Pinned Tweet
Din elde değildir ki,
elden gitsin.
Din gönüldedir.
Elden gidiyor dedikleri
ranttır, koltuktur!
Sırf Üsküdar’a çökmek uğruna Sinem Dedetaş’ı cezaevine atıp sonra yeniden saldınız ya… Yaptığınız kötülüklerden dolayı toprak bile kabul etmeyecek, sizi.
#Gaziantep’te yıllardır sel baskınlarına ve altyapı yetersizliğine dikkat çektiğimde, “İki damla yağmurda video paylaşıyor” diye küçümseyenler, şimdi kendi evlerinin önünü su basınca isyan etmeye başlamışlar.
Sorunu başkasının kapısındayken görmezden gelmek kolay. Ta ki aynı sorun kendi kapını çalana kadar!
📍 2026’ya bir not.
Antep’in Direnişinden Cumhuriyet’in Umuduna
#Gaziantep’in geçmişi bir kahramanlık hikâyesi, geleceği ise hepimizin sorumluluğu.
29 Ekim’de insanın göğsü gururla doluyor ama yüreğinin bir köşesi de sızlıyor. Çünkü bu ülke kolay kurulmadı; bu toprakların her karışında bir fedakârlık, her zaferinde yarım kalmış hayatlar var.
Gaziantep bunun en canlı şahididir. Açlıkla, yoklukla, ölümle sınanan Antep halkı, bağımsızlığından vazgeçmedi. Bugün sokaklarında yürüdüğümüz bu şehir, bir zamanlar özgürlüğü için her şeyini ortaya koyan insanların emaneti.
Peki, o insanların torunlarına yakışan bir şehir bırakabiliyor muyuz?
Sabahın erken saatlerinde Organize Sanayi Bölgesi’ne gitmek için yola çıkan emekçiyi düşünün. Gün boyu alın teri döküyor, üretime güç katıyor, akşam eve döndüğünde ise önünde yine aynı hesap var: Kira, mutfak masrafı, okul gideri… Bu şehrin fabrikaları üretirken sofralarda eksilen lokmaları görmezden gelemeyiz.
Gaziantep’in çarşısında, Bakırcılar Çarşısı’nda, mahalle arasındaki küçük dükkânlarda da başka bir mücadele yaşanıyor. Artan kiralar, maliyetler ve düşen alım gücü karşısında ayakta kalmaya çalışan esnaf, bazen gün boyu siftah bekliyor. Oysa bu şehrin ticaret kültürü, emeğiyle geçinen insanın alın teri üzerine kuruldu.
Bir de şehrin her gün biraz daha ağırlaşan yaşam yükü var. Karataş’ta trafiğe takılan, işe ya da evine ulaşmak için saatlerini yolda geçiren insanlar. Yağmur yağdığında altyapı sorunlarından endişe eden mahalle sakinleri, temiz hava ve yeşil alan isteyen aileler…
Antep savunmasında bu halkın en büyük mücadelesi hayatta kalmaktı. Bugün ise ürettiği şehirde insanca yaşayabilmek için mücadele ediyor.
Üstelik gençlerimiz var. Okuyor, emek veriyor, hayaller kuruyor ama yarınını kendi memleketinde kurup kuramayacağını bilemiyor. Bir gencin doğduğu şehirde gelecek görememesi, yalnızca onun kaybı değil, Gaziantep’in de kaybıdır.
Cumhuriyet tam da bu nedenle kıymetlidir. Çünkü Cumhuriyet, bir çocuğun ailesinin imkânları yüzünden hayallerinden vazgeçmediği, emekçinin emeğinin karşılığını aldığı, adaletin herkes için işlediği bir ülke idealidir.
Bugün Atatürk’ü anmak, Antep savunmasının kahramanlarını hatırlamak elbette görevimizdir. Ancak onların hatırasına gerçek saygı, isimlerini törenlerde yaşatmak kadar, uğruna mücadele ettikleri değerleri hayatın içinde yaşatabilmektir.
Emekçinin sofrasına, esnafın kepengine, gencin umuduna dokunamıyorsak, bir şehrin gerçek zenginliğinin yalnızca fabrikaları, ihracatı ve büyüyen caddeleri olmadığını yeniden hatırlamalıyız.
Ben yine de Gaziantep’in yarınlarına inanıyorum. Çünkü bu şehir, en zor zamanlarda bile ayağa kalkmayı başarmış insanların şehri. Yeter ki insanı merkeze alan, adaleti büyüten, emeği koruyan ve hiçbir çocuğu geride bırakmayan bir gelecek için mücadele edelim.
Cumhuriyet’in 103. yılında Antep’e yakışan, geçmişinin kahramanlığıyla övünen değil, o kahramanların torunlarına umut veren bir şehir olmaktır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan yapan bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyorum.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Antep bir zamanlar bağımsızlığına sahip çıktı. Şimdi hep birlikte umuduna sahip çıkma zamanı. Çünkü güzel yarınlara inanmak yetmez,
O yarınları birlikte kurmak gerekir.
#Gaziantep | Karşıyaka Şoför Ali Caddesi’nde her yağmurda aynı rezalet! Cadde göle dönüyor, vatandaş mağdur oluyor, yetkililer ise seyrediyor. Yıllardır çözülmeyen bu sorun, plansızlığın ve günü kurtaran belediyecilik anlayışının açık göstergesidir. Bahanelere sığınmayın!
#Gaziantep’ten bir manzara. Aslında her şeyi açıklıyor!
#Gaziantep’in sorunu yağmur değil, günü kurtarmaya yönelik hizmet anlayışı. Yazdık, söyledik, kamuoyuyla paylaştık. Ama sonuç değişmedi; aynı tas, aynı hamam! ⤵️
📍2026’ya bir not.
Gaziantep’in yağmurla değil, hazırlıksızlıkla imtihanı
#Gaziantep’te yağmur yağınca artık insanların ilk baktığı yer gökyüzü değil, telefonları.
“Bu kez hangi yol kapanacak?”
“Yine hangi alt geçit su altında kalacak?”
“Bizim mahalleyi su basacak mı?”
Bir şehir için bundan daha çarpıcı bir altyapı göstergesi olabilir mi?
Oysa yağmur Gaziantep için sürpriz değil. Kış geliyor, yağmur geliyor, ardından aynı görüntüler ortaya çıkıyor: su basan yollar, tıkanan mazgallar, bozulan asfaltlar, ulaşıma kapanan noktalar…
Demek ki problem yağmur değil. Problem, yağmur geldiğinde ortaya çıkan hazırlıksızlık.
Geçtiğimiz yıllarda su baskını yaşanan noktaların önemli bir bölümü artık belediyelerin hafızasında olmalı. Hangi cadde su aldı, hangi alt geçit kapandı, hangi mazgal taştı, hangi yol kullanılamaz hale geldi…
Bunların hepsi birer veri.
Ama belediyecilik yalnızca yağmur yağdığında yüzlerce personeli sahaya çıkarmak değildir.
Asıl başarı, o ekiplerin bir sonraki yağmurda aynı yere gitmesine gerek bırakmamaktır.
Çünkü her yıl aynı noktaya ekip gönderiyorsak sorunu çözmüyor, sadece yönetiyoruz.
Burada bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor.
Bir mazgalı temizlemek önemlidir. Ama aynı mazgal her yağmurda taşıyorsa mesele artık temizlik değildir.
Mühendislik meselesidir.
Yağmur suyu hattının çapı yeterli mi?
Yolun eğimi doğru mu?
Menfezin kapasitesi yeterli mi?
Su nereye gidiyor?
Aşağıdaki başka bir bölgeyi mi tehdit ediyor?
Bu soruların tamamı birlikte sorulmalı.
Aynı durum yollar için de geçerli.
Bir yol sürekli çöküyor, sürekli yama yapılıyorsa yalnızca yeniden asfalt dökmek çözüm değildir.
Asfaltın altındaki problemi çözmeden üstünü yenilemek, sorunu birkaç ay ertelemektir.
Gaziantep artık “kaç ton asfalt döküldü?” diye değil,
“Geçen yıl bozulan kaç yol bu yıl kalıcı olarak düzeltildi?”
diye sormalı.
Bence kış gelmeden yapılması gereken çok basit:
Geçmiş yıllarda su basan tüm noktalar yeniden haritalanmalı.
Riskli yollar, alt geçitler ve menfezler tek tek kontrol edilmeli.
Yağmur suyu hatlarının kapasitesi ölçülmeli.
Kronik olarak bozulan yolların altyapısı incelenmeden asfalt çalışmasına başlanmamalı.
Ve en önemlisi, belediyeler her büyük yağıştan sonra kamuoyuna açık bir rapor yayınlamalı.
Nerede sorun yaşandı? Neden yaşandı? Bir daha yaşanmaması için ne yapılacak?
Çünkü vatandaş artık yalnızca “ekiplerimiz sahada” cümlesini duymak istemiyor.
“Bu sorun bir daha yaşanmayacak” diyebilen bir belediyecilik istiyor.
Gaziantep’in ihtiyacı yağmurdan korkan bir şehir olmak değil.
Yağmuru yöneten bir şehir olmak.
Suyu yalnızca şehirden uzaklaştırmak değil; doğru yerde toplamak, depolamak, yeniden kullanmak ve taşkın riskini azaltmak.
Bunun adı artık klasik belediyecilik değil.
İklim dirençli şehir yönetimidir.
Ve bence Gaziantep’in önümüzdeki yıllardaki belediyecilik ölçüsü de bu olmalı:
Kaç kilometre asfalt yaptınız değil,
kaç kronik sorunu ortadan kaldırdınız?
Kaç araç sahaya çıktı değil,
kaç noktada artık araca ihtiyaç kalmadı?
Çünkü mesele yağmur yağdığında müdahale etmek değil.
Mesele, bir sonraki yağmurda aynı görüntüleri yaşamamak.
Gaziantep’in kışı beklemeye değil, kış gelmeden hazırlanmaya ihtiyacı var.
#Gaziantep’te vatandaşlar 1 saattir tramvay bekliyormuş. Ulaşımda bir aksama varsa insanları neden bilgilendirmiyorsunuz? @GaziulasAS
#Gaziantep’te yollar sele dönerken boğulma tehlikesi geçiren bir köpeği, duyarlı bir vatandaşımız kurtardı. Bu şehri bu hale getirirken yalnızca insanlara değil, tüm canlılara eziyet ediyorsunuz. Yazık!
🇹🇷 #Gaziantep Sarılar Köyü’nde Cumhuriyet Bayramı kutlamaları başladı.
6 Şubat depremlerinin 4. yılına girerken binlerce depremzede hâlâ mağduriyet yaşıyor. Aradan geçen zamana rağmen iddianamesi hazırlanmamış, duruşması dahi yapılmamış dosyalar var.
Enkazın altındakileri unuttuk, enkazdan sağ çıkanların adalet mücadelesini unutma!
3 yıl 8 ay 21 gün sonra annem, babam ve Rana Apartmanı’nda kaybettiğimiz 35 can için nihayet dava açıldı.
Kamu görevlileri yönünden hala soruşturma izni bekleniyor. İlk duruşma 15 Şubat 2027’de Hatay’da.
Sesimiz ne kadar güçlü çıkarsa adalete o kadar yaklaşacağız. #6Şubat
Hasan Şencan retweeted
Bana isnat edilen rüşvetin tamamı belediyenin garajında duruyor, üzerinde Şişli Belediyesi yazıyor ve her sabah çıkıp vatandaşın çöpünü topluyor.
Ben 67 kamyonun hesabını veririm. Ama birileri de şu suçlamanın delilini versin. İnsanlar yaptığı iş doğruysa devletin arkasında duracağını yeniden hissetsin. Çünkü bugün benim ayağıma bağlanan taş, yarın bir başkasının ayağında olabilir.
Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini istemiyorum. Ben bu çarkın kırılmasını istiyorum.
Cumhuriyet Gazetesi’nin sorularını yanıtladım. Okumanızı dilerim.
Silivri’de tutuklu bulunan seçilmiş Şişli Belediye Başkanı Şahan: 'Çıkılmaz denilen tüm karanlıklardan çıkabiliriz'
cumhuriyet.com.tr/turkiye/si…
Fatih Bey’in hassasiyeti, bu whatsapp görselinde yoktu.
Bir muhalefet milletvekilinin, doğruluğunu araştırmadan yapay zekâ ürünü bir görseli siyasi ithamlarına dayanak yapması, siyasetin hangi noktaya sürüklenmek istendiğini açıkça göstermektedir.
AK Parti Gaziantep Gençlik Kollarımıza mal edilmeye çalışılan bu içerik gerçeği yansıtmamaktadır. Buna rağmen söz konusu görsel üzerinden teşkilatımızı hedef göstermek, kamuoyunda şüphe uyandırmaya çalışmak ve siyasi çıkar devşirmek kabul edilemez.
Milletvekilliği, önüne gelen her iddiayı paylaşma makamı değil; sözüne, bilgisine ve kamuoyuna karşı sorumluluk taşıma makamıdır. Siyasi rekabeti dijital manipülasyonlarla yürütmeye çalışanlar, önce kendi sorumluluklarını sorgulamalıdır.
Bizim siyasetimiz algıyla değil hakikatle, iftirayla değil eserle, yapay gündemlerle değil milletimizin gerçek gündemiyle şekillenir.
Gaziantep teşkilatımız üzerinden ucuz siyasi hesaplar yapmaya kalkışanlara tavsiyemiz nettir: Önce iddialarınızı ispatlayın, sonra konuşun. Çünkü siyasette sorumsuzca ortaya atılan her iddianın bir karşılığı, kamuoyu önünde her sözün bir sorumluluğu vardır.
@abuyukgumus
@hakanaksu058
@iekarayel
@avmustafadurmus
@AKGenclikGM
@akgenclik27
@AKPartiG_Antep
@AKGMTeskilat
@Akparti
AKP’li #Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Yusuf Tekin’e fahri hemşehrilik unvanı vermesi… Bu ayıp da bize yeter!
This quoted post is unavailable.
#Gaziantep’te sahte whatsapp görüntüleri gündem olmuşken. Gerçek whatsapp görüntüleri gündem olmamıştı.
AKP’de torpilin yazışmalarını ifşa etmiştik, duyan oldu mu? ⤵️
#Gaziantep’te AKP’lilerin PTT’deki torpili gündem olması gerekirken, köstebek aramaları gündem oldu. Alın terinin, emeğin kutsal sayıldığı bir toplumdan torpilin mübah sayıldığı bir düzene evrildik. Detaylı açıklamalarımı Sözcü’ye yaptım.↙️
sozcu.com.tr/akp-lilerin-ptt…
#Gaziantep Perilikaya’dan bir manzara. Ne görüyorsunuz?
Fon vurgununda 800 milyar TL kayıp, yalnızca 9 milyar TL geri dönmüş!
Bu faturayı asgari ücretle geçinmeye çalışan Yeni Parti’li, CHP’li, AKP’li, DEM Parti’li, TİP’li, Zafer Partili, Saadet Partili ve YRP’li vatandaş ödeyecek.
Gün ağardı mı, yoksa hâlâ karanlıkta mıyız?
Kendi parasıyla yiyip içenler göze batarken, fon vurgunlarıyla milyarlarca lirayı götürenleri masum gören bir düzenin tipik AKP’li savunucusu!
Bu devrimci kardeşlerimiz de yurdum insanı, yesinler içsinler.
Onlar da boğaza nazır masalarında rakılarını yudumlayıp balık yemesinler mi?
Çok ayıp.
Biber gazı da nefes borusundan başka türlü çıkmıyor ki.
Efendim, o masanın hesabı kaç asgari ücret yaparmış.
Güzel kardeşim, onların devrim masalına inanırsan rakı masasına meze olursun.
Kusura bakma.






















