Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu) header
Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu) profile picture

https://teapawt.org/t.co/4LfcgeLN8B https://teapawt.org/t.co/yFmvOi8L4Z

Joined September 2012
Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)Photo by Mehmet Fatih Uslu (@mefuslu)
Yeni kitabım bu ay içinde çıkıyor. Okumanız dileğiyle.
50
113
13
637
118,764
Mehmet Fatih Uslu retweeted
İBB davasındaki gizli tanık Kestane, Gürgen, Palamutlar hala "Görmedim, duydum, hatırlamıyorum" demeye devam ediyor. Ama biz fon hırsızlığını gördük, duyduk, hatırlıyoruz!
3
27
141
1,255
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Tüm apartman sakinlerinin dikkatine! Apartman aidatlarına gizli elektrik zammı geliyor! EPDK’nın aldığı kararla, 1 Ocak 2027’den itibaren geçerli olmak üzere; Apartman, kooperatif ve sitelerin, 2026 yılında ortak kullanımda (merdiven otomatı, asansör, hidrofor) tükettikleri elektrik miktarı toplamı 3 bin kilovatsaat ile 4 bin kilovatsaat arasındaysa; Yani yıllık elektrik faturası toplamı 9.864 TL ile 14.712 TL arasındaysa; Ortak elektrik sayaçlarının faturalarına %104 ile %82 arasında zam yapılacak! Bu zamlar da doğrudan apartman aidatlarına yansıtılacak. 2026 yılında ortak elektrik sayacı faturası toplamı 9.864 TL olan bir apartman, 2027 yılında aynı elektrik tüketimi için 20.112 TL ödeyecek. Yapılacak zam oranı: %104 2026 yılında toplam 14.712 TL gelen fatura ise, 2027 yılında 26.808 TL’ye çıkacak. Yapılacak zam oranı: %82 Sonuç⬇️ AKP’nin elektrik zammı sadece konutların faturalarını değil aynı zamanda apartman aidatlarını da vuracak!
1,036
37
3,303
157,068
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Silivri’de gizli tanık “Gürgen” dinlenirken, yanında bulunan hâkimin sesi de değiştirilerek salona aktarılıyor. Gizli tanığın kimliğini korumak için hâkimin sesi neden değiştiriliyor? Konuşan hâkim mi, gizli tanık mı? Kimin soru sorduğu, kimin cevap verdiği açıkça anlaşılmalıdır. Kimliği gizlenen tanık mı, hâkim mi?
10
86
525
14,316
Mehmet Fatih Uslu retweeted
İBB davasında gizli tanık Zeytin, hakim karşısında Hakim: Menfaate ilişkin görgün bilgin bir şeyin var mı? Zeytin: Yok Hakim: Yakup Öner’i tanıyor musun? Zeytin: Yok Hakim: Ama ifadende anlatmışsın… Zeytin: Duyduklarımı anlattım. Hakim: Fatih Keleş’i de anlatmışsın. Tanıyor musun? Zeytin: Yok. Piyasada duyduklarımı anlattım. Hakim: Piyasada duyduklarından mı sadece? Şahitliğin var mı? Zeytin: Yok. Haberin tamamı: birgun.net/haber/ibb-davasi-…
9
126
16
366
17,158
Mehmet Fatih Uslu retweeted
arrest Elon Musk seize his factories nationalize SpaceX
3,399
3,373
620
25,333
1,013,689
Mehmet Fatih Uslu retweeted
I can't belive this didn't work.
I’D LIKE TO REPORT A FUCKING MURDER
121
1,091
35
18,674
316,098
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Gizli Tanık Zeytin’in beyanına geçildi. Zeytin de Gürgen gibi ses ve görüntüsü bozularak duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Savcılıkta vermiş olduğu ifadelerini tekrarlayan Zeytin, menfaat teminine ilişkin doğrudan bir görgüsü, bilgisi olmadığını söyledi. İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nu suçladığı ifadesi sordulu. Zeytin, piyasadan duyduklarını anlattığını, suçlamalara dair doğrudan şahitliğinin bulunmadığını belirtti. Zeytin, ifadesinde suçladığı tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’i de tanımadığını, suçlamalarının duyumlardan ibaret olduğunu söyledi. Zeytin, gizli tanık ifadesinde suçladığı İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’i de tanımadığını söyledi. Ramazan Gülten’in avukatı Hazal Canseven, mahkeme heyetinden gizli tanık Zeytin hakkında “iftira” suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Mahkeme başkanı, Gizli Tanık Gürgen’e “Senin bizzat gördüğün, şahit olduğun, bildiğin bir husus var mı” diye sordu. Gürgen, “Ümit Polat ve liste” dedi. Gürgen, gizli tanık ifadesinde geçen diğer tüm iddialarının duyum ve “piyasada konuşulan şeyler” olduğunu söyledi. Ali Sukas'ın avukatı Kaptan Yılmaz, "Mengiroğlu firmasıyla ilgili çok detaylı bilgiler vermişsiniz. Bunlar ticari sır, nasıl ulaştınız" sorusunu yöneltti. Gürgen, "Bunu cevaplayacak durumda değilim" dedi. Gürgen, Mahkeme başkanının "Bu rakamlara nereden vakıf oldun" sorusunaysa, "Bir yerden vakıf oldum" yanıtını verdi.
37
233
17
934
31,882
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Ülke fon vurgununu konuşurken dün bir duruşmam vardı. BDDK Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın’ın skandal düğününü haber yapmıştım ve şikayetçi Mustafa Aydın’dı. O haber yayınlandığında bana dava açmak yerine düğüne yansıyan ilişkiler soruşturulsaydı belki de bu büyük soygun yaşanmayacaktı. 👇
Onlara düğün dernek, bize duruşmalar 🗨️Biz gazeteciler kendimizi Kafka romanlarının gerçek karakterleri gibi hissediyoruz. Çünkü çok mantıksız, çok saçma, çok karanlık ve herkesin normalleştirdiği bir deliliğin içindeyiz 🗨️Ülke fon vurgununu konuşurken dün bir duruşmam vardı. Üstelik finans dünyasıyla yakından ilgiliydi. BDDK Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın’ın skandal düğününü haber yapmıştım ve şikayetçi Mustafa Aydın’dı 🗨️BDDK düğünü haberini yaptığımız dönem bu ilişkilerle ve kamu gücünün kendi menfaatleri için kullanılmasıyla mücadele edilseydi acaba bugün halk böyle soyulabilir miydi? Timur Soykan yazdı birgun.net/makale/onlara-dug…
174
525
12
2,191
42,485
Mehmet Fatih Uslu retweeted
İBB Davası’nda gizli tanık Gürgen’in beyanı başladı. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan Gürgen’in ekrandaki görüntüsü mozaiklendi. Sesi değiştirilmiş; robotik, tiz ve çatallı bir ses duyuluyor. Gizli tanık Gürgen’in anlatımlarının çoğu “Ben birebir görmedim, duydum” şeklinde. Bazı sorulara ise “Cevap vermek istemiyorum” yanıtını verdi. Hakim, Gürgen’i “Gelen sorulara bu şekil yanıt veremezsin, bilmiyorum diyebilirsin” diyerek uyardı. Örneğin: Gizli tanık Gürgen’e, Ertan Yıldız ile Ali Sukas arasında şoförler aracılığıyla gerçekleştiğini öne sürdüğü para alışverişi soruldu. Soru: “O konuştuğu ortamda sen var mıydın?” Gürgen: “Evet.” Soru: “Ne anlattı o ortamda?” Gürgen: “Üzerinden 1,5 yıl geçti yani zaten anlatmam mümkün değil. Hatırladığım kadarıyla anlatmaya çalışıyorum.” Soru: “Bu para alışverişinden bahsetmişsin, hatırlamıyor musun bu olayı?” Gürgen: “Onu söylediğim gibi Ahmet şoförü yani genel müdürün şoförüydü. Ahmet Fatih’e gittiğinde Ertan Başkan’ın şoförüyle görüşeceğini söyledi. Yine bir çanta götürüldü. Yanılmıyorsam bir şekilde konuşuyorlar.” Sesi değiştirildiği için bazı sözleri anlaşılmıyor. & Gizli tanık Gürgen’e, 2023 genel seçimleri öncesinde Ağaç AŞ’nin tedarikçilerinden para talep edilmesine ilişkin hazırlandığı öne sürülen liste soruldu. Soru: “Bu listeyi sen gördün mü?” Gürgen: “Herkes gördü zaten, o milletvekili.” Soru: “Sen gördün mü?” Gürgen, listeyi doğrudan gördüğünü hatırlamadı.
1
1
4
1,127
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Murat Dağdeviren’in avukatı Murat Küçük söz aldı. Gürgen, “Han İnşaat ve Murat Dağdeviren’i bilmiyorum” dedi. Mahkeme başkanı, Gürgen’e gizli tanık ifadesinde geçen “Han İnşaat'a gelen paralar Murat isimli şahsa gönderilmiştir” kısmı hatırlattı. Gürgen, “Bizzat şahit olma imkanım yok. Konuşulanlar böyleydi” dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, “Neden gizli tanık olmak istediniz” diye sordu. Gürgen, “Cevap vermek istemiyorum” dedi. Avukat soruları devam ederken Gizli Tanık Gürgen, bazı sorulara cevap vermek istemediğini söyledi. Mahkeme başkanı, “Biliyorsan bildiğini, bilmiyorsan bilmediğini söylersin, cevap vermek istemiyorum olmaz” dedi. Mahkeme başkanı yeniden Gürgen’e seslendi ve “Karşılıklı diyaloga girme, sorulara cevap ver, polemiğe girme” dedi.
Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü sanık Murat Or söz aldı. Murat Or, Gürgen’in gizli tanık ifadesinde geçen “Ödemeleri yapılan şahıslar kendilerinden zorla talep edilen bedelleri Ali Sukas’ın özel kalem müdür olan Murat Or ve Ümit Polat isimli şahıslara elden bizzat teslim edilmiştir” kısmını hatırlattı. Or, “Kesin kanıya nereden vardınız” diye sordu. Gürgen, “Bire bir görmedim zaten” dedi. Tutuklu İBB Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas söz aldı. Sukas, dosyaya somut kanıt sunup sunmadığını, hangi bilgilere göre iddialarda bulunduğunu sordu. Gizli Tanık Gürgen, somut bir bilgi sunup sunmadığına dair yanıt vermedi. Gürgen, Sukas’ın devam eden sorularına “hatırlamıyorum” yanıtını verdi.
5
70
4
256
11,646
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Biri "çenesi tutulsun" diye beddua etmiş sanırım 😂 Ne diyor anlayan var mi?
247
322
49
3,975
204,976
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Türkiye'ye yapılan kötülüğü şöyle anlatayım. Eğer İmamoğlu ve CHP'ye yapılanlar yapılmasaydı dünyadaki öncü sol eğilim rüzgârı Türkiye'den esecekti. Şu an resmen Türkiye'de doğması gereken 9 aylık bir bebek anne karnında öldürülmeye çalışılıyor. Lakin bebek anne karnında ölürse anne de sağ kalamayabilir. Şu an yaşadığımız kötü günlerin nedeni bu! Doğması gerekene izin verilmiyor.
Kansas'tan sonra seçimin en büyük sürprizi Mississipi senato seçimi olabilir. Demokratlar en son 1982'de bu eyalette senatör seçimini kazanmıştı. Oyların neredeyse yüzde 97'si sayılmışken 28 oy farkla öndeler. Alaska ile birlikte bu eyaleti de Demokratların kazanması durumunda Senato'da 56'ya ulaşacaklar. Tahminen 2032, hatta 2034'e kadar Senato'yu kaybetmezler.
24
58
19
525
23,445
Mehmet Fatih Uslu retweeted
For the first time in US history, a gay man, a Black woman, a Muslim, Native American woman, Palestinian, and Latina have won their respective midterm elections.
1,278
48,764
4,955
236,653
2,202,477
Mehmet Fatih Uslu retweeted
İşçilerin talebine bakın; su, yeterli yemek ücreti... 4500 yıl önce Mısır'da piramit yapsan daha iyi yaşarsın.
A101 işçileri hakları için sokakta: 11 ilde eş zamanlı eylem ▪️A101 işçileri su, yeterli yemek ücreti ve oturarak çalışma hakkı için bugün 11 ilde 15 mağaza önünde eylemde. ▪️DİSK Sosyal-İş, “Haklarımızı alana kadar devam” diyerek insanca çalışma koşulları talebini büyütüyor ▪️Sendika, A101’in 80 bin kişiye istihdam sağladığı yönündeki açıklamalarına karşın mağazalarda çalışanların en temel ihtiyaçları için mücadele etmek zorunda kaldığını belirtti. “Su, yeterli yemek ücreti ve oturarak çalışma lütuf değil, temel haktır” denildi Haberin tamamı: birgun.net/haber/a101-iscile…
161
1,454
16,979
Gazeteci Fatih Ergin hala hapiste. Sadece bir X mesajında “doktor” yerine , “adli tıp uzmanı” yazdı diye… Şaka gibi ama değil! Fatih Ergin’e özgürlük! #fatihergin Hepimize özgürlük! #fatihergineözgürlük @adalet_bakanlik
10
277
5
976
13,284
Mehmet Fatih Uslu retweeted
Üşenmedim satır satır okudum. Aylardır bu insanlara yapılan zulmün hesabının sorulacağı günleri büyük bir motivasyonla bekliyorum.
İBB Davası'nda tanıklar dinleniliyor. O tanıklardan birisi de eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın şöförü Orhan Cevahir. Cevahir savcılığa verdiği ifadede gizemli toplantılarda çantalarla para alışverişi olduğunu iddia etmişti. O iddiaların dayanakları sorgulandı bugün. Ve bu trajikomik tablo çıktı ortaya... Hakim: İddia edilen hususları söyleyeceğine, namusun, vicdanın üzerine yemin eder misin? Orhan Cevahiroğlu: Yemin ederim. Hakim: 14.10.2025 tarihli ifaden var. Dinliyoruz seni o hususlarla alakalı. Orhan Cevahiroğlu: Sayın Başkanım, savcılık makamından çağrıldım. Murat Ongun, Necati Özkan'ı sordu tanıyor musunuz diye. Fatih Keleş'i sordu. Murat Ongun'u sordu. Hüseyin Köksal'ı ve Murat Kapki'yi sordu, bu kişileri tanıyor musun diye. Ben de "Evet, tanıyorum." dedim. Benim Kültür A.Ş.'de Serdal Taşkın'la bir yıllık bir görevim vardı. Onunla beraber hem küçük toplantı salonunu kullanırdık, ben de onun ön tarafında özel kalemliğin orada gelen protokolü ve ziyaretçileri ağırlardım ve Serdal Taşkın'la beraber toplantıları koordine ederdim. Bunları tanıdığımı söyledim. Sayın Savcımız da Hüseyin Köksal'ın ve Murat Kapki'nin şirkete gelip gelmediğini sordu. Ben de evet, şirkete gelip toplantı yaptıklarını ve Hüseyin Köksal'ın da kendi Beylikdüzü'ndeki bulunan firmasına gidip toplantı yaptıklarını da söyledim, beyan ettim. Murat Ongun konusunda da hem makamlarına da gittiğimizi, onlarla beraber toplantı yaptığımızı, Fatih Keleş'in de makamına gittiğimizi, onların da bize geldiğini ve onların da Maltepe'de bir toplantı yaptıklarını beyan ettim. Akşam saatlerinde bu toplantı oluyor. Sayın Savcımız da bu toplantılarda herhangi bir çantada bir para alışverişi vesaire var mı diye sorduğunda, efendim şimdi şöyle bir şey var, Serdal Taşkın toplantıya çantalarla beraber giriyordu. Yeri geldiğinde bankaya geçiyordu. Araçta da bir anahtar falan vardı, Nişantaşı'nda bir bankaya geçiyordu. Orada bankaya da giriyordu. Sonrasında da Serdal Bey ile beraber bir para alışverişinde has altın yaptığım da oluyordu Serdal Bey'e. Bu maaşlarını biriktirip işte birkaç küçük yatırım, birkaç araç alım satımıyla alakalı. Efendim, bu toplantıya bu çantalarla giriyordu. Hani belki para ticareti olabilir, para alışverişi olabilir ama içeriğini hiçbir zaman bilmiyorum, bunu beyan ettim. Sonra Maltepe'deki bu toplantıdaki içeriği vesairesini sordu Sayın Savcımız. Sayın Savcım, üst katta makamın aşağıda oturduklarını biliyorum ama biz giriş katında şoförlerle beraber otururduk. Orada da Murat Ongun'la, Murat Ongun'un şoförü Kadir, bir de Taner diye bir arkadaş vardı Fatih Keleş'in herhâlde şoförü, onlarla beraber akşam saatlerinde orada oturup makamı bekleyip ondan sonra ayrılmalarını beklerdik. Hakim: Toplantı içeriklerinde ne konuşulduğuna dair bir bilgin var mı? Orhan Cevahiroğlu: Şimdi onun içeriğini sordu bana Sayın Savcı. Şimdi ben orada şey tabirini kullandım. Efendim, akşam saatlerinde gidiliyordu, geç saatti. Ortalama bir saat de sürüyordu. Hatta bana sürelerini de soruyordu, diyordu ki: "Ne kadar sıklıkla gidiyorsunuz?" O aralar biraz pandemi dönemine de denk geliyordu. 15 günde bir de oluyordu, 10 günde bir de oluyordu, haftada iki de oluyordu. Bunların hepsi böyle, uzun zaman da geçti, ortalama bu zamanlar diyebilirim. Hakim: Zamanını sormadım, içeriğinde ne konuşulduğunu biliyor musun? Orhan Cevahiroğlu: İçeriğini bilmiyoruz. Hiçbir zaman biz toplantıya katılmadık. Hani orada söyledik, biz de... Hakim: Savcılıkta gizli toplantı ifadesini sen mi kullandın, savcılıkta mı yazıldı? Orhan Cevahiroğlu: Yok, onu şöyle, sosyal medyada duyduğumuz kadarıyla dedim. Şimdi akşam saatinde makamlarında da konuşamadıkları için gizli toplantılardı dedim efendim. Hakim: Şimdi ifadende bak son kısmında diyorsun ki: "Yine bu toplantılarda da ellerinde çantalarla çıktıklarına ve usulsüz ihale ve yasa dışı işler hakkında konuştuklarına şahitlik ederim." Bu senin ifaden altında imzan var. Nasıl bir şahitlik ediyorsun bu hususa? Orhan Cevahiroğlu: İfadem, okumadım. Anlattıklarımın hepsini, şu an heyecanımı mazur görün Sayın Başkanım, ama konunun içeriğinde kesinlikle bunları anlattım Sayın Savcımıza da. Mesela orada bir... Hakim: Şu anki heyecanını mazur görüyoruz da şimdi senin eğitim durumun ne? Orhan Cevahiroğlu: Üniversite efendim. Hakim: Üniversite. Bak öyle çok sayfalar dolusu bir ifade de değil. Toplamda 20 satır bir ifaden var. Bir ifade... Orhan Cevahiroğlu: Evet Başkanım. Hakim: Yazmışsın işte senin söylemediğin bir cümleyi savcılık niye yazsın? Yazdıysa da sen bunu okuduğunda "Bu cümleyi ben kullanmadım, bunu buradan çıkartırsınız." dersin yani. Burada "Şahitlik ederim." diyorsun bize. "Usulsüz ihale ve yasa dışı işler hakkında konuştuklarına şahitlik ederim." Yani bir konuşma içeriğine vakıfsın ki şahit olmuşsun ki burada "Şahitlik ederim." diye beyanda bulunuyorsun. Biz de şimdi o şahitliğini soruyoruz işte, ne duydun ne gördün orada? Orhan Cevahiroğlu: Biz toplantılara katılmadık Sayın Başkanım. Şimdi orada bir savcımız da para ticaretinin, çantalarla ilgili bir para olduğunu sorduğunda mı ne, ben şimdi olumlu da bir şey söyleyemedim, olumsuz da bir şey söyleyemedim. Ama toplantıya... Hakim: Bak yine devamında diyor ki bak: "Toplantı sonrasında Murat Ongun ve Serdal Taşkın'ın ellerinde içi para olduğunu düşündüğüm çantalarla çıkarlardı." Şimdi sana içinde para olduğunu düşündüren ne bu çantaların? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, çünkü Serdal Bey toplantıya çantasıyla beraber katılıyordu. Çantasıyla gidiyordu ve çantasıyla beraber... Hakim: Nasıl bir çanta, nasıl bir çanta? Orhan Cevahiroğlu: Sırt çantası efendim. Hakim: Sırt çantası. İçi dolu, boş, anlaşılıyor muydu baktığın zaman? Orhan Cevahiroğlu: İçinde ebatının ne olduğunu bilemem ama şöyle de bir detay vereyim, ona nazaran bunu hep düşündüğüm için yani olumlu ya da olumsuz hiçbir zaman çantanın içini görmedim. Şimdi Serdal Bey ile beraber bir has altın, benim geçmişimde bir kuyumculuk var. Serdal Bey bana bazen maaşlarını verirdi, hatta bir iki araba ticareti oldu benim kardeşimle beraber, ona has altın yapardım. Has altını dükkândan verirdim, teslim ederdim; çantasından da parayı çıkartırdı, parayı bana teslim ederdi. Sonra hafta sonu da kardeşimden, dükkândan altını alıp kendisine teslim ederdim. Çantayla da beraber toplantıya girdiği için... Hakim: Maaşlarından verirdi, ben altın yapardım diyorsun yani. Şimdi o anlattığınla şuradaki anlattığının arasındaki bağlantıyı nasıl kurdun sen? Orhan Cevahiroğlu: Bunları orada da sayın savcımıza anlattım. Hakim: Yine ifadenin son satırlarında diyorsun ki; "Yine haberlere de konu olan ve harici olarak Ekrem İmamoğlu'nun paralarını da Serdal Taşkın'a taşıttığından, bu çantaların arabada olduğunu gördüm." Ne demek bu? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, ben sırt çantasından başka elinde çanta göremedim. Hakim: Ekrem İmamoğlu'nun parası olduğunu nereden biliyorsun? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, savcılıkta anlattıklarım bunlardı efendim. MURAT KAPKİ SORUYOR Murat Kapki: Orhan Bey, bana bir bakar mısınız? Beni tanıyor musunuz? Beni tanıyor musunuz? Orhan Cevahiroğlu: Hayır, tanımıyorum. Murat Kapki: Peki. Başka bir şey dememe gerek var mı? Hakim: Başka soru vardır mutlaka sanıklardan. Anlaşıldı ne anlatmaya çalıştığın. Murat Kapki: Ben Murat Kapki. Hani Mado’da da görmüşsün ya devamlı beni. Orhan Cevahiroğlu: Mado’da gördüğümü orada söylemiyorum Murat Bey. Murat Bey, şimdi... Hakim: Tamam. Orhan Cevahiroğlu: Sayın Başkanım, Murat Kapki'nin ve Hüseyin Köksal'ın şirkete geldiğini ve Kültür A.Ş.’ye geldiğini ben kendim olarak, protokol olarak ben taraftan aldığımı onu biliyorum. Bunu söyleyebilirim. Hakim: Neyse, Orhan Cevahiroğlu, ifadende şu olduğu için... İfadende şu cümle var. "Açık hava reklam işleri Serdal Taşkın, Ekrem İmamoğlu'nun ekibinde yer alan Murat Ongun, Murat Kapki, Hüseyin Köksal, Necati Özkan, Fatih Keleş isimli şahısların haftada en az 2 gün bir araya gelip Beylikdüzü Mado’da toplanırlardı." Senin ifaden bu. Sanık da soruyor; sen beni gördün mü? Orhan Cevahiroğlu: Evet Başkanım, işte bu ilk baştaki sorduğu soruyla beraber hani Murat Kapki ile Hüseyin Köksal'ı soruyordu bana sayın savcım. Ben burada onları anlattım. Evet şirketimize geliyorlardı, toplantı yapıyorlardı. Hatta biz Serdal Bey ile beraber Hüseyin Köksal'a… Hakim: Sanık, beni tanıyor musun diye sordu. Nereden tanıyorsun? Orhan Cevahiroğlu: Efendim şimdi o zamanlar... Orhan Cevahiroğlu: Murat Bey, Murat Bey, sizin geldiğinize ve toplantı yaptığınıza eminim. Necati Özkan: Orhan Bey, beni tanıyor musunuz? Orhan Cevahiroğlu: Hayır. Necati Özkan: Teşekkür ederim. Orhan Cevahiroğlu: Sizin için zaten efendim bir şey söylemedim hani ben orada.... Hakim:... Toplantıda olduğuna dair ismini beyan etmiştiniz. Orhan Cevahiroğlu: Necati Özkan'ın orada geçmedi hatta ismi şimdi konuşurken. Savcılıkta da aynısını söyledim hani ben. Rahşan Sertkaya: Orhan Bey, öncelikle size de geçmiş olsun. Şimdi nereden başlayacağımı da bilemiyorum ama şuradan ben başlayayım. Rahşan Sertkaya: Valla efendim, nereden başlayacağımızı şunun için bilemiyorum, çünkü düşünün burada bu kadar ifade var. Şu verdiği ifadenin tamamını reddetti neredeyse. Ve ifadelerinin buraya aslında söylemediği şekilde geçirildiğini söyledi. Onun için bilemiyoruz sebep olan biz diyeceğiz ifadenize, Hakim: Soruya geçelim tamam. Rahşan Sertkaya: Evet. Şimdi Orhan Bey, şimdi 14.02.2025 tarihindeki ifadenizde diyorsunuz ki "Ben 2 yıl boyunca Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünü yaptım." Biraz evvel de dediniz ki "Ben 1 yıl boyunca toplantılarını koordine ettim." Ama biz Kültür AŞ'ye sorduğumuz zaman sizin 29 Temmuz 2019'dan göreve başladığınızı makam şoförü olarak, 16 Mart 2020 tarihinde de Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünden ayrıldığınızı görüyoruz. Yani 7,5 ay makam şoförlüğü yapmışsınız. Neden Savcılık Makamında "2 yıl boyunca makam şoförlüğü yaptım" dediniz? Orhan Cevahiroğlu: Sayın başkanım, 2 yıl Genel Müdürlükte ben görev yaptım. Ondan sonraki süreçte de müzeye geçtim. 2 yıllık sürecin de 1 yıllık sürecinde de Serdal Taşkın'la beraber görev yaptım ben. Rahşan Sertkaya: Şöyle Orhan Bey, ben size yardımcı olmak için söyleyeyim. İfade tutanağınızda diyorsunuz ki siz, imzaladığınız ifadede, "Serdal Taşkın'ın yaklaşık 2 yıl makam şoförlüğünü yaptım." Onun için sordum. Ama siz diyorsunuz ki "Zaten ben böyle söylememiştim." Konu açıklığa kavuştu. Şimdi biraz evvel ifade verirken sizde demin bir şey dikkatimi çekti. Dediniz ki "Savcılık Makamı bana sordu, ben de dedim ki Mado'da 10-15 günde bir toplantı yapıyorlar ama pandemi dönemiydi herhalde" dediniz. Doğrudur değil mi? Böyle dediniz biraz evvel. Orhan Cevahiroğlu: Evet. Pandemi dönemine de denk geliyordu. Rahşan Sertkaya: Peki. Şimdi siz buradaki görgünüz Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğüne dayanıyorsa ve siz makam şoförlüğü görevinden 16 Mart 2020 tarihinde ayrıldıysanız, ülkemizde daha henüz pandemi başlamamış. Yani siz pandemi başlamayan bir anda Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünden ayrılıp da pandemi döneminde Mado'da olan toplantılardan nasıl haberdar olabilirsiniz? Yani sizin verdiğiniz tarihler ve ifadeyle hayatın gerçekleri uyuşmuyor. Yani bir önceki ifadenizle bu ifadenizi geçiyorum. Siz pandemi döneminde Mado'da yapılan toplantılardan bahsediyorsunuz, e 16 Mart 2020 tarihinde ayrılmışsınız Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünden. Nereden bilebilirsiniz siz Mado'da pandemi döneminde yapılan toplantıları? Yanlış hatırlıyor olabilir misiniz? Orhan Cevahiroğlu: Fahrettin Bey ile beraber zaten onun bir alıştırma süreci vardı, bir 9 aylık bir süreçti diyebilirim bu. Onunla beraber yine ben devam ettim. Serdal Bey'le ortalama benim bu süreçlerde birlikte olduğumu kendisi de söyleyebilir. Rahşan Sertkaya: Yani siz biraz evvel verdiğiniz ifadeden de ... ettiniz şimdi. Öyle mi? O da doğru değil yani. Peki. Şimdi Orhan Bey, biraz evvel dediniz "Hani ben bu toplantıların ne olduğunu düşündüm" vesaire. Aslında ben Mahkeme Heyetine Orhan Cevahiroğlu'nun biraz evvel verdiği ifadelerinin aslında doğru olduğunu gösteren bir görsel yansıtmak istiyorum. Lütfen Görsel 1'i açabilir misiniz? Şimdi siz ilk ifadenizde işte iki toplantılarda nakit para alışverişinden, çantalardan bahsediyordunuz ama bugün Murat Ongun'un elinde bir çanta görmediğinizi söylediniz. Ben yanlış anlamadıysam bir tek Serdal Taşkın'da sırt çantası vardı dediniz, değil mi? Orhan Cevahiroğlu: Murat Ongun için değil. Serdal Taşkın için, çantasıyla toplantıya katıldığı ve çantasıyla beraber toplantıdan çıktığı... Rahşan Sertkaya: Serdal Taşkın için söylediniz yani onu. Orhan Cevahiroğlu: Evet. Rahşan Sertkaya: Şimdi savcılık makamı, sizin o en aslında doğru olmadığını söylediğiniz ifadenizden yola çıkıp diyor ki bu ihaleler verilmiş, bu ihaleler alt yüklenicilere verilmiş, o alt yükleniciler de paraları almış, sonra bunlar çantalara doldurulmuş, ondan sonra bu çanta transferleri de işte Mado'da yapılmış diyor. Şimdi ekranda Sayın Mahkeme Heyetinin de dikkatine sunmak istiyorum, Orhan Cevahiroğlu'nun Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünü yaptığı dönemde sadece iddianamede bu 3.... giriyor. Sadece bu 3 ihalenin yapıldığı tarihte Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünü yapıyor ve bu tarihlerde alt yüklenicilere yapılan bir tek ödeme var, Beytur Turizm'e yapılmış. O tutarlar da sadece 23 bin... TL. Yani Orhan Cevahiroğlu'nun Serdal Taşkın'ın makam şoförü olarak çalıştığı dönemde yapılan ihalelere fesat karıştırılmış olsa bile bu ihalelerin ne çanta çanta paralara sebep olması mümkün, ne bu paraların gizli toplantılara getirilmesi mümkün, ne de bu nakit paraları Orhan Cevahiroğlu'nun görebilmesi mümkün. Zaten biraz evvel kendisi ifadesinden geri döndü. Şimdi ben sizin Beylikdüzü Mado iddianıza geri dönüyorum. Çünkü biraz evvel bunu reddetmediniz. Yani siz Beylikdüzü Mado'daki toplantılara tanıklık ettiğiniz iddiasındasınız hala, değil mi? Orhan Cevahiroğlu: Beylikdüzü Mado'da bulunduk efendim. Rahşan Sertkaya: Bulundunuz. Peki. Şimdi biz sizin beyanlarınıza baktık ve Murat Kapki'nin Beylikdüzü Mado'da tek bir baz kaydının olmadığını gördük. Hüseyin Köksal ile... Bu arada bunu ben söylemiyorum, iddianame eki belgeler söylüyor, onu söyleyeyim. Hüseyin Köksal ile Murat Ongun'un ortak baz kaydı verdiği tek bir zaman diliminin bulunmadığını öğrendik. Hatta Murat Ongun'un 5 yıllık bir zaman diliminde sadece 5 kez baz verdiğini gördük. Ama siz haftada 2 kere buluştular diyorsunuz. Biraz evvel 10 günde 15 günde bir buluştular diyorsunuz. Bu baz kayıtlarıyla hala sizin ifadeniz arasında tutarsızlık var. Sebebi ne bunun? Orhan Cevahiroğlu: Ben Kadir ile beraber Murat Ongun... yani Murat Ongun'un şoförü zaten Kadir Bey. Rahşan Sertkaya: Kadir Bey sizin bu ifadelerinizi doğrulamıyor ama onu diyeyim. Orhan Cevahiroğlu: Ben onlarla beraber Mado'da olduğumu, yani Mado'da beraber oturduğumu, orada toplantıların olduğunu hatırlıyorum ve adım gibi de eminim. Rahşan Sertkaya: Ama baz kayıtları da sizi doğrulamıyor. Peki. Sonraki sorumu bir görsel eşliğinde sormak istiyorum. Lütfen yansıtabilir misiniz Görsel 2'yi? Şimdi Orhan Bey, bunu da henüz netleştirmedi ama bu Karsan Örme fabrikasında da haftada 2 gün toplantılar yapıldığını söylediniz ifadenizde. Doğru mu? Hala arkasında mısınız bunun? Orhan Cevahiroğlu: Şimdi Mado'daki olan toplantıyı Hüseyin Köksal ve Murat Kapki ile olan bir bağlantıdakini birleştirmedim ben. İlk önce bana sorulan soruda, Savcımızın sorduğu soruda Hüseyin Kapki'ui, şey Murat... Murat Kapki'yi ve Hüseyin Köksal'ın şirketimizde ağırlandığını, toplantılar yapıldığını ve Hüseyin Köksal'ın şirketine gittiğimizi, toplantıların Serdal Taşkın'ın toplantılarına şirketinde katıldığını ben onu ilk önce bir söyledim. Rahşan Sertkaya: Karsan Örme'yi söylüyorsunuz şirket derken. Beylikdüzü... Orhan Cevahiroğlu: Evet. Beylikdüzü Sanayi'nin içerisindeki olan bir bölümde firmaları var. Rahşan Sertkaya: Murat Ongun var mıydı bu toplantılarda? Orhan Cevahiroğlu: Murat Ongun bu toplantılarda yok. Rahşan Sertkaya: O zaman ifadenizde söylediğiniz beyanlarınızdan vazgeçiyorsunuz. Murat Ongun yoktu bu toplantılarda. Peki bu toplantılarda içinde para dolu çantalar, para olduğunu düşündüğünüz çantalar gördünüz mü? Orhan Cevahiroğlu: Serdal Bey yine sırt çantasıyla beraber toplantıya girerdi ve çıkardı. Rahşan Sertkaya: Anladım. Tamam. Anlamlı değil çünkü burada da iddianame eki belgelerden Murat Ongun'un hiçbir zaman Karsan Örme'de ortak baz vermediğini görebilirsiniz. Teşekkür ederim cevaplarınız için. Sayın mahkeme heyetine beyanda bulunmak istediğim bir husus var. Efendim biraz evvel Orhan Cevahiroğlu savcılık makamında verdiği ifadelerinin doğru olmadığını, kendisinin bu ifade tutanağındaki gibi ifadede vermediğini, buna rağmen ifadelerinin ifade tutanağına farklı şekilde aksettirildiğini söyledi. Cumhuriyet Savcısı Ömer Örücü nezdinde alınmış, zabıt katibi Melisa Moroğlu nezdinde alınmış böyle bir ifade söz konusu, 14 Şubat 2025 tarihi. Eğer bu hususun araştırılması bu ifadenin tutanağa yanlış geçirilmesine sebep olan kişiler hakkında mahkemenizce suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum. Kazım Yiğit Akalın: Orhan Bey, biraz önce Necati Bey'i tanımadığınızı söylediniz. Yanlış duymadıysam, Necati Bey'i bir toplantılarda, bir toplantıda görmedim mi dediniz? Tam anlayamadım da. Orhan Cevahiroğlu: Burada Necati Özkan'ı bana savcımız ismini veriyor. Ama ben burada Necati Özkan'ı oradaki toplantıların içerisine koymuyorum. Yani şimdi Mado'da Necati Özkan'ı vesaire hani bu Necati Özkan'ı görmediğimi burada size de dile getiriyorum ama ifademde Necati Özkan'ın da sanki Mado'da olduğu anlamı çıkıyor. Kazım Yiğit Akalın: Tamam. Başka bir toplantıda gördünüz değil mi? Toplu olarak siz... Orhan Cevahiroğlu: Necati Özkan'ı gördüm. Toplantılarda, şimdi Kültür A.Ş.'de dediğim gibi ben Kültür A.Ş.'de Serdal Taşkın, Kültür A.Ş.'de üç günü biz dururduk ve iki günü de İletişim Koordinatörlüğü, aynı zamanda Serdal Taşkın iki gün de Serdal Taşkın İletişim Koordinatörlüğünde görev alırdı. Ben Necati Özkan'ı efendim o zamanki evrelerde gelip gördüğünü biliyorum, toplantılarda olduğunu biliyorum. Kazım Yiğit Akalın: Neyi bildin? Siz biraz önce tanımadım dediniz. Kendisini tanımadığınız insanın o toplantıda olduğunu nasıl biliyorsunuz? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, ismi geçiyor çünkü toplantılarda. Bizim çizelgelerimiz var. Toplantılarda işte şu kişiyle toplantı olacak, işte bu kişiyle toplantı olacak diye bizim Word'de çizelgelerimiz oluyor ve bunlara göre biz program yapıyoruz. Kazım Yiğit Akalın: Tamam Başkanım, işte anladınız demek istediğimi. Teşekkür ederim. Baver Kaya: Hüseyin Köksal'ı hayatınız boyunca kaç kere görmüşünüzdür? Orhan Cevahiroğlu: Hüseyin Köksal'ı 5-6 kere görmüşümdür. Baver Kaya: Bu Beylikdüzü'ndeki tekstil firmasına kaç kere gitmişsinizdir? Orhan Cevahiroğlu: 4 ya da 5 kere gitmişimdir. Baver Kaya: Başka birileri de gidiyor muydu oraya? Orhan Cevahiroğlu: Şimdi Hüseyin Köksal'ın Servet Bey bir... Servet Bey vardı. Servet Bey hatta Hüseyin Köksal'ın makam şoförüydü. Baver Kaya: Hayır yok sorumuz o değil. İfadenizde şimdi şey anlamında söylüyorum geçmiş olsun, söylediğiniz şeyle zaptta geçen şey birbiriyle aynı değil. Netleştirmek için soruyorum. İfadenizde demişsiniz ki Murat Ongun da vardı, Murat Kapki de vardı, Ekrem İmamoğlu da vardı. Başka gördünüz mü yoksa Serdal Bey ile beraber gidip geliyordunuz sadece? Orhan Cevahiroğlu: Serdal Bey ile beraber gidip geliyorduk. Baver Kaya: Saat gece 11 ile 1 arasında mıydı peki bu? Orhan Cevahiroğlu: Yok. Akşam saatinde de oluyordu, gündüz saatinde de oluyorduk. Baver Kaya: Tamam, peki zaten 3-4 kere tutar. Peki bu görüşmelerde de başka herhangi bir kimsede çanta görüyor muydunuz? Hüseyin Köksal çanta sırt çantası takar mıydı? Orhan Cevahiroğlu: Biz sadece makama yani tekstil fabrikasına Beylikdüzü'ndeki tekstil fabrikasındaki orada girip oturup, Serdal Bey çıktığında tekrar makam alıyorduk. Çantasıyla beraber gidiyorduk, yani toplantı yapıyorduk. Ali Rıza Dizdar: Yani "Allah Allah" diyeceğim ama diyemiyorum. Yani ne bileyim Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yazar, Yargıtay içtihatlarında yazar, yeminli ifade geçerlidir. Hâlâ meslektaşlarımız dahi olmak üzere o alınan ifadenin üstünde duruyorlar. O alınan ifade de değil, imzalanmış bir beyan. Siz, geçmiş olsun size, öyle de diyeyim, merak ettim, Cevahiroğlu ailesini son derece yakından tanıdığım için sormak zorunluluğu hissediyorum. Kendiliğinden mi gittiniz siz savcılığa, sizi götürdüler mi? Orhan Cevahiroğlu: Savcılık cuma günü, izinli günümde beni makamına çağırdı. Ben de o şekilde gittim. Ali Rıza Dizdar: Sayın Başkan, yani kendiliğinden gitmemiş, götürülmüş. Çünkü sonunda da şöyle bir cümle eksik savcının. Bakınız, bunu söylemedik: "Devletime yardımcı olmak adına bu bilgileri sayın savcılığımıza veriyorum." Böyle bir cümle sarf ettiniz mi? Orhan Cevahiroğlu: Sayın savcımızın sorduğu, soru-cevap üzerine zaten olan bir şey. Ali Rıza Dizdar: Siz böyle bir cümle sarf ettiniz mi kendiliğinizden, yoksa savcı mı yazdı? Orhan Cevahiroğlu: Hayır… Ali Rıza Dizdar: Hayır, bitti. Şimdi Sayın Başkan, önümde Serdal Taşkın'ın ve diğerinin ifadeleri var. Burada kopyalayıp yapıştırılmış buraya konmuş... Burada da "Orhan" diye geçiyor sorularda. Yani "Orhan Cevahiroğlu" demiyor. Buraya kadar geldik, samimiyetle anlattık. Kendisinin yeminli ifadesinin doğru olduğunu, yeminli ifadenin dışında verilen ifadenin dosyadan çıkarılmasını talep ediyorum.
37
1
196
3,079
Mehmet Fatih Uslu retweeted
İBB Ana Davası komedi filmi gibi 🗣️ Necati Özkan: 'Ben kimim?' 💬Orhan Cevahiroğlu: 'Bilmiyorum' 🗣️ Ben toplantıda gördüğünüzü iddia ettiğiniz Necati Özkan'ım' İçerisini görmediğin ve kim tarafından verildiğini bile bilmediğin bir para için bu şekilde mi tanıklık yapıyorsun⁉️
16
488
8
1,724
18,163
Mehmet Fatih Uslu retweeted
"Donald, look, I know you struggled with my name. So, after JD swears me in in January, you can just go on and call me senator." ABDUL EL-SAYED IS A LION.
11
3,471
192
46,473
368,900
Mehmet Fatih Uslu retweeted
We made history. 🇵🇸
2,427
24,889
1,437
142,017
2,307,598