ortaokulda gibi hissettim bir anda yeniden
masaya baktım kurşun kalem uçlu kalem
masaya üçgen ve daire çizdim
sonra sildim
üfledim tozları
söz aldım yanlış cevap verdim
sonra da dersten çıktım
farklı olmak için hep çok çabaladım
günün sonunda kendime bile yabancılaşacağımı tahmin edemedim
farklı da olamadım
bu yalnızca kendimden uzaklaşmaktı
herkesle herkes oldum
kendimle hiç kimseyim
bir benliğim yok
Summer is miles and miles away
And no one would ask me to stay
And I should contemplate this change
To ease the pain
And I should step out of the rain
Turn away
büyüyünce aslında zeki olmadığımı fark etmek hem rahatlattı
hem de bitirdi
zekam elimdeki tek şey gibi hissederken
elimde bisikim olmadığını fark ettim
abi geldiler abi
Psk. Fatih Reşit Civelekoğlu, "Eşini seviyor ama cinsel olarak onu arzulamıyor. "Bu neden olabilir? sorusunu yanıtladı:
• Çok basit.
• İlişki, şefkat eksenine kaydı.
• "Niye aldattın?" diye soruyorum.
• "Hocam," diyor, "Ben eşimi çok seviyorum." diyor.
• Nasıl sevgi bu?
• Karısı oradan diyor: "Bu nasıl sevgi?" diyor.
• "Böyle sevgi olur mu?" diyor.
• Ben de diyorum ki: "Evet, olur."
• Hem de güçlü bir sevgi.
• "Nasıl bir sevgi hocam?"
• "Bir babanın kızını sevmesi gibi."
• "Evladın annesini sevmesi gibi bir sevgi" diyorum bu.
• Güçlü bir sevgidir.
• Ama eşler arasında bu tarz bir sevgi, patolojik bir sevgidir.
• Hastalıklı bir sevgidir.
• Dolayısıyla, ilişki, şefkat eksenine kaydığı andan itibaren, arzu orada barınamaz, tutku orada kendine yer bulamaz.
• Çünkü şefkat ve şehvet, beyinde aynı anda var olamaz.
• Birisi varsa diğeri yoktur.
• Çocuğuna şefkatle bakıyorsun, değil mi?
• Şehvetle bakmazsın, bakamazsın.
• Çünkü beyin, buna müsaade etmez.
• Der ki: "Bu şefkat öznesi," der, "buna şehvetle bakılmaz."
• Bitti.
• Bu bir sigorta mekanizmasıdır.











