nazo🌼 (@editli_) header
nazo🌼 (@editli_) profile picture

🇹🇷

Joined April 2024
Photo by nazo🌼 (@editli_)Photo by nazo🌼 (@editli_)Photo by nazo🌼 (@editli_)Photo by nazo🌼 (@editli_)Photo by nazo🌼 (@editli_)Photo by nazo🌼 (@editli_)
+benden sana ne? -sana ne bana ne kısmını geçtiğimizi düşünüyorum... #altıüstüistanbul #emnaz
6
87
1
1,264
41,715
günaydın dın dın
3
55
samsun'umun robotu bile gergin
🔴Türkiye'nin nüfusa kayıtlı ilk insansı robotu olan CANİKMAN, İstiklal Caddesi'nde vatandaşlarla şakalaştı ve dans etti
3
158
full ilk sezon sahnelerinin olduğu fragman yapmışlar o ödülü almama ihtimalleri: yok
19
353
🎥 | O International Emmy Awards divulgou o trailer oficial de #UzakŞehir, apresentado à edição deste ano da premiação. A série concorre na categoria “Melhor Telenovela” e os vencedores serão anunciados no dia 23 de Novembro! 🌟
66
406
319
2,118
259,091
nazo🌼 retweeted
dünyanın en iyi dizisinin emmy'e gidecek tanıtımı gelmiş.. o ödülü alıp geleceksin ya🧿
5
112
5
1,329
21,430
kendisini vuran sadakate bile yapmadığı iyilik kalmayan alya bu sahnede hiçbir şey yapmayıp bırakın ölsün dese karakterine absürt duracağını hepiniz biliyorsunuz ama bu sahne de zerrinin alya'ya neden böyle davrandığını açıklamıyor malsf
This Post is from an account that no longer exists. Learn more
4
1
60
1,977
ayrıca zerrin de kendisine onca şey yaşatan demiri "o sadece bir zavallı" diyerek kurtardı onu anlayabiliyorsanız bunu da gayet anlayabilirsiniz yani
1
1
12
258
nazo🌼 retweeted
yandım ama dünyaya turp gibi döndüm
10
94
1,246
naz'ın mutluluğuna kalbimi bıraktım evin kızı olmuş🤏🏻
“Emir de öğrenecek!” 20.⁠ Bölüm 3. Tanıtımı 💥 Altı Üstü İstanbul yeni bölümüyle Pazartesi 20.00’de atv’de! #AltıÜstüİstanbul @atvcomtr
1
1
28
1,173
gülizarın yazdığı senaryoyu bu kadar ciddiye alıp analiz kasanları gördükçe
72 Bölüm - 2. Fragman: Travma Bağı Bu sahne (fotoğrafa bakınız) bir başyapıt. Her yere asmak isteyeceğim bir tablo: kamu binalarına, her eve, her sanat müzesine ve her meydana. Çünkü çoğu zaman fark edilmesi zor olan bir şeyi gözler önüne seriyor: travma bağını. Bu görüntüye dikkatlice bakın. Alya, kar maskesi takan adamlar tarafından tutuluyor. Yerde yatan, Kartal'ın adamları tarafından dövüldükten sonra yüzü darbe izleriyle kaplanmış olan Cihan'a ulaşabilmek için çaresizce çırpınıyor. İlk bakışta sahne oldukça açık görünüyor: maskeli adamlar kötü adamlar, Cihan onların kurbanı ve Alya da sevdiği adama ulaşmaya çalışan çaresiz bir kadın. Ama görünüşlerin ötesine bakın. Altın Çocuk (Golden Child) Cihan, Deniz'in okul çantasına uyuşturucunun yerleştirildiğini kanıtlayan videoyu elinde bulunduran tek kişi. Bu video, Alya'yı uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasından aklayacak ve özgürlüğüne kavuşmasını sağlayacak kanıt. Bir önceki bölümde Alya, videonun bulunduğunu öğrendiğinde büyük bir sevinç yaşamıştı. Ancak Cihan, kaydın yalnızca kendisinde olduğunu söyleyerek videoyu teslim etmesi karşılığında Deniz'in velayetini istedi. Başka bir deyişle, Alya'yı kendisinden kurtaracak kanıtı elinde tutuyor ve vermiyor. Kelimenin tam anlamıyla, onun özgürlüğünü (fiziksel hapisten kurtulmasını), kendi psikolojik hapishanesine (Cihan'ın hapishanesine) mahkûm olması karşılığında istiyor. Yani özgürlüğünü, hapsedilmesi karşılığında. Kartal'ın adamları, Alya'nın serbest bırakılabilmesi için bu videoyu ele geçirmeye çalışıyor. Oysa onu gerçekte hapiste tutan kişi Cihan. Cihan'a uygulanan fiziksel şiddet gözle görülür durumda. Alya'nın yaşadığı acı ise görünmüyor. Ancak psikolojik ve duygusal şiddet de bir işkencedir: görünmeyen yaraları gerçektir. Şimdi Cihan'ın ağa yüzüğüne bakın. Bu, tesadüfi bir ayrıntı değil. Kamera özellikle dikkatimizi bu yüzüğe çekiyor. Dizinin başından beri bu yüzük, kontrolün tekrar eden görsel bir hatırlatıcısı. Bize Cihan'ın sözlerinin, mimiklerinin ve sevgi gösterilerinin ötesine bakmamız gerektiğini söylüyor. Davranışları, sözlerinin gizlediği gerçeği ortaya koyuyor: Cihan kontrolü nasıl uygulayacağını biliyor, ancak sağlıklı bir şekilde nasıl sevileceğini bilmiyor. Şimdi bu sahneyi farklı bir şekilde hayal etmenizi istiyorum. Alya'nın hâlâ o maskeli adamlar tarafından tutulduğunu, ancak yüzünün şişmiş ve morarmış olduğunu düşünün. Bir gözü morarmış ve kapanmış, burnu kırılmış, vücudunun her tarafı morluklarla kaplanmış, kaburgaları kırılmış, dizi yaralanmış ve bacağında hâlâ kanayan derin bir bıçak yarası var. Üstelik bütün bu yaraların, çaresizce ulaşmaya çalıştığı adam tarafından açıldığını hayal edin. Alya'nın maskeli adamlara, kendisine şiddet uygulayan adama zarar vermemeleri için yalvardığını düşünün. Sonra adamlar onu serbest bıraktığında, hemen ona doğru koştuğunu ve şefkatle yanına diz çöktüğünü hayal edin. Ne düşünürdünüz? Gerçek sahnede Alya, Cihan tarafından fiziksel şiddete maruz kalmış değil. Bu yaralar, dizinin görünmez bıraktığı şeyi görünür kılmak için kullandığım hayalî bir anlatım: Alya'nın ilk sezondan bu yana maruz kaldığı, şimdi ise Cihan'ın zorlaması, manipülasyonu ve kontrolüyle daha da ağırlaşan psikolojik ve duygusal istismar. Ortaya çıkan paradoks çarpıcı. Maskeli adamlar, Alya'nın sevdiği adama ulaşmasını engelliyor gibi görünüyorlar. Oysa onu özgürlüğüne kavuşturacak kanıtı ele geçirmeye çalışıyorlar. Onu serbest bıraktıklarında ise Alya, psikolojik olarak kendisini hapiste tutan kişiye doğru koşuyor. Fiziksel olarak hücrenin dışında, ama psikolojik olarak yeniden hücresine dönüyor. Cihan'a ulaşmak için duyduğu bu çaresiz ihtiyaç, yalnızca sevginin bir ifadesi değil. Psikolojik bağımlılığı ortaya koyuyor: kendisine zarar veren kişiye geri dönmek için duyduğu, bir sonraki dozu çaresizce arayan bir bağımlının ihtiyacına benzeyen karşı konulmaz arzu. Bağımlılıkla yapılan karşılaştırma tam da bu noktada anlam kazanıyor. Mağdur, uzaklaşması gereken kişiye karşı ezici bir ihtiyaç hissedebiliyor. İşte bu, "travma bağı"dır: İstismar, kötü muamele, değersizleştirme, manipülasyon ve kontrolün; görünürdeki sevgi, yakınlık ve barışma dönemleriyle dönüşümlü olarak yaşandığı bir ilişkide, mağdur ile kendisine istismar uygulayan kişi arasında gelişen güçlü bir duygusal bağ ve psikolojik bağımlılıktır. -Bu bağı sürdüren mekanizmalardan biri "aralıklı pekiştirme"dir (intermittent reinforcement). İstismarcı kişi sevgiyi ve ilgiyi; reddetme, değersizleştirme, terk etme ve acı çektirmeyle dönüşümlü olarak kullanır. Mağdur, sürekli bir duygu iniş çıkışı içinde kalır; bir sonraki sevgi anını bekler ve tanıdığını sandığı kişiyi yeniden görebilmeyi umar. Aralıklı pekiştirmenin açık bir örneği, 70. bölümde bardakların düşüp kırıldığı sahnedir. Cihan, Alya'ya yardım etmek veya ona en ufak bir empati göstermek için hiçbir çaba harcamaz. Aksine, ortalığı kendisinin temizlemesini söyler ve oradan uzaklaşır. Oysa yalnızca bir gün sonra, 71. bölümde nar sepeti yere düştüğünde ve Alya narlari toplamak için eğildiğinde Cihan hemen yardımına koşar. Soğukluk ve kayıtsızlık, görünürdeki nezaket ve ilgiyle dönüşümlü olarak yaşanır. Reddedilme ile şefkatli görünen davranışlar arasındaki bu değişim, Alya'yı duygusal açıdan sürekli dengesiz tutar. Arada bir gösterilen şefkat anları, özellikle acımasız davranışların ardından geldiği için çok daha etkili hâle gelir: Alya, onun o şefkatli hâlini yeniden görebilmeyi umut ederek bekler. Bu bağımlılığı pekiştiren başka manipülatif dinamikler de var. -Üçgenleme (Triangulation): Kıskançlık, güvensizlik ve rekabet yaratmak, mağduru duygusal açıdan istikrarsız tutmak amacıyla başka kadınları veya üçüncü kişileri devreye sokmak. Cihan önce Meryem'i, şimdi de Alya'yı psikolojik olarak kendisine bağlı tutmak için Birfen'i kullanıyor. -Mağdur rolüne bürünme (Victimhood): İlişkide kendisini en çok incinmiş, yanlış anlaşılmış, hassas veya fedakâr kişi olarak sunmak. Böylece dikkat, istismarcının davranışlarından uzaklaştırılarak onun sözde yaşadığı acılara yöneltilir. Sonuçta mağdur, kendisine zarar veren kişiye acımaya başlar. Bunun pek çok örneğinden biri, Cihan'ın narları yerden toplaması için Alya'ya yardım etmek istiyormuş gibi davranması ve Alya yardımı reddettiğinde üzgün bir yüz ifadesine bürünmesidir (mağdur rolü). -Uydurulmuş trajik hikâyeler: Mağdur uzaklaşmaya veya maruz kaldığı istismarı fark etmeye başladığında, istismarcı şefkat ve suçluluk duygularını harekete geçirmek için dramatik hikâyeler ortaya atar: çocuklukta yaşanan işkenceler, hayatını kaybetmiş bir sevilen kişi veya ölümcül kanser hastası olan yakın bir arkadaş. Böylece mağdurun dikkati, istismarcıyı teselli etmeye yönlendirilir: "Zavallı, yaşadıkların için çok üzgünüm." Bu hikâyeler tamamen uydurulmuş veya çarpıtılmış olsun, amaçları mağduru yeniden bakım veren ve teselli eden kişi rolüne çekmektir. -Kurgulanmış veya sahte krizler (Staged or fabricated crises): Diğer kişide korku, endişe, sempati veya suçluluk duygusu yaratmak ve onu yeniden ilişkiye çekmek amacıyla bilerek sahte bir acil durum yaratmak ya da hasta veya tehlikede olduğunu ileri sürmek. Cihan bu yöntemi daha önce kullandı: Kendi kaçırılma olayını kurguladı ve hasta numarası yaptı. İyi niyetle hareket eden Alya, onun rahatsızlığının Deniz'in odasını dekore etmek için kullandığı boyaya maruz kalmasından kaynaklandığına inandı. Bunlar yalnızca sözlü olarak anlatılan trajik hikâyeler değil, karşı tarafta duygusal bir tepki yaratmak amacıyla bilinçli olarak sahnelenen durumlardır. -Sahte gelecek vaatleri (Future faking): Mağduru duygusal olarak ilişkiye bağlı tutmak için ortak bir gelecek hakkında vaatlerde bulunmak. "Seni her zaman seveceğim." "Hayatımın kadınısın." "Senin gibisini hiç tanımadım." "Sana sahip çıkacağım." "Her zaman benim önceliğim olacaksın." "Geleceğimi seninle kurmak istiyorum." Bu vaatler umut yaratır, ancak istismarcının davranışları bambaşka bir hikâye anlatır. Cihan bütün bu manipülasyon tekniklerini kullandı ve ben bunları daha önceki paylaşımlarımda zaten ele aldım. Üstelik Cihan, Alya'ya kendisiyle hayatın kolay olmayacağını, her şeyin güllük gülistanlık geçmeyeceğini, ama onu sevdiğini ve onunla birlikte olmak istediğini söyledi. Kendini, Alya'yı hayatında isteyen biri olarak sunuyor. Oysa davranışları gerçek önceliklerinin nerede olduğunu gösteriyor: kendisi, Sadakat ve her şeyden önce Alya üzerindeki kontrolü. Alya'nın her zaman ilk sırada olacağına söz veriyor, ama onun için ilk sırada olan şey kontroldür. Sözleri sevgiyi vaat ediyor; davranışları ise kontrolü uyguluyor. Bu hikâyenin kuşaklar arası bir boyutu da var. Cihan, kendi istismarcısı olan Sadakat'ten gördüğü kontrol modelini içselleştirmiş durumda. Aynı işlevsiz ilişki kalıbını Alya ile olan ilişkisinde yeniden üretiyor. Sevgiyi kontrolle bağdaştırmayı öğrenmiş olan Cihan, şimdi sevdiğini iddia ettiği kadın üzerinde kontrol kuruyor. Üstelik bu dinamik, bir erkeğin kadına istismar uyguladığı ilişkilerle sınırlı değil. İstismarcı bir kadın, mağdur ise bir erkek olabilir. Travma bağı ve psikolojik bağımlılık cinsiyete bağlı değildir. Bu nedenle bu görüntüye baktığınızda yalnızca görünen yaralarda takılıp kalmayın. Cihan'ın morarmış yüzünün Alya'nın yaşadığı acıyı gölgede bırakmasına izin vermeyin. Ve Alya'nın ona ulaşmak için duyduğu çaresiz ihtiyacı sağlıklı bir sevginin kanıtı olarak görmeyin. Yerde yatan adamın yaraları gözle görülüyor. Ona ulaşmak için çırpınan kadın ise psikolojik olarak hapsedilmiş durumda. Bu sahnedeki kötü adam Kartal değil. Alya'yı özgürlüğüne kavuşturacak kanıtı elinde tutan ve bunu onu kontrol etmek, kendi hapishanesinde tutmak için kullanmayı seçen Cihan'dır. İşte bu nedenle, bu tür bir ilişkinin içinde sıkışıp kalan bir partner, yaşanan dinamikleri fark etmekte ve ilişkiden uzaklaşmakta zorlanır. Dışarıdan bakan ve bu tür bir istismarı hiç yaşamamış insanlar çoğu zaman mağduru yargılar: "Neden kaldın? Neden daha önce ayrılmadın? Neler olduğunu fark etmedin mi? Madem kaldın, o hâlde bunu kabul etmiş olmalısın." Hatta bazıları yaşadıkları şeylerden dolayı mağduru suçlamaya kadar gider. Oysa bu dinamikleri anlamak o kadar basit değildir. Bir mağdurun istismarcı bir ilişkide kalması, acı çekmek istediği veya neler olup bittiğini göremediği anlamına gelmez. Akılcı düşüncenin ötesine geçen bir durum vardır: psikolojik bağımlılık. Travma bağı o kadar güçlüdür ki kişi, kendisine zarar veren partnere geri dönmek zorunda hisseder. İlişkiden ayrılmanın bu kadar zor olmasının nedeni tam olarak budur. Dinamikleri anlamak yerine mağduru yargılamak ise yalnızca yaşadığı acıyı daha da artırır. #UzakŞehir #CihAl #travmabağı #narsisizm #traumabonding #narcissism
1
40
1,019
alyanın yardım etmediğini iddia edenler bi dönsün önce zerrinin annesi, abisi ve şu an gücüne sığındığı babası onun için ne yapmış diye sorgulasın. kendi ailesi iskelet gibi dururken yine alyanın sesi çıkıyordu kadın elinden geleni yapıyor elini de istiyorsunuz
2
4
90
2,394
aynı yaşta olmalarına rağmen gerçekten amca yeğen gibi hissettiriyorlardı benim için dizinin en iyi dinamiğidir alpyas
İlyas amcam dayanamaz bilmiyor musun?
4
6
116
3,558
sinemin hatırlatma çabasına ve ozanın algılayış anına her seferinde kopuyorum hahasjajdjhska
3
10
1
582
45,633
o artık ali cabbar🥀
1
1
27
922
cr: okanmermervip
139
şuna bak nasıl zoruna gitmiş hahaxjahjdja HELAL OLSUN DERİZ
Partnerinin oyunculuğuna laf edip dalga geçebilecek kalibrede misin sen :)… ellerine sağlık bi engel de benden djdj
14
1,557
nazo🌼 retweeted
Zor bela
4
15
2
195
5,552
nazo🌼 retweeted
sen orda yoksun
16
151
2
1,526
28,296
sonuna dalak böbrek bıraktım ÇOK İYİ HAHAHXJHQJSHSJXHKA
sektör kırılırken onların mesai
1
102
10,448
ÖLÜYOM HAHAXJHAKQJİXHDDJCHAKK
arkadaki kraliçeye nerden ulaşabiliriz
1
87
3,943