümü onlarla birlikte aramaktır.
Saray rejiminin yaratmaya çalıştığı korku duvarlarını hep birlikte, örgütlü mücadelemizle yıkacağız!
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Sınıfın Gözü, Kulağı, Yüreği: Bahadır Özgür
Haberi Yazan İçeride, Vurgunu Yapan Dışarıda
bilgimusterekleri.org/blog/g…
Gazetecilik suç değildir. Bahadır Özgür gazetecilik yapmaktadır. Bu yazının geri kalanı, bu iki cümlenin açıklamasıdır.
Dün, 15 Ekim 2026 Perşembe akşamüstü, gazeteci, Halk TV yazarı ve programcısı Bahadır Özgür evinden gözaltına alındı. Haberi halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker tek bir cümleyle duyurdu: "Bahadır Özgür gözaltına alınıyor." Suçlama, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında "soruşturmanın gizliliğini ihlal" etmektir. Bahadır, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü, ifadesi alındı, geceyi nezarette geçirdi; bu sabah adliyeye çıkarılması bekleniyor. Aynı gün mahkeme kararıyla 163 bin takipçili X hesabına erişim kısıtlaması getirildi.
Neyi yazmıştı? 13 Ekim'de, savcılığın malvarlığını dondurduğu 141 kişilik listeyi ve bir gün sonra gelen ikinci yazıyı haberleştirmişti. O ikinci yazıda savcılık, listedeki 29 ismin "sehven", yani yanlışlıkla yer aldığını bildiriyordu. Bu 29 isim arasında fon krizinin merkezindeki şirketlerden Bulls Yatırım ve Lydia Holding'in ortakları da vardı. Kısacası Bahadır, devletin kendi yazışmasındaki bir "yanlışlığı" halka duyurdu. Gözaltına alınan da sorumlular değil, onu yazan oldu.
Bu gözaltı tek başına bir olay değil. Bir gün önce, 14 Ekim'de Halk TV'ye polis baskınıyla TMSF kayyımı atandı, yayın karartıldı, kanalın sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Bir hafta önce, 9 Ekim'de aynı fon soruşturmasında Sözcü'den Mustafa Balcı ile Şaban Sevinç "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandı; İsmail Saymaz ile Murat Ağırel'e ev hapsi verildi. Bahadır Özgür, bianet'in saptamasıyla fon krizi yüzünden hukuki işleme maruz kalan beşinci gazetecidir. Eylül sonunda fon krizi hakkında paylaşım yapan, aralarında iktisatçıların da bulunduğu 147 X hesabı erişime kapatılmıştı. Eylül'de T24 kapatıldı. Yirmi ay içinde Halk TV, kayyım atanan onuncu televizyon kanalı oldu.
Gazetecilerin, sendikaların, sol partilerin ve meslek örgütlerinin dünden beri yükselttiği ses, Evrensel'in manşetindeki cümlede birleşiyor: Gazetecileri bırakın, hırsızları yakalayın.
Bu yazıda sırasıyla şunları yapacağız:
- Ne olduğunu, kronolojisiyle ve "gizlilik" suçlamasının içini açarak anlatacağız.
- Dayanışma mesajlarını derleyeceğiz: önce sol partiler, sonra diğer partiler, ardından sendikalar, meslek örgütleri ve kurumlar.
- Bahadır Özgür'ün kim olduğunu ve fon vurgunu üzerine ne anlattığını, kendi videolarıyla göstereceğiz.
- Sınıfın yanında duran gazetecinin sınıf için neden değerli olduğunu ve sınıfın ona neden sahip çıkacağını tartışacağız.
- Bir gazeteciden neden korkulduğunu, kapatılmaya çalışılanın ne olduğunu ve neyin gizlenmek istendiğini soracağız.
- Medya kontrolünün siyasetteki rolünü ve Türkiye'nin yüz yıllık dönüşümünü tarihsel olarak anlatacağız.
- Somut görevleri sıralayıp Bahadır'a seslenerek bitireceğiz.
---
Sevgili Bahadır
Bu satırları okuduğunda belki çoktan dışarıda olursun, belki de olmazsın. Hangisi olursa olsun, şunu bil:
Yalnız değilsin. Dün akşamdan bu yana bu ülkenin işçileri, sendikacıları, depremde yakınlarını kaybeden aileler, öğrenciler, meslektaşların, sol partilerin ve sokakların sesi aynı cümleyi söylüyor: Bahadır Özgür'e özgürlük.
Senin son yazın, "Halk duyamaz, göremez, nihayetinde kıpırdayamaz hale getirilmek isteniyor" diye bitiyordu.
Sana yanıtımız şu:
Duyuyoruz. Fon vurgununu, listeyi, "sehven"i, kapı kapanmadan kimin çıktığını duyuyoruz.
Görüyoruz. Gazetecinin gözaltına alındığı, vurguncunun serbest kaldığı düzeni görüyoruz.
Kıpırdıyoruz. Adliyelerde, işyerlerinde, sendikalarda, okullarda, yazılarda kıpırdıyoruz.
Sen 1996'de Evrensel'de, Metin Göktepe'nin öldürülmesinden bir yıl sonra mesleğe başladın. O geleneği yirmi dokuz yıl taşıdın. Sermayenin ve siyasetin karanlık ilişkilerini yazarken, bunun kimin hikâyesi olduğunu hiç unutmadın: Parası eriyen emeklinin, işsiz kalan gencin, yağmalanan ülkenin hikâyesi. O hikâyeyi yazan sen olunca, sana sahip çıkmak da bizim işimiz.
Gazeteciliğin bir mesafe meselesi olduğunu söylemiştin: devlete mesafe. Biz de bir yakınlıktan söz ediyoruz: sınıfa yakınlık. Sen sınıfa yakın durdun. Sınıf da sana yakın duracak.
Sen bizim yoldaşımızsın. Yoldaş yalnız bırakılmaz.
Gazetecilik suç değildir.
Bahadır Özgür yalnız değildir.
Gazetecileri bırakın, hırsızları yakalayın.
bilgimusterekleri.org/blog/g…
#BahadırÖzgür #basınözgürlüğü #sansür #gözaltı
@bahadir_ozgr @hakki_ozdal @mturkmenn27 @BasaranAksu_2
@evrenselgzt @BirGun_Gazetesi @emekpartisi @tipgenelmerkezz @solpartibilgi @DEMGenelMerkezi
@diskbasinis @TGS_org_tr @ihdgenelmerkez
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Özel sektörde çalışanlar insan değil mi? Sadece kamu çalışanlarını mı etkiliyor bu hava durumu @TC_icisleri @csgbakanligi ?
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Yapay Zekâ Zirveleri Neyi Satıyor?
Ajanlar Aramızda, Emekçiler Salonun Dışında
bilgimusterekleri.org/blog/y…
Vitrinin Adı Vizyon: Yapay Zekâ Zirveleri Neyi Satıyor?
Bileti programdan önce satılan bir etkinliğin sattığı şey bilgi değildir.
Kısaca, ne anlatıyoruz?
Örnek olay: Türkiye Yapay Zeka Zirvesi 2026, Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından 11–12 Kasımda yapılacak. Tema "Ajanlar Aramızda". 11 Kasımda Levent'te fiziksel gün, 12 Kasımda ücretsiz online gün var. Bilet fiyatı 21.000, 30.000 ve 36.000 TL.
Program yok, bilet var: Biletler 1 Nisandan beri satılıyor. Zirveye bir ay kala sitede tek bir oturum başlığı yok, 2026 konuşmacısı da yok; sergilenen isimler geçen yılın konuşmacıları. Yani alıcı içeriği bilmeden ödüyor.
Satılan şey içerik değil, salonda bulunma hakkı.
Sahne sponsorun: 2025 zirvesinin "Vizyon" sahnesinde adı basına yansıyan dört konuşmacıdan üçü, zirvenin sponsoru olan şirketlerin yöneticileriydi (Rafay, HPE, Yandex). 2024'te de Meta ve Yandex hem sponsor hem ana sahne konuşmacısıydı. "Vizyon" diye sunulan şey, büyük ölçüde satıcının kendi ürün yol haritası.
Gelişmek isteyen şirkete bile yaramıyor: MIT'nin 2025 raporuna göre kurumsal üretken YZ pilotlarının yaklaşık %95'i anlamlı getiri sağlamıyor. Raporun teşhisi model eksikliği değil, "öğrenme açığı". Bu açık, kurumun kendi verisi, kendi süreci ve kendi çalışanlarının bilgisiyle kapanır. Satıcının yirmi dakikalık sahne konuşması bunu kapatamaz.
Gövde gösterisi: "Rekor katılım", "2.000 kişi", "110 konuşmacı" gibi rakamlar ölçünün kendisi hâline geliyor. Zirve, sermayenin teknolojiye ne kadar "uyum sağladığını" kendine ve devlete gösterdiği bir tören.
Öğrenme yer değiştirdi: Bilgi artık kıt değil. Makaleler aynı gün açık arşivde, en iyi dersler ücretsiz, modeller açık ağırlıklı yayımlanıyor. Zirvenin kendisi de ikinci günü ücretsiz veriyor; bu da içeriğin bedava olduğunu kabul etmek demek. Kıt olan şey zaman, birlikte deneme pratiği ve eleştirel süzgeç. Sahne-salon biçimi bunların hiçbirini üretmiyor.
Vizyon bakımından da miadını doldurdu: Her yıl yeni bir sözcük geliyor: "Çok Gerçek", "Zekânın Ötesi", "Ajanlar Aramızda". Aynı biçim, aynı sponsorlar, yeni etiket. Önceki moda sözcüklerle (blokzincir, metaverse) kurulan zirvelerin başına gelen, bunun da başına gelecek.
Sınıfsal soru: "Ajanlar aramızda" diyen bir zirvede, ajanların yerine geçeceği emekçiler sahnede değil; biletin fiyatı onları salonun da dışında tutuyor.
Önerimiz: Ücretsiz, sponsorsuz, katılımcının konuştuğu, emekçinin masada olduğu öğrenme alanları. Sendikalar, meslek odaları ve gönüllü topluluklar bu boşluğu doldurabilir. Doldurmalı.
Sevgili Genç Yoldaşlar,
Geçen hafta Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü yazısında devletin yapay zekâ aygıtını, dün TMMOB'un yapay zekâ raporu üzerine yazdığımız yazıda da meslek örgütlerinin konumunu tartıştık. Bu yazıda üçüncü bir kurumu, sermayenin kendi yapay zekâ buluşma yerini konuşacağız: zirveyi.
Bu yazıda bir kurumu yermiyoruz. Bir biçimi anlamaya çalışıyoruz. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'ni örnek seçmemizin nedeni, kötü bir örnek olması değil; tersine, türünün en düzenli, en büyük ve en uzun soluklu örneklerinden biri olması. 2018'den beri her yıl kesintisiz yapılıyor. Bir biçimin mantığını görmek için en iyi örneğine bakmak gerekir. En kötü örneğinde sorun hep "kötü organizasyon" diye geçiştirilebilir. İyi örneğinde ise geriye yalnızca biçimin kendisi kalır.
Okuma şablonumuz bildik: kimin elinde, kimin denetiminde, kimin yararına?
Bir soru da ekliyoruz: burada gerçekte ne öğreniliyor?
bilgimusterekleri.org/blog/y…
#yapayzeka #zirve #konferans
@TMMOB_BMO @TMMOB1954 @bilisimsenorg @turkiyeai @webrazzi @onedio @evrenselgzt @BirGun_Gazetesi @fusunnebil @say_cem @cicekcizmeci @erhanmeydan @rmncr @gorkemcetin
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
The censorship wave becomes a tsunami in September.
In one month, at least 1,270 X accounts were blocked from access and 90% were country withheld in Türkiye, including the account of İFÖD's censorship monitoring project, @engelliweb.
Press release: ifade.org.tr/en/press-releas…
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Emekliye ölümü dayatan bu düzeni değiştireceğiz!
Geçtiğimiz günlerde 25 emekli örgütünün biraraya geletek gerçekleştirdiği basın açıklaması sırasında bir emekli polis memurunun yaşamına son verdi. Elindeki pankartta ise şu sözler yazıyordu: "Para için değil, onurumuz için!”
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Çok sayıda X hesabına ‘spekülasyon’ gerekçesiyle erişim engeli
ilketv.com.tr/cok-sayida-x-h…
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Teori ve Eylem’in yeni sayısı çıktı!
Bu sayıda "Post-Kapitalizm"i tartışıyoruz. Kapitalizm gerçekten sona mı eriyor, yoksa yalnızca biçim mi değiştiriyor? Post-kapitalist tezler hangi toplumsal ilişkiler içinde gelişiyor? teoriveeylem.net
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
İrfan Değirmenci, Şirin Payzın, soL Haber, Kadın Koalisyonu ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun X hesaplarının da bulunduğu çok sayıda sosyal medya hesabı bugün erişime engellendi.
Hesaplar henüz X tarafından Türkiye’den görünmez kılınmadı. ifade.org.tr/engelliweb/irfa…
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
📢Evrensel susmaz!
🚫X hesabımıza 'milli güvenlik' gerekçesiyle erişim engeli getirildi
💬Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal (@hakki_ozdal):
"Sansürü aşmak konusunda ustalaşmış bir gelenekten geliyoruz. Bir kez daha bizim gibi gazetelerin okurlar tarafından desteklenmesinin önemi açığa çıkıyor."
Yeni Hafta programının tamamı YouTube'da👇
🔗youtu.be/HlfevGIZRt8
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Umut-Sen X hesabımız “Ailem güvende” kapsamı bahanesiyle, “Kamu güvenliği” gerekçe gösterilerek erişime engellendi. Engeli tanımıyoruz!
Tüm kamuoyunu yeni hesabımızı (@sendikaumut_) takip edip yaygınlaştırarak işçi sınıfının sesini büyütmeye davet ediyoruz.
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Siber Güvenlik Başkanlığının, gazetemizin X/Twitter hesabının erişime engellenmesini istediğini, ilgili şirket bize de bildirdi.
Şimdilik @evrenselgzt hesabına yurt içinden erişim sürüyor. Ancak sansürün fiilen de hayata geçmesi durumunda yeni hesaplarımızı duyuracağız.
Bugün de aralarında Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin (MLSA) hesaplarının da bulunduğu çok sayıda X ve Instagram hesabı erişime engellendi.
Hesapların bazıları Türkiye'den görünmez kılındı.
Liste: ifade.org.tr/engelliweb/evre…
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
Erişime engellenen ve Türkiye’den görünmez kılınan Barış Akademisyenleri hesabımızın yerine açtığımız yeni hesabımızdır.
Lütfen takip edelim ve yaygınlaştıralım.
#BarışAkademisyenleriSusturulamaz
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
10 gündür tutuklu olan Sendikamız Genel Başkanı Gökay Çakır ve 5 gündür açlık grevinde olan Başaran Aksu tahliye edilmiştir.
Madenciler başta olmak üzere tüm işçi sınıfının gözü aydın. Holdingleri üzmeye devam edeceğiz!
Oğuz Demirkapı ☮ retweeted
İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu, İstanbul Şubemizde Eş Genel Başkanlarımız Oya Ersoy ve Cihan Aydın ile MYK üyelerimizin de katıldığı basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.
ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…



































