Didem Çevik retweeted
Söylediğimiz gibi sıra kedilere geldi. Valilik açıklamasında 4 ay önce yaşandığı belirtilen bir kedi tırmalaması vakasına gönderme yapmış. Kedi tırnağından kuduz bulaşması, kafanıza meteor düşmesi ihtimaliyle aynı. TR'de böyle bir vaka kayıtlarda yok. Bu bir psikolojik harp haberi.
KÜÇÜK KIZ ENTÜBE EDİLDİ
Sokak kedisi ısırdı, aylar sonra ortaya çıktı
ntv.com.tr/yerel-haberler/di…
Foto: NTV
Didem Çevik retweeted
15 Temmuz hiç yaşanmamış gibi hayatına devam etmek isteyenlerin o gece Bağdat Caddesi'ne FETÖ'nün tanklarını alkışlamaya çıktıklarını hatırlıyoruz...
Unutmadık...
Didem Çevik retweeted
Sakarya’da bir köpeğin suyuna benzin karıştırılarak öldürülmesi iddiası, nefretin ve şiddetin geldiği noktayı göstermektedir.
Hayvanlara yönelik katliam çağrıları yapanlar da, bu çağrılardan cesaret alarak suç işleyenler de tespit edilerek hukuk önünde hesap vermelidir.
Şiddeti normalleştiren her söylem, yeni suçların önünü açmaktadır.
Hayvana Şiddete, Vahşete, Tecavüze, Katliama,
#YatarıOlanHapisCezasıŞart
@tcbestepe @TC_icisleri @adalet_bakanlik @TCTarim @SakaryaValiligi @SakaryaaEmniyet @iletisim
Ebu Hüreyre de kedi babasıydı. Sokaktaki sahipsiz kedi yavrularını besleyip büyüttüğü, onları kıyafetinin içinde taşıdığı için Peygamber Efendimiz (sav) tarafından bu lakap verilmişti. Yıllar geçtikçe ne kadar zalimleştik. Sevgiyle, şefkatle, merhametle söylenen sözlerin suç sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ne denir ki çok üzgünüm. Allah hidayet versin.
Didem Çevik retweeted
4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları (Sahipsiz Hayvanlar) Günü, sahipsiz hayvanların yaşam hakkına, refahına ve korunmasına ilişkin sorumluluklarımızı hatırlatan önemli bir gündür. Ancak bakıldığında ülkemizin dört bir yanından vicdanları sızlatan, dehşet verici görüntüler gelmeye ne yazık ki devam etmektedir.
Bilindiği üzere, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerle sahipsiz hayvanlara yönelik mevcut yaklaşım köklü biçimde değiştirilmiştir. Hayvanların sokakta varlığını esas alan “yerinde yaşat” değiştirilerek sahipsiz hayvanların toplanması ve barınaklarda tutulmasına dayalı bir sistem yasal çerçeveye alınmıştır.
Söz konusu düzenlemelerin uygulama sürecinde; hayvan sağlığı ve refahı, kamu sağlığı ve etik ilkelerin birlikte gözetilmesinin büyük önem taşıdığını bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak isteriz. Barınakların yeterli fiziki altyapı, personel ve finansman sağlanarak uygulamaların yürütülmesi mecburidir. Aksi halde, hayvan refahı açısından telafisi güç sonuçlar doğurabileceği açıktır.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak sahipsiz hayvanlara yönelik politikaların, kısırlaştırma, aşılama, kayıt altına alma ve sahiplendirmeyi içeren bilimsel ve sürdürülebilir bir modelle yürütülmesi gerektiğini vurguluyoruz. Bu kapsamda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi, barınakların asgari refah standartlarına uygun hale getirilmesi, kontrolsüz üretimin ve yasa dışı hayvan ticaretinin önlenmesi zaruridir. Toplumsal farkındalık çalışmalarının artırılması ve sahiplenme kültürünün güçlendirilmesi de bu süreçte zorunluluk arz etmektedir.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, sahipsiz hayvanların yaşam hakkını esas alan, bilimsel, etik ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü’nün bu yönde güçlü bir farkındalık oluşturmasını temenni ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ali EROĞLU
Türk Veteriner Hekimleri Birliği
Merkez Konseyi Başkanı
#4NisanDünyaSokakHayvanlarıGünü
Didem Çevik retweeted
Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın…
👏
Ben Valiliği anlamıyorum. Siz devlet olarak işinizi yapıp bu hayvanları zamanında kısırlaştırdınız mı? Nüfuslarını kontrol altına aldınız mı? Hayır. Bir planınız, bir politikanız olmadı.
Şimdi biz sokakta açlık çeken hayvanları görünce kafamızı çevirip gidecek miyiz? Neyiz biz? Vicdansız canavarlar mı? Bir tas su, bir kap yemek vermeyecek kadar insanlıktan nasıl çıkarız? Açlık çeken canlıya gözünü kapatan insan, insan olabilir mi?
Didem Çevik retweeted
Yaratmadığın hayvanların hayatına son vermeyi ancak Yaratan Allah'ın izniyle yapabilirsin bu izin de uydurma hadisle olmaz ancak kur'anı kerîm'in doğru yorumlanmış âyetiyle olurkur'anı kerîm ,Allah'ın ,Arzı sadece insanlar için bütün canlılar için yarattığını buyuruyor(Enâm)bir kez tekrarlamak zorundayım:Emirulmü'minîn Ali as hükûmet programında "size yalnız insanların değii,çevre ve hayvanların haklarına da riayet etmenizi tavsiye ediyorum,şübhesiz çevreden ve hayvanlardan da sorumlusunuz" buyurdu.
Didem Çevik retweeted
Önce “öldürülsünler” dediler… Şimdi aynı anlayış, el yükseltip “açlıktan ölsünler” diyor.
Bu, sadece hayvanlara değil, insanlığa açılmış bir savaş artık...
Oysa bu topraklarda bir zamanlar başka bir kültür vardı. Osmanlı, sahipsiz kedi ve köpekler için vakıflar kurmuştu. Kuşların konacağı yuvalar cami duvarlarına yerleştirilmişti. Leylekler için hastaneler açılmış, yaralı kuşları iyileştiren “göçmen hekimleri” vardı. Mancacılar diye dünyada örneği olmayan bir meslek bile doğmuştu. Mancacılar kedilere, köpeklere yemek taşımayı iş edinmiş insanlardı...
Düşünün, bu milletin merhameti öyle büyüktü ki, sadece insanı değil, hayvanı da korumak için örgütlenmişti. Bu topraklarda “yaşatmak” kutsaldı.
Bugünse karşımızda ne olduğu tam bilinmeyen ama organize olduğu açık bir karanlık örgüt var. Sosyal medyada, belediyelerde, mecliste bile aynı soğuk ses yankılanıyor: “Toplayın, aç bırakın, öldürün.”
Bunu söyleyenler zannediyor ki güç gösterisi yapıyorlar. Oysa bu bir güç değil, çürümüşlüğün, korkunun ve sevgisizliğin dışa vurumu. Bir toplum, en savunmasızına sırt çevirdiğinde, kendi geleceğini de yok eder. Bugün kediye, köpeğe reva görülen bu zulüm, yarın insanın kendisine döner. Çünkü vicdan bir bütündür, parçalanınca geriye sadece karanlık kalır.
Bu kavga, geçmişle bugünün kavgasıdır.
Bir yanda merhameti kültür yapmış, kuşun gölgesine bile yuva kuran bir ecdadın torunları var.
Diğer yanda kim olduğu belli olmayan ama nefretle beslenen bir oluşum...
Onlar sadece hayvanlara değil, bu ülkenin vicdanına saldırıyorlar.
Ama unutmamak gerek, bu ülkenin mayasında hala o eski insanlık var. Her mahallede bir kap mama, bir avuç su koyan insanlar hala var.
Veteriner hekimler, gönüllüler, dernekler, kedici ve köpeksever yüzbinlerce insan sessiz ama kararlı bir şekilde direniyor.
Bizim görevimiz, bu sessiz çoğunluğu bir araya getirmek, bilimi, vicdanı ve hakkın yanında yan yana yürütmek. Çünkü “öldürmeden de yönetilebilir” bir çözüm mümkün. Yeter ki gerçekten isteyelim.
Osmanlı’nın vakıflarıyla başlayan o merhamet zinciri bizde kopmayacak.
Biz kedileri, köpekleri sadece sevmiyoruz; onların varlığıyla insan kalıyoruz.
Bir gün bu ülke tekrar eski ruhuna dönecek. O zaman tarih bugünü yazarken şunu diyecek:
“Bazıları öldürmek istedi, ama bazıları da direndi…
Ve sonunda vicdan kazandı.”
Sevgi ve saygılarımla
Dr.Tarkan Özçetin'e – at Ankara, Türkiye
Uğurcan Çakır ve Barış Alper yüzünden sinir stress maç izledik. Size rağmen kazandık çok şükür tebrikler bizim çocuklar ♥️






















