
Ex-Beijing resident. Now in Ankara. MA Candidate in Asian Studies at @asiaboun | Author of "Bir Virgül Dört" @remzi_kitabevi https://teapawt.org/t.co/aYFc65Fnse
Ankara, Türkiye
Joined September 2009
- Tweets10.2K
- Following1K
- Followers4.3K
- Likes4.1K
Pinned Tweet
“Bir Virgül Dört” çıktı, şimdi okurunu bekliyor.
Çin’deki yaşantımdan, seyahatlerimden, sohbetlerimden, Çin üzerine okumalarımdan süzülüp gelen bir kitap bu.
Bu kitap, “İşte gerçek Çin bu” demektense, bu ülkeye ve halkına dair sahici bir merak uyandırma amacı taşıyor.
Kitabı en başından beri sahiplenen ve sizlere ulaşmasını sağlayan @remzi_kitabevi’ne teşekkürler!
Sipariş için:
trendyol.com/pd/remzi-kitabe…
📌 Okunacak tüm kitaplar bir kenara! Kapak da kapakmış ama.
#NewPublication
A Life Lived like a Storm
Enver Pasha and the End of the Ottoman World
Michael A. Reynolds, Princeton University Press, 2027
Preview, Front Matter, Introduction ⬇️
press.princeton.edu/books/ha…
press.princeton.edu/books/ha…
Bu görsel, Çin siyasetinde medyanın yalnızca haber aktaran bir kurum değil, aynı zamanda siyasal birlik ve otoriteyi görünür kılan bir araç olduğunu gösteren çarpıcı bir örnek. En son @gsu_upk için yaptığım sunumda tam da bunun üzerinde durmuştum. "Pekinoloji" dediğimiz şey işte tam da bu mizanpajı okumak!
Görselde Renmin Ribao (人民日报), Guangming Ribao (光明日报), Jingji Ribao (经济日报), China Youth Daily (中国青年报) ve çeşitli yerel gazetelerin neredeyse aynı manşet düzeniyle yayımlandığını görüyoruz. Hepsinin merkezinde Çin Komünist Partisi 20. Merkez Komitesi'nin 5. Genel Kurul Toplantısı ve Xi Jinping'in konuşması var.
Bunu yalnızca gazetelerin aynı önemli habere yer vermesi olarak okumak eksik kalır. Burada haber gündeminin, siyasal önceliklerin ve görsel temsilin eşgüdümü söz konusu.
Çin siyaseti açısından belli anlamların altı çizilebilir: Öncelikle elbette merkezî otoritenin görünür kılınması söz konusu. Gazetelerin aynı manşetlerle çıkması aynı zamanda siyasi birlik görüntüsü verir. Burada yerel gazetelerin de aynı manşeti taşıması özellikle anlamlı. Yerel medya, kendi bölgelerindeki gelişmeler yerine merkezî parti toplantısını ilk sıraya koyarak siyasal hiyerarşinin altını çiziyor.
Şunu da ekleyeyim: Bu yalnızca bir mizanpaj meselesi değil. 2025'te yayımlanan, 11 milyonun üzerinde gazete yazısını inceleyen bir araştırma, parti gazetelerinin ön sayfalarında merkezî kaynaklardan alınan standartlaştırılmış içerik oranının 2012–2021 arasında yaklaşık %7'den %20'ye yükseldiğini ortaya koyuyor. Şuradan incelenebilir: sccei.fsi.stanford.edu/china…
Çin'in siyasi metinlerine bakıldığında giderek daha kasvetli bir dünya tasvir edildiğini görüyoruz.
Xi Jinping geçen hafta Uzun Yürüyüş'ün 90. yıldönümü nedeniyle yaptığı konuşmada, Çin halkını yine “şiddetli rüzgârlara, sert dalgalara, azgın fırtınalara” hazırlanmaya çağırıyor.
Bir Virgül Dört'te de üzerinde durmuştum; Çin'de refah, kalkınma ve ulusal güçlenme vaatlerine bitmek bilmeyen bir mücadele (斗争) çağrısı eşlik ediyor.
Bu söylemi, dün sona eren ÇKP 5. Genel Kurulu'nun siyasi sadakat, disiplin ve partinin kendi kendini arındırması (自我革命) vurgusuyla birlikte okumak gerekiyor.
Formül şu: Dışarıda fırtınalara hazırlık, içeride daha sıkı disiplin ve merkezi otorite etrafında kenetlenme. Ben buna "direksiyonu sıkı tutmak" diyorum.
Genel kurulun, mutlak sadakat çağrısıyla birlikte çok sayıda üst düzey sivil ve askerî yetkilinin disiplin cezalarını onaylaması önemli.
Şu da dikkate değer: Uzun Yürüyüş artık yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferin hatırası değil, bugünkü yönetim anlayışını meşrulaştıran sürekli bir seferberlik metaforu.
Uzun Yürüyüş 90. Yıldönümü Anma Konuşması:
news.cn/politics/leaders/202…
Çin Komünist Partisi 20. Merkez Komitesi 5. Genel Kurul Toplantısı Bildirisi: news.cn/politics/leaders/202…
20. Parti Kongresi’nde seçilen 205 asil ve 171 yedek Merkez Komite üyesinden son toplantıya yalnızca 162 asil ve 117 yedek üye katıldı. Başlangıç kadrosunun yaklaşık yüzde 74'ü toplantıya katılım sağladı.
Bu, Kültür Devrimi’nden bu yana en düşük oran.
Son dönemde parti içi tasfiyelerin tarihsel ölçeğini anlamak açısından çarpıcı bir karşılaştırma. Diğer yandan Merkez Komite'nin boşalan üyelikleri de henüz tamamen doldurulmuş değil.
20. Merkez Komitenin 5. Genel Kurulu dün Pekin'de başladı. Gözler personel kararlarında ve kuruldan çıkabilecek kararlarda olsa da bu dönemde üretilen metinlerin satır aralarına da bakmakta fayda var.
Çin Komünist Partisi Merkez Disiplin Denetleme Komisyonu’nun (CCDI) yayımladığı yeni makale, Xi Jinping döneminin siyasi mantığını anlamak açısından dikkat çekici.
Metin, on yıl aradan sonra ÇKP Merkez Komitesi’nin bir genel kurulunda yeniden kapsamlı ve sıkı parti yönetiminin (全面从严治党) ele alınmasını tarihsel bir dönüm noktası olarak sunuyor. Anlatının merkezinde ise Xi Jinping’in liderlik konumunu ve düşüncesinin belirleyiciliğini kurumsallaştıran “İki Tesis” (两个确立) ilkesi bulunuyor.
Partinin “kendi kendini devrimleştirmesi” (自我革命), yolsuzlukla mücadele, ideolojik disiplin ve örgütsel reformlar üzerinden tanımlanıyor. Ancak bu süreç aynı zamanda siyasi otoritenin merkezileşmesi ve parti içi sadakatin güçlendirilmesi anlamına geliyor.
Metnin dikkat çekici yönlerinden biri de Çin’deki yönetim kapasitesinin Batı demokrasilerindeki kutuplaşma ve kurumsal tıkanıklıklarla karşılaştırılması. Tabii bu oldukça seçici bir karşılaştırma. Batı’nın sorunları öne çıkarılırken Çin sisteminin kendi çelişkileri tartışma dışında.
Daha da önemlisi, metin dünyanın siyasi partilerinin uzun süredir çözemediği sorunlara ÇKP’nin bir “Çin çözümü” (中国方案) sunduğunu ileri sürüyor.
Bu, Çin’in artık yalnızca kendi siyasi modelini savunmadığını, onu başka ülkeler için de örnek olarak konumlandırdığını gösteriyor.
Bu yazı, ÇKP’nin kendi iktidarını nasıl anlamlandırdığını ve bu siyasi anlatıyı nasıl evrensel bir iddiaya dönüştürdüğünü göstermesi açısından okunmalı.
ccdi.gov.cn/toutiaon/202610/…
📌 Gözden kaçmasın
Here is a review article featuring my book “The Once and Future World Order,” by leading Chinese IR scholar Shiping Tang.
Calling the book “A tour de horizon with a staggering amount
of learning…deeply historical and reflective,” Tang goes on to show how the book dismantles Western-centric views about world order when seen from long-term history.
Every civilization has ordering ideas and mechanisms, the Western-centric order has been an anomaly rather than universal or ageless, and that civilizations have for the most part learnt to live with each other than clash (contra Huntington’s “clash of civilizations”)
The essay appears in International Studies Review, published by the International Studies Association, the largest & most important global scholarly association in international affairs:
I quote key points:
‘First, every civilization
desires order, and every order is rule-based.
Second, every civilization has practiced with order-constructing, and many possessed “cosmopolitan imaginaries.”
Third, despite ups-and-downs, every civilization has an order for a fairly long period of time. Thus, the West-centric order since 1500 has never been unique, and its global domination has been an exception.
Fourth, each civilization has, modified their ideas,
despite retaining some core ideas and practices as situations change. This willingness and their successes and capacity to adapt has underpinned their successes and resilience.
Fifth, for the most part, civilizations have lived with and learnt from each other, even when it comes to constructing order.’
Tang,Shiping.(2026)
“International Orders beyond the West and
Liberal Cosmopolitanism,”
International Studies Review.
academic.oup.com/isr/article…
Mbappé ortalığı fena karıştırmış görünüyor.
Çin Halk Cumhuriyeti'nden 100 milyon avroluk gelir elden eden LaLiga'dan hızlı bir özür gelmiş. LaLiga başkanı @Tebasjavier da Çin'in Madrid Büyükelçisiyle görüştüğünü bildiriyor.
Çin'den Guangming Daily şöyle yazmış: 不容侮辱中国已故伟大领袖!吃中国饭,砸中国锅?姆巴佩,不配!
Anlamı: “Çin’in merhum liderine hakaret edilmesine asla izin verilemez! Çin’in ekmeğini yiyip Çin’in çanağını mı kırıyorsun? Buna hakkın yok Mbappé!”
Devlet televizyonu CCTV, La Liga maçlarının ve Mbappé'nin yer aldığı reklamların yayınını tamamen durdurdu.
Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar, sanal medya platformu Sina Weibo'daki Mbappé ile ilgili içeriklerini kaldırdı.
Dikkatlerin Mbappé'ye kayması borsa çöküşünü bir nebze örtbas etmek için bir anlamda iyi oldu; Çin anakarasındaki hisse senetleri Salı günü geniş çaplı bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı.
Mbappé bu kez rakip savunmayı değil, Çin diplomasisini harekete geçirdi. Pozisyonun VAR incelemesi epey uzun süreceğe benziyor...
LALIGA lamenta profundamente la ofensa que los recientes comentarios de Kylian Mbappé han causado entre los aficionados chinos. Estos comentarios fueron realizados a título personal y no representan a LALIGA. En la medida de nuestra responsabilidad institucional, pedimos disculpas en nombre de LALIGA y de todos sus clubes.
El fútbol español defiende el respeto, la convivencia y la unión entre personas de todas las culturas. Trasladamos nuestro respeto a China, a sus instituciones y a su pueblo, y valoramos profundamente el apoyo de los millones de aficionados que nos siguen cada semana. Reafirmamos nuestro compromiso con una relación construida durante años.
Estamos trabajando con nuestros socios e interlocutores institucionales en China para abordar esta situación. Asimismo, pondremos en marcha, en colaboración con los clubes y los jugadores, un protocolo de sensibilización y comunicación que promueva el respeto a las distintas culturas y contribuya a prevenir situaciones similares.
Readers added context they thought people might want to know
Contexto importante: Mao Zedong fue efectivamente un dictador.
es.wikipedia.org/wiki/Mao_Zedong
Mekanların genel görünümü bir toplumun genel ruh halini de yansıtıyor aslında.
Ankara’da sıklıkla gittiğim kafelerden birinin önü. Üstte mekanın mevcut hali, gelişigüzel doldurulmuş bir asfalt, artık çöpten bile kabul edilmeyen sigara izmaritleri..
Alttaysa asgari bir estetik gözetilerek yapılmış küçük bir dokunuş. Şu kadarını hak ediyor olduğumuzu düşünüyorum..
🤖 Made with AI
Eileen Gu Çin’de Vogue çekimleri ile resmî temaslar arasında küçük bir “dress code” kazası yaşamış gibi. :)
Çinli-Amerikalı kayak yıldızı Eileen Gu, Suzhou Parti Sekreteri Fan Bo ile bu kıyafetle görüşmüş. Aynı gün Vogue China'nın bir etkinliğine katılıyor.
Ortaya parti protokolüyle moda dünyasının neredeyse parodik bir karşılaşması çıkıyor. 😊
Görüşme ne Eileen Gu’nun sosyal medyasında ne de Suzhou yönetiminin hesaplarında paylaşıldı.
20. Merkez Komitenin 5. Genel Kurulu dün Pekin'de başladı. Gözler personel kararlarında ve kuruldan çıkabilecek kararlarda olsa da bu dönemde üretilen metinlerin satır aralarına da bakmakta fayda var.
Çin Komünist Partisi Merkez Disiplin Denetleme Komisyonu’nun (CCDI) yayımladığı yeni makale, Xi Jinping döneminin siyasi mantığını anlamak açısından dikkat çekici.
Metin, on yıl aradan sonra ÇKP Merkez Komitesi’nin bir genel kurulunda yeniden kapsamlı ve sıkı parti yönetiminin (全面从严治党) ele alınmasını tarihsel bir dönüm noktası olarak sunuyor. Anlatının merkezinde ise Xi Jinping’in liderlik konumunu ve düşüncesinin belirleyiciliğini kurumsallaştıran “İki Tesis” (两个确立) ilkesi bulunuyor.
Partinin “kendi kendini devrimleştirmesi” (自我革命), yolsuzlukla mücadele, ideolojik disiplin ve örgütsel reformlar üzerinden tanımlanıyor. Ancak bu süreç aynı zamanda siyasi otoritenin merkezileşmesi ve parti içi sadakatin güçlendirilmesi anlamına geliyor.
Metnin dikkat çekici yönlerinden biri de Çin’deki yönetim kapasitesinin Batı demokrasilerindeki kutuplaşma ve kurumsal tıkanıklıklarla karşılaştırılması. Tabii bu oldukça seçici bir karşılaştırma. Batı’nın sorunları öne çıkarılırken Çin sisteminin kendi çelişkileri tartışma dışında.
Daha da önemlisi, metin dünyanın siyasi partilerinin uzun süredir çözemediği sorunlara ÇKP’nin bir “Çin çözümü” (中国方案) sunduğunu ileri sürüyor.
Bu, Çin’in artık yalnızca kendi siyasi modelini savunmadığını, onu başka ülkeler için de örnek olarak konumlandırdığını gösteriyor.
Bu yazı, ÇKP’nin kendi iktidarını nasıl anlamlandırdığını ve bu siyasi anlatıyı nasıl evrensel bir iddiaya dönüştürdüğünü göstermesi açısından okunmalı.
ccdi.gov.cn/toutiaon/202610/…
Hep yazacak değiliz, bu kez müzikal bir projeyi ilginize sunuyorum: "Atlas of Echoes"
Farklı coğrafyaların seslerini, şehirlerin izlerini, dostlarımı ve hatıraları müzikle buluşturmaya çalıştığım bir proje.
Bağlama melodileri benden, gerisi çeşitli yapay zekâ araçlarından..
youtube.com/@atlasofecho/vid…
🤖 Made with AI
Yer Pera Palas Aynalı Salon, tarih 1923, bir tarafta Ziya Gökalp, diğer tarafta Liang Qichao.
İki isim de farklı tarihsel koşullarda benzer meselelere kafa yordu. Bu iki ismi, kurgusal bir düzlemde ama temel metinlerine sadık kalarak bir araya getirdim..
emredem.substack.com/p/mille…
🤖 Made with AI
TRT’nin efsane iftar duasında geçen bir ifade vardı: “Her türlü güçlüğe karşı dayanma gücü ver.” 🤲
Dünyanın içinden geçtiği jeopolitik türbülans bana sık sık bu cümleyi hatırlatıyor.
Dayanma gücü hem maddi ham manevi boyutu olan bir şey. İnsan bedeninin sağlıklı kalması nasıl iyi beslenmeye, düzenli egzersize ve güçlü bir bağışıklık sistemine bağlıysa, devletlerin de bir tür kondisyonu var.
Enerjide, gıdada, teknolojide ve finansmanda dış şoklara ne kadar dayanıklısınız? Üretim kapasiteniz, kurumsal yapınız ve toplumsal dayanışmanız ne kadar güçlü? Krizlerin maliyetini ne kadar süre taşıyabilirsiniz?
Önümüzdeki dönemde jeopolitik rekabetin belirleyici unsurlarından biri dayanıklılık olacak.
Michael Pettis çok güzel analiz etmiş:
Çin, ABD ve Avrupa karşısında arzı kısıtlama, ABD ve Avrupa ise Çin mallarına yönelik talebi sınırlama gücüne sahip.
Arz kısıtlamaları karşı tarafa hemen zarar verirken, talep kısıtlamalarının etkisi zamanla ağırlaşıyor.
Dolayısıyla Pettis, kısa vadede Pekin'in, orta vadede ise Washington ve Brüksel'in daha güçlü kozlara sahip olduğunu savunuyor.
Bu durumda taraflar arasındaki geçici bir anlaşma, anlık maliyetleri azaltabilir ve her iki taraf için de ekonomik olarak değerli olabilir, ancak altta yatan sorunu ortadan kaldırmaz.
Taraflar bir süre daha birbirlerinin tahammül gücünü sınamaya devam edecek..
Pettis'e naçizane bir katkım, işin kültürel boyutunu hesaba katmak olabilir: Çincede chīkǔ (吃苦) diye bir kavram var: Kelime anlamıyla “acıyı yemek”, yani zorluklara göğüs germek.
Yani sadece kimin daha güçlü olduğu değil, kimin acıya daha uzun süre dayanabildiği de belirleyici olacak.
michaelpettis858496.substack…
Michael Pettis çok güzel analiz etmiş:
Çin, ABD ve Avrupa karşısında arzı kısıtlama, ABD ve Avrupa ise Çin mallarına yönelik talebi sınırlama gücüne sahip.
Arz kısıtlamaları karşı tarafa hemen zarar verirken, talep kısıtlamalarının etkisi zamanla ağırlaşıyor.
Dolayısıyla Pettis, kısa vadede Pekin'in, orta vadede ise Washington ve Brüksel'in daha güçlü kozlara sahip olduğunu savunuyor.
Bu durumda taraflar arasındaki geçici bir anlaşma, anlık maliyetleri azaltabilir ve her iki taraf için de ekonomik olarak değerli olabilir, ancak altta yatan sorunu ortadan kaldırmaz.
Taraflar bir süre daha birbirlerinin tahammül gücünü sınamaya devam edecek..
Pettis'e naçizane bir katkım, işin kültürel boyutunu hesaba katmak olabilir: Çincede chīkǔ (吃苦) diye bir kavram var: Kelime anlamıyla “acıyı yemek”, yani zorluklara göğüs germek.
Yani sadece kimin daha güçlü olduğu değil, kimin acıya daha uzun süre dayanabildiği de belirleyici olacak.
michaelpettis858496.substack…
Çin’in eylül dış ticaret verileri yine çarpıcı. Ama paradoks tam da bu verilerin arkasında gizli.
Eylülde ihracat yıllık %36,3, ithalat %31 arttı. Aylık ticaret fazlası 133,5 milyar dolarla tarihin en yüksek ikinci seviyesine ulaştı. İlk dokuz ayda biriken fazla 938 milyar dolar.
2026'nın ilk dokuz ayında entegre devre ihracatı değer bazında %99,1 artarken, yalnızca eylül ayında otomobil ihracatı adet bazında %56,3 yükseldi. Çin'in ihracat sepetinde teknoloji yoğun ürünlerin ağırlığı giderek artıyor. Haliyle Çin'in ihracat sepeti değişiyor.
Muhtemelen daha sert korumacı tedbirler gelmeden öne çekilen sevkiyatlar da Eylül performansında etkili.
Şunu da altını çizmeli: Çin'in ABD'ye ihracatı artmasına artıyor ama ABD'nin toplamdaki ağırlığı neredeyse yarıya inmiş. ING'ye göre ABD'nin Çin'in toplam ihracatındaki payı 2018'de %19,2 iken 2026'nın ilk dokuz ayında %10,3'e geriledi. Çin için ASEAN ve Avrupa pazarlarının önemi büyüyor. Yani Çin ABD'ye bağımlılığını azaltırken, küresel erişimini genişletiyor.
Bu gösterişli rakamlar elbete bazı soruları daha yakıcı hale getiriyor: Bu olağanüstü dış ticaret performansı içerideki ekonomik zayıflıkları ne ölçüde telafi ediyor? Büyüyen ticaret fazlası dünyada nasıl tepkiler doğuracak?
Bir yandan Çin açısından rekabet gücü göstergesi olan bu tablo, ticaret ortakları açısından yerli sanayinin karşı karşıya kaldığı baskıyı temsil ediyor. Yani Çin, ticaretteki başarılarıyla çok da yüksek sesle övünemeyecek durumda!
Zaten yapısal sorun tam da burada kendini gösteriyor: Çin'in sanayi kapasitesi, içeride talep yaratma kapasitesinden daha hızlı genişlediğinde Çinli şirketler dış pazarlara daha fazla yöneliyor. Dış talep büyümeyi destekliyor, fakat aynı zamanda Çin'in diğer ülkelerle ticari dengesizliklerini artırıyor. Dışarıdaki güç gösterisi, bir ölçüde içerideki zayıflığın yansıması!
%31'lik toplam ithalat artışı, ilk etapta Çinli tüketicilerin harcamalarının canlandığı şeklinde yorumlanabilecek olsa da ürün gruplarına bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. İthalattaki yükseliş esas olarak teknoloji yatırımlarında yoğunlaşıyor. Ayrıca yarı iletken ithalatındaki büyük artış, teknoloji alanındaki dışa bağımlılığı azaltmak için daha gidilecek çok yol olduğunu gösteriyor.
Çin-AB müzakerelerinde iki farklı 'başarı' hikâyesi var.
Brüksel, Çin'in hibrit araç ihracatının yarıdan fazla azalacağını söylüyor. Pekin ise 2025'teki 302 bin araçlık seviyenin üzerine her yıl belirli bir artış sağlandığını vurguluyor.
AB, gerçekleşmemiş bir büyüme tahminini referans alırken, Çin tarafı fiilî ihracata bakalım diyor.
Dolayısıyla mesele ihracatın yarıya düşmesi değil, gelecekteki büyümenin sınırlandırılması.
İki taraf da aynı uzlaşmayı kendi kamuoyuna siyasi kazanım olarak sunuyor. Gerçek sonucu açıklanmayan kota artış oranları ve uygulama gösterecek.
Galatasaray Üniversitesi Uluslararası Politika Kulübü, nerdeyse bir çalıştay yoğunluğunda iki günlük çok verimli ve zengin bir Çin seminer dizisi hazırladı.
Başta Yiğit Narin ve Ömer Faruk İnce olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşları tebrik ediyorum. @gsu_upk
Ben de Çin medyasında çalışma deneyimimi paylaşma fırsatı buldum. Çin’de devlet medyasının temel organizasyon yapısı, medya organlarının devlet konseyi ve parti organları arasında idari ve editoryal olarak nasıl dağıtıldığı, medya üzerinde ideolojik ve siyasi denetimin nasıl sağlandığı, medyanın temel çalışma prensipleri ve kavramların yanı sıra yarı ticari medya organlarının nasıl araştırmacı gazetecilik örnekleri sunabildikleri gibi başlıklar üzerinde durdum.
Açılış sunumunda kıymetli hocamız @SibelKarabel Çin kültür ve medeniyet tarihinden hareketle bu mirasın günümüzün siyaset dilini nasıl şekillendirdiği üzerinde durdu. @SeriyeSezen hocamız parti organları ve devlet konseyi yapılanmasını tüm detaylarıyla paylaştı. @AltayAtli hocamızın gündeminde Pekin’in dış politikası vardı.
Seminerler bugün yine çok değerli sunumlarla devam ediyor. Ben maalesef Ankara yolcusu..



















