Pinned Tweet
Nasıl başladı / Nasıl devam ediyor
This Post is from an account that no longer exists. Learn more
Türkiyede gençler sol dendiği zaman sosyalizm, marx, üretim araçlarının kamulaştırılması ve daha eşitlikçi bir düzen tartışması görmek yerine türk ulusuna düşman, apocu ve kürt milliyetçisi insanların saldırgan tweetlerini görüyor. Bunu düzeltmekle başlayın.
You’re unable to view this Post because this account owner limits who can view their Posts. Learn more
ErayOzd retweeted
Evet, Ertuğrul Özkök talebi çok fazla geldi. Hemen yazalım bir Ertuğrul Özkök köşe yazısı. Tamamen doğaçlama.
Ertuğrul Özkök
Görüş
BORDEAUX'DA BİR ŞATODA BEYAZ ELDİVENLİ GARSON BANA HANGİ SORUYU SORDU?
Önceki akşam Bordeaux'nun biraz dışında, Saint-Émilion yamaçlarında bir şatodaydım...
Şatonun adını vermeyeceğim. Aile istemedi. Ama Fransa'da adı geçince herkesin sesini bir ton alçalttığı ailelerden biri olduğunu söyleyebilirim.
Dört yüz yıldır aynı bağ... Aynı taş duvarlar... Aynı soyadı...
BU ŞATOYU AKLINIZDA TUTUN
Bu şatoyu bir yerden hatırlıyor olabilirsiniz...
Panama Belgeleri'nde adı geçen offshore şirketlerden birinin tapusu yıllarca bu adreste görünmüş. Ailenin avukatları "idari bir hata" demiş.
Bir de şu var: Şatonun şarap mahzenini Bond filmlerinden birinin çekimi için kiralamışlar. Ev sahibi hâlâ Daniel Craig'in kırdığı bir şişe için tazminat bekliyormuş.
Hangisi daha büyük skandal, karar veremedim...
DAVETİYEYE BU SEFER BAKTIM AMA...
Davetiyede "tenue de soirée" yazıyordu.
Bu sefer davetiyeye baktım. Rahmi Bey'in davetinde yaşadığım "zemheri zürafası" vakasını bir daha yaşamamak için.
Smokinimi giydim.
Kapıdan girdiğimde fark ettim ki herkes keten ceketliydi.
Aristokrasi böyle bir şey işte... Kuralı yazar, kendisi uymaz.
SOLUMDA KİM VARDI, SAĞIMDA KİM VARDI?
Masada solumda Cenevreli bir private banker oturuyordu. Sağımda ise dedesinin dedesi Napolyon'un generali olan bir kontes.
Bankere ne iş yaptığını sordum.
"Paranın sıkılmasını engelliyorum" dedi.
Kontese de aynı soruyu sordum.
"Ben hiç iş yapmadım. Ailemizde bu ayıp sayılır" dedi. Gülüştük.
İkisinin arasında oturan tek çalışan insan bendim.
Aklıma Panama Belgeleri geldi. Kontese sordum, "O tapu meselesi neydi?"
"Hata değil" dedi, "vergi planlaması. Biz buna Fransızca'da sanat diyoruz."
KANEPEDE NE VARDI, SIKI DURUN!
İlk kanepe geldi. Üzerinde siyah bir şey... Havyar sandım.
Değilmiş.
Ağustos ayında Périgord'da toplanan beyaz trüf, kırk sekiz saat Sauternes'de bekletilmiş. Altında bıldırcın yumurtası. Üstünde altın yarak.
Garson beyaz eldivenleriyle önüme koyarken sordu:
"Monsieur, bunu tek lokmada mı almayı tercih edersiniz, yoksa iki?"
Hayatımda bana bu kadar felsefi bir soru sorulmamıştı.
Tek lokmada aldım. Türk'üz sonuçta. Garsonun yüzünde hınzır bir gülüş belirdi.
ŞARAP 1961 MİYDİ, 1945 Mİ?
Sonra ev sahibi kalktı. Mahzenden kendi elleriyle bir şişe getirdi.
Etiketi göstermedi.
"Tahmin edin" dedi.
Masada bir sessizlik oldu. Cenevreli banker "1982" dedi. Kontes gülümsedi, hiçbir şey söylemedi.
Ben de hemen hesap yaptım. Annem 1961'de evlenmişti. Babam o yıl İzmir'de bir şişe Kavaklıdere'yi büyük bir olay gibi açmıştı.
"1961" dedim.
Ev sahibi bana döndü. "Monsieur, Türkiye'de şarabı bu kadar iyi bilen gazeteciler var mı?" dedi.
Bilen var. Ama davet edilen yok, diyemedim.
TATLIDA KONU NİYE BİRDEN İSTANBUL'A GELDİ?
Tatlı geldiğinde banker kulağıma eğildi.
"İstanbul'da bir fon krizi olmuş. Doğru mu?" dedi.
Şaşırdım. Bordeaux'da bir şatoda, dört yüz yıllık bir masada bu konunun açılacağını hiç düşünmezdim.
"Nereden duydunuz?" dedim.
"Bizim müşterilerimizden biri sabah aradı. Parasını İsviçre'ye mi, Dubai'ye mi götüreceğini sordu" dedi.
"Ne dediniz?" diye sordum.
Kadehini kaldırdı.
"Şaraba yatır dedim. Hiç değilse değeri düşünce içebilirsin."
DÖNÜŞTE AKLIMDA KALAN O CÜMLE
Gece yarısından sonra kontes beni kapıya kadar geçirdi.
"Sizin ülkenizi çok seviyorum. Ama bir türlü anlayamıyorum" dedi.
"Biz de anlayamıyoruz madam" dedim.
BAŞLIKTAKİ SORUYA GELİNCE
Size başlıkta bir soru sordum...
Beyaz eldivenli garson bana hangi soruyu sordu?
Hayır, trüflü kanepeyi tek lokmada mı alacağımı sorması değildi o.
Asıl soru arabaya binmeden hemen önce geldi.
Paltomu getiren garson etrafına bakındı. Kontes içeri girmişti. Banker telefonla Dubai'yi arıyordu.
Eğildi ve kulağıma fısıldadı:
"ah be Mösyö Ertuğrul, Fenerbahçe bu sene ne olur?"
Donakaldım.
Garson Türkmüş... Sakaryalı. On iki yıldır bu şatoda. O beyaz eldivenler, o ağır aristokrat duruş... Hepsi Sakarya'den geliyormuş.
Paltomu omzuma koydu. Sonra o kusursuz Fransızcasıyla:
"Bonne nuit, Monsieur" dedi.
Bütün gecenin en net analizini paltomu getiren adam yapmıştı.
Arabaya biner binmez telefonumu açtım. Fatih Altaylı'dan bir mesaj vardı:
"Abi dün akşam bir banka genel müdürüyle yemekteydim. Yarın yazıyorum."
Gülümsedim.
O yemekte yer.
Biz davete gideriz.
Hesabı da hiçbirimiz ödemeyiz.
Borsa İstanbul'da tablo kıpkırmızı.
BIST30'da bugün en çok düşen 5 hissede (SASA, DSTKF, GUBRF, PETKM, ISCTR) en çok pozisyon taşıyan fonları Fundfy Asistan'a sorduk, cevabı görselde.
Portföyündeki fonlar hakkında merak ettiklerini sor 👇
play.google.com/store/apps/d…
ErayOzd retweeted
BURASI İZMİT BURADAN ÇIKIŞ YOK! 🤫
2-0
📲 #KSvAMD | #TrendyolSüperLig
Dünya Kupası 4 yılda bir hayatımdaki 1 aylık şenlik oluyor. Kupa başlamadan önce @mmertaydin ın dünya kupası kitabını elime alıyor ve hatim ediyorum. Her seferinde yeni şeyleri görüyor ve hafızamı tazeliyorum. Rahmetli Halit Kıvancın eski dünya kupası programlarına bakıyorum.




















