drefosaurus retweeted
“Arkadaşlar!
Gidip, Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.”
Mustafa Kemal Atatürk
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
drefosaurus retweeted
15 gün üzerine hesabı nihayet kurtardık... Yeniden merhaba
Halktv kapandı
X kapandı
Yarım hayat... O kadar önemli bilgiler gelip geçti ki...
Tek soru: Delice iddialar dolaşır ve hisse taban taban düşerken BIST YÖNETİMİ neden açıklama istemez? Büyük suç...
drefosaurus retweeted
📢Gökhan Günaydın çarpıcı bilgiyi açıkladı
🎙️YENİ Parti Grup Başkanvekili @gunaydingokhan: Yeni Şafak gazetesinin bugün bir iddiası var, “Benim oğlumu tutuklasınlar da göreyim, bu işi biz yalnız başımıza mı yaptık?” diyenler varmış. Kimin oğlunun mal varlığına tedbir konuldu sonra geri alındı? Bunlar herkesin bildiği sırlar. Adı çıkanlar üzerinde konuşuyoruz hâlâ. Yurtdışında bir vatandaş var biliyor musunuz, 20 milyarlar kaçmış. Onun öyle bir hacmi olmadığı görünüyor.
Kimle bağlantılı olduğunu biliyoruz, Adana’da hangi AKP’li milletvekiliyle yakın olduğunu bilmeyen yok. Çantacılar var, bunun kendilerine ait olmadığı belli. Vatandaş “Bunlar memlekette soyacak bir şey bulamadı, bizi soydular” diyor. 1-15 Eylül tarihleri arasında takriben 450 kişi 441 milyar lirayı çarpmış ve kaçmış.
🔗youtu.be/lFuHrc_3UiY
drefosaurus retweeted
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülüp karara bağlanan Etibank davasında bilirkişi olarak görevlendirilmiştim. Bu davanın görüşülme sürecinde Tayyip Bey’in tavassutuyla Cüneyt Zapsu evime gelerek, bu davada bilirkişi raporunun sanıklar lehine olacak şekilde yazmam yönünde benden talepte bulundu. Bu davada kaleme aldığım rapor dikkate alınarak mahkumiyet hükümleri kurulunca, Zapsu, “Akparti kapılarının” bana kapandığı yönünde söz sarf etmiştir.
Aynı Mahkemede İmar Bankası davasının görüşülme sürecinde Mahkemece re’sen bilirkişi olarak görevlendirmiş olduğumu bilahare duruşma tutanaklarından öğrendim. Tutanaklardaki bilgilere göre, bu görevlendirmeye sanıkların müdafileri tarafından Tayyip Bey’e hukuki danışmanlık yaptığım ve dolayısıyla “tarafsız olamayacağım” iddiasıyla itiraz edilmiştir. Söz konusu davada avukat olarak görev yapan Fakülteden sınıf arkadaşım Vehbi Kahveci bu iddianın doğru olmadığını bilmesine rağmen, duruşmada bu itiraz lehinde görüş açıklamıştır. Bu itirazı “yerinde” bulan Mahkeme, söz konusu davadaki bilirkişilik görevinden “azlim” yönünde karar vermiştir. Bu durumu öğrenmem üzerine, aynı zamanda devam etmekte olan Etibank davasındaki bilirkişilik görevinden istifa ettim. Ancak Mahkeme istifamı kabul etmedi. İmar Bankası davasındaki durumun Etibank davasının sanıkları ve müdafileri tarafından bilinmesine rağmen, bu davadaki bilirkişilik görevime itiraz edilmemiştir. Bu güvenleri dolayısıyla kendilerine saygı duyduğumu belirtmem gerekir.
drefosaurus retweeted
Bu çocuğa verdiler yalan dolanı bu çocuk iftiralar attı. Buna benzerleri çıktı Ana Muhalefet Partisine Kayyım aradılar.
Bakın utanmadan 4 sefer 150.000 ödeme aldım diyor.
Birilerine iftira at diye.
Bu sabıkalı elemanın tüm mali kayıtları çıkartılsın bilhassa butlana kadar olan da dahil.
Saat 22.00’daki videomuz hazır izleyebilirsiniz… 😎
@kilicdarogluk @herkesicinCHP @vekilmahirpolat @CelikBaskan06 @bkusoglu
drefosaurus retweeted
Yarın, milletindir! 🇹🇷
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve tüm kahramanlarımıza sonsuz saygı ve minnetle… 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
drefosaurus retweeted
🔴“ERDOĞAN’I YAVAŞ YAVAŞ TERK EDİYORLAR!”
🎙️BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın: Yeni Şafak, Azerbaycan meselesini dış kuşatmanın bir parçası olarak okuyor. Azerbaycan’ın bu kadar net tavır koyabilmesi arkada ABD ve İsrail’in olduğu duygusu yaratıyor. Onlar bu kadar arkasındalarsa demek ki Erdoğan’ı yavaş yavaş terk ediyorlar ya da başka formüle gidiyorlar.
🔗youtu.be/9P3dbZ3FPds
Özgür Özel dokunulmazlık konusunda açık açık çok kritik bir şey söyledi.
Butlanın YENİ Partilileri hapse göndermeye hazır olduğunu ve en önemlisi Sarıgül'den toplumda rıza yaratarak kendisi başta olmak üzere YENİ Partili MVlerinin topyekun dokunulmazlıklarının kaldırılması amacının güdüldüğünü söyledi.
Özgür Özel, Butlanın İktidar ile ittifakı konusunda artık hiç şüphe kalmadığını ve Sarıgül dosyası üzerinden kendisinin ve diğer YENİ Parti milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik bir planın olduğunu açıkladı:
"Sarıgül meselesi hele hele bu vahim iddialar doğru çıkarsa toplumda yaratacağı rızayı düşünün, meseleyi düşünün ve onun yaratabileceği mevzu üzerinden topyekun bir dokunulmazlık meselesiyle Tayyip Erdoğan’ın o zaman hani Alaaddin’in sihirli lambasından cin çıksa ne ister? YENİ Parti’den kurtulmak ister."
"Beni butlanda tutun, Anayasayı değiştirirken sizinleyim. Dokunulmazlık kaldırılırken, sizinleyim. Bu kadar tartışmalı Mekke anlaşması var, sizinleyim. Seçimi öne alacaksanız sizinleyim, dediğini görüp sonra bu eşzamanlılık üzerinden düşünmek lazım, anlatabiliyor muyum? Esas benim kaygım bu."
"Benim 63 tane fezlekem var. Birinden değil ise birinden bir şey çıkar. Herhangi birinde bir tutuklama kararıyla birlikte bizim bütün milletvekillerini veya önemli sayıda milletvekilini cezaevine koyma imkanları var, o dönemde DEM’e nasıl yaptılarsa."
Özgür Özel, Butlanın İktidar ile ittifakı konusunda artık hiç şüphe kalmadığını ve Sarıgül dosyası üzerinden kendisinin ve diğer YENİ Parti milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik bir planın olduğunu açıkladı:
"Sarıgül meselesi hele hele bu vahim iddialar doğru çıkarsa toplumda yaratacağı rızayı düşünün, meseleyi düşünün ve onun yaratabileceği mevzu üzerinden topyekun bir dokunulmazlık meselesiyle Tayyip Erdoğan’ın o zaman hani Alaaddin’in sihirli lambasından cin çıksa ne ister? YENİ Parti’den kurtulmak ister."
"Beni butlanda tutun, Anayasayı değiştirirken sizinleyim. Dokunulmazlık kaldırılırken, sizinleyim. Bu kadar tartışmalı Mekke anlaşması var, sizinleyim. Seçimi öne alacaksanız sizinleyim, dediğini görüp sonra bu eşzamanlılık üzerinden düşünmek lazım, anlatabiliyor muyum? Esas benim kaygım bu."
"Benim 63 tane fezlekem var. Birinden değil ise birinden bir şey çıkar. Herhangi birinde bir tutuklama kararıyla birlikte bizim bütün milletvekillerini veya önemli sayıda milletvekilini cezaevine koyma imkanları var, o dönemde DEM’e nasıl yaptılarsa."
Özgür Özel dokunulmazlık konusunda açık açık çok kritik bir şey söyledi.
Butlanın YENİ Partilileri hapse göndermeye hazır olduğunu ve en önemlisi Sarıgül'den toplumda rıza yaratarak kendisi başta olmak üzere YENİ Partili MVlerinin topyekun dokunulmazlıklarının kaldırılması amacının güdüldüğünü söyledi.
Özgür Özel: "Baştan tembih ettiler ama..."
Butlanın Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerindeki yüzsüzlüğüne mikrofon da kendini aşağıya atmak suretiyle tepkisini gösterdi.
Özgür Özel, İBB'nin AKP yönetimine geçme risk doğarsa ne yapacağına dair:
"Yakacağım kendimi. Sosyal medyada soruyorlar ya "hazır mısın ne yapacağım" falan filan. Yakacağım kendimi, bunu mu istiyorsunuz? Elimizden gelen bir kere hiçbir mücadele yoktur ki bütün stratejiniz, bütün taktiğiniz, her şeyi baştan ilan edin ve rakibiniz bilsin.
Yani şöyle oynayamazsınız. Ben elimi açayım, senin elin kapalı olsun, biz senden oynayalım bakalım bu kağıt oyununu kim kazanacak ya da ben bir sonraki satrançta yapacağım hamleyi buraya yazıyorum, sen aklında tutabilirsin, biz senden rekabet edelim.
Ne yapacaksın sorusuna o duruma karşı Milletin iradesini savunmak için ne yapmak gerekir? Konuşuyoruz, tartışıyoruz, örgütlerimizi görevlendirdik bu konuda. Yerelleri, ilçelerimizi, İstanbul ilin tutumu önemli, Ekrem başkanın düşüncesi önemli, biz çalışıyoruz.
O gün geldiğinde ne olacağını bugünden söyleyemem ama elimizden gelen her şeyle bu darbeye karşı mücadele ederiz, direniriz. Önemli olan Milletin bugünden ne yapılmaya çalışıldığını görmesi."
Özgür Özel:
Burada, bir iktidar içi hesaplaşmada tarafların birbiri hakkında yaptırdıkları sızdırmalar ve burada sapla samanın birbirine karışması yüzünden çok ciddi bir teyit mekanizmasına ihtiyaç olduğu kesin.
İsimler üzerinden iş boşu boşuna magazinleştiriliyor. İşte Mustafa Sandal'ın eşi, eşinin babası...
80-85 kişilik liste hepinizde, sizde de var ama şimdi görevden alınan bir basın sözcüsü vardı, gerçek ismi yine mahlas isim kullanıyordu, bunun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz.
AKP'nin elinde liste var ve TC'lerine kadar biliyorlar.
Özel’den Mansur Yavaş-Murat Kurum görüşmesi, adaylık meselesine dair açıklamalar:
Cumhurbaşkanı, Ankara'nın bekleyen büyük projeleri için Mansur Başkan'dan imzasını istemiş, desteğini istemiş; o da bakanına 'çalışın' demiş. Bundan daha doğal bir şey yok, haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şeydi
Mansur Başkan ne yapsın, gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendisi paylaşıyor. Mansur Başkan konusundan benim herhangi bir şüphem yok. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok.
Mansur Bey'in yaklaşımına saygı duymak lazım. O diyor ki: Ben belediye başkanıyım, görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım. Bu saygıyla karşılanması gereken bir durum.
Mansur Yavaş kimsenin ihmal edemeyeceği, Türkiye için önemli bir seçenektir. Ama şu anda adayımız Ekrem İmamoğlu.
Kendi Cumhurbaşkanlığı adaylığıma hazırlandığım iddiası külliyen yalan. 'Kurmaylarını toplamış, adaylığa karar vermiş' diyorlar. Allah'tan korkun. O gün Veli Ağbaba Malatya'da, Ali Mahir Başarır İstanbul'da, Burhanettin Bulut Adana'da, ben buradayım. Öyle bir toplantı da yok.
Benim karar verdiğim tek bir şey var: Mücadeleyi sürdürmek. Mahallelerden başlayarak tarihin en büyük seçim ordusunu kurmak. Günü geldiğinde doğru adayı belirlemek ve Türkiye'yi bu kabustan uyandırmak. Benim işim o.
Özgür Özel, erken seçim tartışmaları hakkında:
2028 yılı içinde birkaç ay öne çekme meselesini söylüyordum; bu tamamen Anayasanın arkasından dolaşmaktır. Yani bir hafta da öne alınsa erken seçim, erken seçim değildir. Onun dışında muhalefet partileri erken seçimden kaçmaz
2027'de herhangi bir tarihe evet diyeceğiz diye bir şey yok, 2028'e kapalıyız. 2027'ye bir seçim tarihi söylüyorlarsa, kış geldiği için artık 2026'da olamayacak diye düşünüyoruz, ne kadar erken bir tarih olurlarsa o kadar sıcak bakarız.
Özgür Özel, Mustafa Sarıgül hakkında:
"Kendisini de sıkıntıya sokacak bir şey söylemek istemem. Kendisi bana büyük bir kumpasa, büyük bir haksızlığa uğradığını söyleyip; yıllar önce ayrıldığı eşi içeride, çocukları içeride, o içeride, bu içeride anlattı falan."
"Kendisinin bunların tamamen iftira olduğunu, büyük bir haksızlığa uğradığını son derece dramatik bir şekilde, gözyaşlarına hakim olamayarak anlattı. Gerçekten ben de o içinde bulunduğu durumu gördüm ve hani zor bir durum."
Özgür Özel:
"Beni düğün evine çağırıyor, memleket yas evi"
"Manisa'da AK Parti milletvekilleri davet eder, kızının düğününde nikah şahidi olmuşumdur."
"Ama Yusuf Tekin öyle bir adam değil yani. Utanırım, şeyden utanırım... Nevin'le Nehir'den utanırım, MESEM'de ölen çocuklardan utanırım."
"Yusuf Tekin'in bu yaptıklarından sonra yani, Yusuf Tekin az uzak dursun bizden."
Özgür Özel, Cemil Tugay hakkında:
Manisa'da yüzde 60, Denizli'de yüzde 60 oy aldığımız bir dönemde İzmir'de yüzde 48 oy alıyorsak seçmen bize bir mesaj veriyordu. İzmir'de yüzde 48'le kazandığımız seçimde bile böyle bir rüzgâr vardı. Dolayısıyla en mükemmel adayı bulamadığımız ya da İzmir'in öfkesini yeterince dindiremediğimiz ortada.
Biz Manisa'da yüzde 18 oy aldığımız gün İzmir'de yüzde 60 oy alıyorduk. Manisa yüzde 60 alırken İzmir yüzde 48 alır mı? Burada topyekûn bir yanlışımız var. Hiçbirimizin kendisini kenara ayırmaması lazım.
Tunç Soyer cezaevine düştüğünde de kendisini birkaç kez ziyaret ettim. Bir aydır gidemedim; bu da içime dert oldu. Acaba bundan dolayı mı diye düşündüm. Ancak o günlerde Tunç Soyer'e bir anketten söz ettiğimde, “Benim de başka anketlerim var. Benim anketlerim öyle değil. Ben kesin alıyorum başkanım” dedi. Ben de onun söylediğine inanıyorum.
Bir isim vereyim, şahit olması açısından: Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel. Beni yürekten destekleyen, Selçuk'a belediye başkanı olmasını çok istediğim ve İzmir'in ilk kadın belediye başkanı olmasını arzuladığım bir isimdi.
Onu da ankete koyduk, Cemil Tugay'ı da koyduk. Beş aday adayını ankete dahil ettik. Anket sonucunda küçük bir farkla da olsa Cemil Tugay önde çıktı. Filiz Ceritoğlu Sengel kendi bölgesinde iyiydi ancak Körfez'in diğer taraflarında yeterince tanınmıyordu. Küçük bir ilçenin belediye başkanıydı. Cemil Tugay'ın ismi biraz daha önde çıktı ve biz de kendisini aday gösterdik.
Bugün dönüp baktığımda, “Elim kırılsaydı da göstermeseydim, kafam kırılsaydı” diyorum. Filiz'i aday göstersek de kazanacakmışız. Belki çok daha büyük bir farkla kazanacaktık.
Çünkü o telaşın içinde bazı şeyleri görememişiz. Geçen gün bir arkadaş, Cemil Tugay'ın adaylığına yönelik İzmirlilerin sosyal medya eleştirilerini derlemiş. Baktım, gerçekten dikkat çekici eleştiriler vardı. Türkiye genelinde yüzlerce aday aradığımız, ciddi biçimde yarıştığımız 450 seçim bölgesinin 411'ini kazandığımız bir süreçte hata yapmadık demek doğru olmaz.
Günü geldiğinde İzmir'in belediye başkanını İzmirliler belirleyecek. Yeni Parti'de bütün ilçe başkanlarını üyelerin seçtiği gibi, İzmir'de de etkili bir yöntemle, geniş seçmen katılımıyla aday belirlenebilir. Ekrem Başkan'ın ön seçiminde yaptığımız gibi üyeler bir sandığa, vatandaşlar başka bir sandığa oy atabilir. Hatta “İzmir'in büyükşehir belediye başkan adayını belirlemek istiyorsan gel, Yeni Parti'ye katıl ve ön seçimde oy kullan” diyebiliriz.
Birkaç dosya var. Bunlardan biri de Halk TV ile ilgili bir dosya. Bir de içeride olan değerli bir bürokrat kardeşimizin dosyasıyla kendisini ilişkilendirmişler. Çağırdılar, gösterdiler. ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın ya da içeriye atılacaksın’ dediler.”
Şimdi güya Tayyip Bey İzmir’i kazandı. Bu nedenle Cemil Tugay’ın transfer edilmesi için her şeyi yaptılar. Dosyasına kadar biliyoruz. O işlerin zaman aşımı da olmayacak. Ayrıca neler konuştuğunu, neler yaptığını, neler yazıp çizdiğini de biliyoruz.
Ama bazıları var ki gündemde tutmaya, hakkında konuşmaya değmez. Onu gündeminizde tutup söz söyledikçe ona… İzmir’e gittim, gördüm; paspas olmuş, izmarit olmuş, perişan olmuş.
O yüzden genel seçime kadar beklesin. Bakalım genel seçimden sonra ne olacak, ne bitecek. Bizim iktidar olacağımız konusunda bir şüphemiz yok. Ümit ediyorum ki onu dokunulmazlıkla milletvekilliğine falan kaçırmazlar. Ondan sonrasını hep birlikte göreceğiz.
Özgür Özel, Mustafa Sarıgül hakkında:
Sayın Sarıgül, YENİ Parti'nin 91 kurucusundan biri. Murat Ağırel, bu kez bir haberi yapmama suçundan içeri atıldı. Bunlar artık karamizah konusu olabilecek şeyler. Orada birçok bilgi havada uçuşuyor. Soruşturmada gizlilik var, savcılıklardan ifade tutanakları servis ediliyor, basına geçiliyor ve bunun üzerinden konuşuluyor. Bir gerçeği mi konuşuyoruz, bir manipülasyonu mu konuşuyoruz, bilmiyoruz. Bu ihtiyat payını koymam lazım.
Gizlilik kararı olan iki soruşturma var, bir tanesi Sarıgül, ifadeler havada uçuşuyor. Bir tanesi fon meselesi. Fon meselesinde 100'e yakın tutuklu var, bir tane ifade tutanağı yok. Oradaki gizliliğin ihlali AK Parti'yi yakıyor, buradaki gizliliğin ihlali YENİ Parti'yi tartıştırıyor. Bu şartlar altında esasen gerçek ortaya çıkana kadar ne yapsanız birinin manipülasyonuna gelebilirsiniz. Gizlilik kalksa, ifade tutanaklarını görsem, neyse gereği onu yaparım. Haksız yere bir iş yapmak olmaz.
Pazartesi günü kendisini davet ettim, odamda oturduk, konuştuk. Bu meselenin hem kendisini tartıştırdığını, hem partiye zarar verdiğini ama bir disiplin işlemi uygulamak için delile ihtiyacımız olduğunu, kendisinin bunu değerlendirmesi gerektiğini ifade etmiştim. Kendisi partimize başvurarak, 'üyeliğimi askıya alın' dedi. Siyasi Partiler Kanunu'nda üyeliği askıya almak diye bir şey yok. O, istifa olarak değerlendiriliyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bugün bildirimi yaptık, üyeliği bitti, partimizle bir bağı yok. O soruşturmadaki gizlilik ortadan kalkıp gerçekler ortaya çıkınca esas olarak bir şeyler söylenebilir.
Özgür Özel:
"Mustafa Sarıgül bana büyük bir kumpasa, büyük bir haksızlığa uğradığını söyledi. Kendisi bunların tamamen iftira olduğunu, büyük bir haksızlığa uğradığını son derece dramatik bir şekilde, gözyaşlarına hakim olamayarak anlattı.
Gerçekten ben de içinde bulunduğu durumu gördüm. Zor bir durum. Haklıyı haksızı, gerçeği duymadan veya gerçek ifadeleri görmeden bir şey diyemeyiz."








