İlke (@ilkehendesi) header
İlke (@ilkehendesi) profile picture

Traditional Turkish-Islamic Architecture • Interior Architecture • Art • Craft • History @openarkitekt / @fabrionsite

Joined August 2023
Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)Photo by İlke (@ilkehendesi)
Mevcut CAD programlarının yüksek maliyetleri ve sınırlı özelleştirme imkanları nedeniyle mimarlar ve mimarlık öğrencileri için ücretsiz bir CAD programı geliştirdim. — Tamamen ücretsiz — İnternet bağlantısı gerektirmeden çalışıyor — Açık kaynak Üstelik OpenCAD'i kendi ihtiyaçlarınıza göre geliştirebilirsiniz. Eksik bulduğunuz özellikleri, kaynak dosyalarını yapay zeka araçlarına yükleyerek kendiniz ekleyebilir, programı istekleriniz doğrultusunda özelleştirebilirsiniz. Amacım, kullanıcıların birlikte geliştirebildiği özgür ve alternatif teknik çizim programı oluşturmak. Denemek ve katkıda bulunmak isteyen herkese açık. 🔗 github.com/ilkehendesi/OpenC…
6
18
3
120
15,485
İşte rantiyeyi o talep oluşturuyor, onu söylüyorum. Mimar - mühendis talebi realize ediyor, maliyetlendiriyor. Paralar buralara harcanıyor. İnşaat döndükten sonra para yatırım yapana geri dönüyor. Öncelikle şehiri yatırım alanı olmaktan çıkarmak lazım. Belediyelerin yetkilerini sınırlandırmak gerekir bu noktada. Bir de buradaki kaynak israfını da görmek lazım. İnşaat sektörü lokomotif sektördür mantığının çöktüğü günleri yaşarken, problemin medeniyet anlayışımız olduğu ortada değil mi? Geniş cadde = medeniyet mantığı ile geldiğimiz nokta otoyol şehirleri oldu. Rantiye ve sistemci kibir sadece ortaya çıkan sonucun görünen yüzü. Bunun için mimarları ve şehircileri eğitmek lazım, kritik nokta bu.
5
1
3
92
Eskiden inşaat malzemesi için paraya ihtiyaç yoktu. Yerleşimin çamurundan kerpiç, ormanından ağaç, taş ocağından taş alır taşırdın. Geri kalan inşaat malzemelerini de evin kadını yapardı. Malzeme kimsenin değildi, arsa kimsenin değildi. Herkesin bir ev sahibi olma hakkı vardı. Kanıtı gecekondular… Bir milletin yoklukta konut üretebilme arsa üretebilme becerisinin ortaya çıkışıydı. Ancak rantiye yüzünden bu insanlara hırsız muamelesi yapıldı, Anadolu’dan geldikleri için zorbalandılar. Şimdi 10 milyon tl ödeyip paşa paşa alacaksınız o daireleri, hadi bakalım.
1
1
2
94
Günümüzdeki mimari yapıların kötü olmasının sebebi düşük bütçe değil, aksine hepsi çok yüksek bütçeliler. Sorun, işlerin verildiği kişilerin mimar ya da sanatkar değil, müteahhit olması. Bir proje ortaya koyarken estetik değil, nakit kaygısıyla hareket etmeleri.
1
21
539
Bir medeniyetin varlığını ortaya koyan en önemli kanıtlardan biri, geride bıraktığı kendine özgü mimari kimliktir. Bugün Roma ve Antik Yunan’ın bu topraklarda var olmuş medeniyetler olduğunu şüphesiz kabul etmemizin nedenlerinden biri de mimaride ortaya koydukları özgün kimliktir. Oysa bizim böyle belirgin ve süreklilik gösteren bir mimari kimliğimiz olmadı. Yarın öbür gün tarih sahnesinden silinsek ve araştırmacılar Anadolu’da kazılar yapsa, Barok öncesi ve sonrası eserler arasındaki keskin üslup değişimini görenler, sanki 1700’lerden önce burada Türkler yaşamış, ardından bu topraklardan çekilmiş ve yerlerine İtalyanlar yerleşmiş sanabilirler.
Kastedilen mesele yalnızca son yüz yıldan ibaret değil. Bu yozlaşmanın kökleri çok daha eskiye, Barok akımına kadar uzanıyor. Barok bizim tarihimiz için yanlış Batılılaşmanın mimarideki en belirgin tezahürlerinden biridir. Bu akımla beraber kendi mimari kimliğimizi, mekan kurma geleneğimizi ve estetik anlayışımızı terk etmekle kalmadık; bunların yerine ne olduğu belirsiz bir anlayışı benimsedik. Üstelik tahribat bununla da sınırlı kalmadı. Kendi klasik eserlerimizi dahi Barok zevke kurban ederek restore ettik. Asırlardır taşıdıkları mimari dilin, kurgunun ve mananın üzerini yoğun bezemelerle örttük. Kendi eserlerimizi kendi ellerimizle tanınmaz hale getirdik. Bugün geriye baktığımızda ne kendi medeniyetimizin mimari birikimini koruyabilmiş ne de Batı’nın mimari anlayışını özümseyebilmiş olduğumuzu görüyoruz. Ortaya çıkan şey, köksüzlüğün ve estetik yozlaşmanın mimariye yansımış halidir. Hatta Le Corbusier’in biz Türkler hakkında kendi ağzından şöyle de bir değerlendirmesi var “Kanlarına hala dokunulmamış olanlar neden bizim en kötü yanımızı almakta bu kadar acele ediyorlar? Sanat alanında zevkli miyiz ki?”
14
460
Günümüzde de hala mimari açıdan bir kimlik problemi yaşıyoruz. Milli bir mimari geleneğimiz yok, yok edildi. Deneme yanılmaya döndük. Önce Batı tarzını denedik baktık olmuyor, bu sefer de ecdadın yaptığının TOKİ tipi replikalarına döndük. Soldaki 1827’de açılan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Binası, sağdaki ise 2026 tarihli Haydarpaşa Lisesi Binası.
7
5
2
140
15,623
Le Corbusier, kitapta Bursa Ulu Camii'ni de tamamen baroklаştırılmaktan Pierre Loti'nin kurtardığını yazar. Maalesef bizim sanatkârımız ve aydınımız, klasik Osmanlı ve Mimar Sinan üslubunu bir Le Corbusier, bir Owen Jones, bir Pierre Loti kadar anlayamamıştır ve hâlâ da anlamamakta direnmektedir.
1
3
105
Kastedilen mesele yalnızca son yüz yıldan ibaret değil. Bu yozlaşmanın kökleri çok daha eskiye, Barok akımına kadar uzanıyor. Barok bizim tarihimiz için yanlış Batılılaşmanın mimarideki en belirgin tezahürlerinden biridir. Bu akımla beraber kendi mimari kimliğimizi, mekan kurma geleneğimizi ve estetik anlayışımızı terk etmekle kalmadık; bunların yerine ne olduğu belirsiz bir anlayışı benimsedik. Üstelik tahribat bununla da sınırlı kalmadı. Kendi klasik eserlerimizi dahi Barok zevke kurban ederek restore ettik. Asırlardır taşıdıkları mimari dilin, kurgunun ve mananın üzerini yoğun bezemelerle örttük. Kendi eserlerimizi kendi ellerimizle tanınmaz hale getirdik. Bugün geriye baktığımızda ne kendi medeniyetimizin mimari birikimini koruyabilmiş ne de Batı’nın mimari anlayışını özümseyebilmiş olduğumuzu görüyoruz. Ortaya çıkan şey, köksüzlüğün ve estetik yozlaşmanın mimariye yansımış halidir. Hatta Le Corbusier’in biz Türkler hakkında kendi ağzından şöyle de bir değerlendirmesi var “Kanlarına hala dokunulmamış olanlar neden bizim en kötü yanımızı almakta bu kadar acele ediyorlar? Sanat alanında zevkli miyiz ki?”
Türkiye'nin son 100 yılda kendine ait bir mimarisi hiç olmamıştır. Bir yerde yeni tarz bir bina görüyorsanız o mutlaka Batı'dan ithal edilmiştir. Türkiye'den çıkıp da dünyada taklit edilen herhangi bir Türk mimar yoktur.
3
2
1
19
1,238
Suriye'nin başkenti Şam'da, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan tarihi Süleymaniye Tekkesi restore edilerek yeniden açıldı.
7
143
6
2,180
94,511
Ökten’in AA röportajındaki tevhid vurgusu da yerden göğe kadar haklıydı. Günkut Akın Sinan mimarisini tevhid üzerinden yorumlayabiliyor, Gülru Necipoğlu bu okumaya literatürde yer veriyor da Saadettin Ökten neden aynı kavramı kullanamıyor? Anlamanız için size İngilizce mi söylemesi lazımdı? Ökten söyleyince Ali Uzay Peker için “ideolojik ajanda”, Ali Yaycıoğlu için “Selefi tavır” oluyor da aynı kavram akademik literatürde karşınıza çıkınca mı bilimsel oluyor? İtirazınız kavrama mı, söyleyen kişiye mi? İlgili ArtDog röportajı: artdogistanbul.com/selimiye-…
Soldaki çok daha şatafatlı ve gözü yoruyor. Sağdaki klasik Osmanlı üslubu ve sade. O yüzden Sadeddin Dede çoğu zaman olduğu gibi haklı.
2
1
7
393
Düşünsenize, bundan binlerce yıl sonra kentlerimizi keşfeden insanlar, bizden önce inşa edilmiş kentlerin bizim kentlerimizden çok daha güzel olduğunu görecekler. Belki de bir olay olmuş, bir medeniyet gerilemiş ve insanlar zamanla ilkel bir hale bürünmüş diye düşünecekler.
Ankara’nın Mamak ilçesinde toprak kayması sonucu istinat duvarı yıkıldı, 17 katlı apartmanın temeli açığa çıktı.
2
16
864
Mesela bu yapı sağlam olabilir, ama sizce güzel mi? Bir evin sağlam olması tek başına yeterli bir standart mı? Ev gibi hissettirmedikten sonra.
49
Le Corbusier bunun benzerini İstanbul seyahati sırasında söylüyor. Sade ve okunabilir mimari geleneğimizi bırakıp, barok tarza dönmemizden, neden onlara özendiğimizden yakınıyor. Hatta şöyle bir cümlesi de var “Kanlarına hala dokunulmamış olanlar neden bizim en kötü yanımızı almakta bu kadar acele ediyorlar?”
1
2
124
İstanbul’un en güzel manzarası Süzer Plaza’dan gözükür, çünkü oradan baktığınızda Süzer Plaza’yı göremezsiniz.
isometricistanbul.com adında güzel bir site keşfettim, istanbul'un uydu görüntülerini izometrik bir yapıda gösteriyor çok başarılı bir iş olmuş, bağcılar'ı bile gezerken bu kadar beğenebileceğimi düşünmezdim
3
17
2
975
89,994
Restorasyonda bulunan dilimin 1889 tarihine ait olduğunu artık arşiv belgelerine göre doğrulayabiliyoruz. Maalesef iyi araştırma yapılmadan yapılan bir restorasyondu. Ana kubbe altındaki eksedra kubbeleri hakikati haykırdığı halde, mevcut şemayı kimi 18. yüzyıla, kimi Mimar Sinan’a götürdü. Konu çok uzun, daha sonra tafsilatlandırılacak. Süleymaniye restorasyonunda barok ihyası yapıldığı gibi burada da barok ihyası yapılarak bir de tüy dikildi. Mimar Sinan’ın eserlerinde bu kilise süslemelerini kim, hangi amaçla ihya ettiriyor?
“Korkunç restorasyon” tartışmasını kısaca açıklayayım: Bugün “orijinal kubbe” olarak gördüğümüz yoğun ve barok üslubu andıran bezemelerin bir kısmı, 1752 Edirne Depremi’nin ardından yapılan onarımlar sırasında ortaya çıkıyor. Nitekim ICOMOS da bu bezemelerin bazılarının deprem sonrası onarım çalışmalarında yapıldığını kabul ediyor. Tartışma konusu olan restorasyon önerisi ise yapıyı Mimar Sinan dönemindeki özgün görünümüne ve mimari anlayışına mümkün olduğunca sadık kalmayı amaçlıyor aslında. Yani anlayacağınız bu tartışma 1752 öncesine mi yoksa sonrasına mı göre restore edelim tartışması.+
3
1
11
332
“Korkunç restorasyon” tartışmasını kısaca açıklayayım: Bugün “orijinal kubbe” olarak gördüğümüz yoğun ve barok üslubu andıran bezemelerin bir kısmı, 1752 Edirne Depremi’nin ardından yapılan onarımlar sırasında ortaya çıkıyor. Nitekim ICOMOS da bu bezemelerin bazılarının deprem sonrası onarım çalışmalarında yapıldığını kabul ediyor. Tartışma konusu olan restorasyon önerisi ise yapıyı Mimar Sinan dönemindeki özgün görünümüne ve mimari anlayışına mümkün olduğunca sadık kalmayı amaçlıyor aslında. Yani anlayacağınız bu tartışma 1752 öncesine mi yoksa sonrasına mı göre restore edelim tartışması.+
bu korkunç restorasyon teklifini götüren ekipte s**dettin dedenizde vardı balık hafızamıza zeval gelmesin kaç eseri restorasyon adı altında hiç ettiler ehli tasavvuf gibi takılıyorlar çakma vahhabiler teklifleri 3 kez geri çevrilmesine rağmen ısrar ettiler tepki gelince de video ile açıklayıp aydınlattılar! Cami nasıl olmalıymış bilememiş onlardan başkası
14
11
5
127
25,314
Kendi okumalarıma göre değerlendirme yapmam gerekirse, Mimar Sinan’ın diğer eserlerine baktığımızda da gördüğümüz üzere yan kubbeler asla ana kubbeden bağımsız olmamıştır. Ancak günümüzde Selimiye’de bu durum söz konusudur. Mesela Şehzadebaşı ve Valide-i Atik Camiilerinde yan kubbelerdeki bezemeler ana kubbedeki bezemelerin devamı niteliğindeyken, bu durum Selimiye’de geçerli değildir. +
2
20
3,160
Bu tartışmada dikkate almamız gereken bir diğer husus da mekanın doğal ışıkla aydınlatılabilmesidir. Günümüzde Selimiye’nin kubbesindeki yoğun bezemeler nedeniyle yapay ışığa başvurulurken, Şehzadebaşı ve Valide-i Atik camilerinde kubbe yapay bir aydınlatmaya ihtiyaç duyulmadan algılanabilmektedir. Mimar Sinan, kubbeyi yalnızca mekanı örten bir yapı elemanı olarak değil, aynı zamanda doğal ışığı iç mekana taşıyan bir unsur (adeta bir ayna) olarak ele almıştır. Cephelerdeki revzenlerden uzak, kubbe altındaki geniş açıklığı aydınlatmak için, kubbeyi adeta bir yansıtıcı olarak kullanmıştır. Bu nedenle kubbenin bezemelerini tartışırken yalnızca estetik tercihlere değil, doğal ışığın mekân içindeki etkisine de bakmak gerekir. Selimiye kubbesinde yapılan doğal aydınlatma ve aydınlatma yapılmadığındaki mevcut kubbe görünümü:
1
1
17
2,946
Şahsen bu tarz yapılarda imzası bulunan kimselerin açıkça binanın önüne isimlerinin yazılıp teşhir edilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Haydarpaşa Lisesi’nin inşaatı bitmiş, açıkçası pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim… Bir kaç ay önce ziyaret etmiştim, gidişat pek olumlu gözükmüyordu, sonuç da şaşırtmadı. Bütünü ile, ne olmaya çalıştığını pek anlamadığım plastik bir bina olmuş, altın rengi, siyah arkaplan okul tabelası da cabası…
1
44
2,127
İlke retweeted
people hated the star wars prequels for years but looking back they're absolute cinema
28
325
11
3,254
47,904