@ASBUedu, Head of Philosophical Consultancy Assoc. @fddernegi Founder&Edtr. of Beytulhikme Phil. Journal, https://xitter.cf/t.co/dZb1sdMFdw, Felsefi Danışman

A N K A R A
Joined October 2012
Mustafa Cevik retweeted
Samsat’ta Lukiano ile Felsefik Buluşma 31 Ekim Cumartesi günü Samsat Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde “Hiciv Filozofu olarak Samsatlı Lukiano” Felsefe Günleri gerçekleştirilecek. Samsatlı Lukiano Felsefe Platformu tarafından düzenlenen etkinliğe Samsat Belediyesi ve Belediye Başkanı Halil Fırat’ın katkısıyla ev sahipliği yapılacak. Programda Lukiano’nun *Gerçek Bir Hikâye* (ilk bilimkurgu örneği), *Tarih Nasıl Yazılmalı?*, mit ve ahlak hicivleri ele alınacak. Prof. Dr. Mustafa Çevik “Tarih Biliminin Öncüsü Olarak Samsatlı Lukiano” başlıklı konuşmasıyla açılışı yapacak. Prof. Dr. M. Nesim Doru, Prof. Dr. Hüseyin Sarıoğlu, Doç. Dr. Bekir Geçit, Doç. Dr. Abdulhamit Küçükaslan ile İnönü Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Önal, Prof. Dr. Emin Çelebi, Doç. Dr. Yakup Yıldız ve Doç. Dr. Mehmet Türkan da sunumlarını gerçekleştirecek. Samsat Belediyesi’nin bu nitelikli akademik organizasyonu, küçük bir ilçe belediyesinin kültürel öncülüğünün somut örneği. Yerel mirası (Samosata/Kommagene) günümüz düşüncesiyle buluşturuyor. Uluslararası klasik filoloji ve mitoloji çalışmaları (Oxford, Cambridge, Harvard) bağlamında da önem taşıyor. 31 Ekim saat 11:00’de açılışla başlayacak etkinlik iki oturum halinde sürecek. Tüm felsefe ve mitoloji meraklılarına açık. @SamsatBelediye1 @halilfrat2 @drmcevik @nesimdoru @srglhsyn @adyu2006 @TCKulturTurizm @profmehmetkeles @adiyamangovtr @yamaniktm02 #SamsatlıLukiano #FelsefeGünleri
3
5
159
Ortak kültürel mirasımızı iki yeni eserle okurlarımıza sunuyoruz. Millî Kütüphanemizde bugün “Aleksandre Jaba Koleksiyonu” ve “Rami Kütüphanesi” kitaplarımızın tanıtımını gerçekleştirdik. Mardin Artuklu Üniversitesi ile hazırladığımız koleksiyonda 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını bir araya getirdik. Rami kitabımızda ise tarihî kışlanın çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşümünü belgeledik. Her dili ve kültürel değeri ortak mirasımızın parçası olarak görüyor, kültürün birleştirici gücüyle kardeşliğimizi güçlendiriyoruz. Kıymetli destekleri dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Sayın Gülşen Orhan'a, emeği geçen üniversitemiz ile Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğümüzün değerli ekibine teşekkür ediyorum.
35
3
169
8,803
Tarihten bölgesel geleceğe: Türkiye'nin stratejik fırsatı Prof. Dr. Mustafa Çevik yazdı: 🕊️ Bir çatışmayı sona erdirmekle barışı kalıcılaştırmak aynı şey değildir 🤝 Ortaklık, yalnızca tarihî yakınlığa değil, güvene ve somut çıkarlara da dayanmalıdır 🌍 Bölgesel güç, birlikte neler yapılabileceğini mümkün kılmakla da ölçülür indyturk.com/node/783798
2
2
3,926
Mustafa Cevik retweeted
Düşünce Tarihinin İronik Efendisi ve Özgür Düşüncenin Öncüsü: Samsatlı Lukiano  İnsanlık tarihinde Ay’a ve uzaya yolculuk fikrini ilk kez kaleme alan hayal gücünün öncüsü, tarafsız ve erdemli tarih yazıcılığının ilkelerini ortaya koyan büyük düşünür Samsatlı Lukiano’yu doğduğu topraklarda anıyoruz.  Ahlakı, hakikati, mitleri ve dönemin felsefi akımlarını hicvin keskin diliyle eleştiren; eleştirel düşünme gereğinin fikir babalarından Shakespeare, Erasmus, Thomas More ve Nietzsche gibi pek çok düşünürün hayranlığını ifade ettiği ve etkilendiği, 2000 yıl önceden 80 civarında eser bırakmış Lukiano’nun mirasını konuşmak üzere düzenlediğimiz “Samsatlı Lukiano Felsefe Günleri - 1” etkinliğimize tüm felsefeseverleri ve bilim meraklılarını davet ediyoruz.  Değerli akademisyenlerimizin sunumlarıyla gerçekleşecek bu entelektüel buluşmada sizleri de aramızda görmekten onur duyarız.  📅 Tarih: 31 Ekim Cumartesi ⏰ Açılış: 11:00 📍 Yer: Samsat Çok Programlı Anadolu Lisesi Konferans Salonu  #SamsatlıLukiano #FelsefeGünleri #Felsefe #Samsat #EleştirelDüşünme
5
11
537
Mustafa Cevik retweeted
Geçtiğimiz yıl Veri Analizi Okulumuza yapılan 135 bin 846 başvuru, bu alandaki eğitime duyulan talebin ne kadar büyük olduğunu gösterdi. Şimdi bu tecrübeyi daha geniş bir yapıya taşıyoruz. Dijital Üniversite Platformu'yla farklı üniversitelerimizin akademik birikimini bir araya getiriyor; öğrencilerimizin ve kendini geliştirmek isteyen herkesin, günümüzün ihtiyaçlarına cevap veren alanlarda uzman akademisyenlerden eğitim alabilmesini sağlıyoruz. Türkiye’nin neresinde olursa olsun herkesin bu imkândan yararlanabilmesi çok kıymetli.
📌 Dijital Üniversite Platformu üç okul ve on altı modülle açılıyor! 🤖 Yapay Zekâ Okulu 📈 Veri Analizi Okulu 🌿Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Okulu 💻 Başvuru ve katılım tamamen ücretsizdir. ❗️Başvurular saat 17:00’de başlayacaktır. #Verianalizi #dijitalüniversiteplatformu #yapayzeka #yesildönüsüm
12
40
1
301
32,612
Araştırma görevliliği nereye gidiyor? Prof. Dr. Ekrem Kalan yazdı: Akademinin geleceği belirsizlikte 📉 Araştırma görevlisi sayısı neden yüzde 24 azaldı? ❓ Doktora bittikten sonra akademisyeni ne bekliyor? 🎓 Akademinin piramidi neden ters dönüyor? indyturk.com/node/783632
3
6
5
24
14,477
Mustafa Cevik retweeted
İyi Niyet Yetmez: Bazen İnsan, Yanlış Düşündüğü İçin Zarar Verir Bir sorunu çözmek isterken onu daha da derinleştirdiğiniz oldu mu? İyi niyetle aldığınız bir karar, zamanla içinden çıkılmaz sonuçlar doğurdu mu? Bunun nedeni her zaman koşulların kötülüğü ya da niyetlerin yanlışlığı değildir. Bazen asıl sorun, düşüncelerimizi yeterince sorgulamadan doğru kabul etmemizdir. İnsan, neyi neden yaptığını, hangi varsayımlara dayandığını ve eylemlerinin hangi sonuçları doğurabileceğini sorgulamadığında, iyilik yaparken bile zarar verebilir. Akıl yalnızca çözüm üretme yeteneği değil, çözüm sandığımız şeyin gerçekten çözüm olup olmadığını sınama sorumluluğudur. Felsefi danışmanlık size ne yapmanız gerektiğini söylemekten önce, nasıl düşündüğünüzü, neyi doğru kabul ettiğinizi ve kararlarınızı hangi gerekçelerle verdiğinizi birlikte sorgulamaya yardım eder. Çünkü bazen ihtiyacımız olan yeni bir çözüm değil, soruna bakışımızı değiştirecek yeni bir çerçeve, yeni bir bakış açısı veya daha derin bir düşünmedir. Yanlış sorulara verilen doğru cevaplar bile insanı yanlış yere götürebilir.
1
3
353
Mustafa Cevik retweeted
HANGİ AİLE? -Evrimce ve Yaratılışçı Aile Felsefesi ve Politik Etkileri- Aileyi konuşuyoruz; ama gerçekten hangi aileyi konuşuyoruz? Aile politikaları neden beklenen sonucu vermiyor? Neden yapılan onca düzenleme, teşvik ve sosyal program, aile kurumundaki kırılmayı durdurmakta yetersiz kalıyor? Belki de sorun, çözümlerde değil; sorularımızın eksikliğinde gizlidir. Hangi Aile?, aileyi yalnızca sosyolojik ya da hukuki bir kurum olarak değil; insanın nasıl anlaşıldığıyla doğrudan bağlantılı felsefi, antropolojik ve ontolojik bir mesele olarak ele alıyor. Modern aile politikalarının çoğu zaman gözden kaçırdığı düşünsel varsayımları sorguluyor; "ilkel insan" mitinden modern bireyciliğe, antropolojiden bilişsel bilimlere, klasik felsefeden güncel aile tartışmalarına uzanan geniş bir literatür eşliğinde, aileye dair yerleşik kabulleri yeniden değerlendirmeye çağırıyor. Eğer aile politikalarının neden kalıcı başarı üretemediğini, hangi düşünsel temeller üzerinde yükseldiğini ve daha sağlam bir aile anlayışının nasıl inşa edilebileceğini merak ediyorsanız, bu kitap size yalnızca cevaplar değil, daha doğru sorular da sunacaktır. #HangiAile #Aile #AilePolitikaları #AileFelsefesi #İnsanDoğası #AileAraştırmaları #SosyalPolitikalar #KamuPolitikaları #Familystudies #Family Link: mckitap.com
1
118
Mustafa Cevik retweeted
Yeni kitabımı paylaşmaktan mutluluk duyarım. Felsefi Danışmanlık Kuram ve Yöntemleri Bazı danışanlar iyileşmez. Daha doğrusu, iyileştikleri söylenir ama hâlâ boşluk hissederler. Yıllarca terapiye gitmiş, ilaç kullanmış, doğru tanıları almışlardır. Semptomlar azalmıştır; fakat hayat anlam kazanmamıştır. Sorunları hafiflemiş, ama soruları derinleşmiştir. İşte bu kitap,  bu sessiz başarısızlığın içinden konuşur. Ruh sağlığı profesyonelleri için de bu kitap önemlidir; çünkü psikiyatri ve psikoterapinin çoğu zaman bilinçli olarak dışarıda bıraktığı şeyi merkeze alır: anlam, değer, etik yönelim ve yaşam biçimi. Danışanlar için ise sarsıcıdır; çünkü onları “hasta”, “vaka” ya da “bozukluk” olarak değil, düşünen ve anlam arayan varlıklar olarak ele alır. Bu kitap, felsefi danışmanlığı bir alternatif terapi olarak değil, modern ruh sağlığının eksik halkası olarak konumlandırır. Tedavi edilen belirtilerin ötesinde, neden yaşıyorum?, nasıl yaşamalıyım?, iyi bir hayat nedir? gibi soruların bastırıldığı yerde başlar. Eğer bir danışan olarak “kendimi daha iyi hissediyorum ama hâlâ kendim değilim” diyorsanız… Eğer bir uzman olarak “doğru şeyleri yapıyorum ama bir şey eksik” hissi sizi takip ediyorsa… Bu kitap, o eksik yerden çağırıyor. #anlamarayışı #varoluşsalboşluk #anlamkrizi #felsefidanişmanlık #ruhsağlığı #psikoterapi #psikiyatri #yaşamfelsefesi #varoluşsoruları mckitap.com/index.php?route=…
2
2
211
Mustafa Cevik retweeted
Geleceğin Türkiyesi için Selahaddin Eyyubi'nin Sembolik Değerini yazdım. Gelecek için yeni bir ortak hafıza inşa edilebilir mi? Türkiye'nin önündeki en önemli meselelerden biri budur. Birlik yalnızca hukukla kurulmaz. Birlik yalnızca ekonomiyle kurulmaz. Birlik yalnızca güvenlik politikalarıyla da kurulmaz. Birliğin bir hafızası olmak zorundadır. İnsanların “Biz aslında birbirimizin rakibi değiliz; aynı tarihin veya hayalin farklı taşıyıcılarıyız” diyebilmesini sağlayacak bir ortak hafıza. Anadolu ve Mezopotamya'nın tarihi bu bakımdan büyük bir imkân taşıyor. Malazgirt'ten Selahaddin'e, Osmanlı'nın farklı toplulukları bir arada yaşatma tecrübelerinden Cumhuriyet'in ortak vatandaşlık fikrine kadar uzanan tarih, yalnızca ayrışma başlıkları üzerinden okunamayacak kadar zengindir. Burada akademiye büyük bir görev düşmektedir. Akademinin görevi siyasetin yerine karar vermek değildir. Akademinin görevi, siyasetin üzerinde konuşabileceği daha sağlam bir düşünce zemini oluşturmaktır. Türkiye'nin Türkler ve Kürtler arasında, laikler ve dindarlar arasında, Aleviler ve Sünniler arasında ortak bir gelecek dili kurabilmesi için tarihçiler, sosyologlar, hukukçular, siyaset bilimciler ve filozoflar birlikte çalışmalıdır. Çünkü barışın yalnızca hukuku değil, epistemolojisi, tarihi, felsefesi ve dili de vardır. Ve o dil kendiliğinden ortaya çıkmaz. Güvenilir bilgi üretmek akademinin işidir. Geleceğin Türkiye'sine bir ortak sembol gerekebilir Belki Türkiye'nin önümüzdeki dönemde yapması gereken en önemli işlerden biri, farklı toplumsal kesimlerin kendisini dışlanmış hissetmeyeceği ortak semboller üzerinde yeniden düşünmektir. Selahaddin Eyyubi böyle sembollerden biri olabilir. Türk için tarihinden bir isimdir. Kürt için kendi tarihsel hafızasında güçlü bir şahsiyettir. Arap dünyası için büyük bir siyasi ve tarihsel figürdür. İslam dünyası için ortak bir medeniyet sembolüdür. Daha geniş insanlık tarihi açısından ise düşmanına karşı mücadele ederken bile adalet ve merhametle anılan bir hükümdar imgesi taşır. Tam da bu nedenle onu bir kimliğin diğerlerine karşı üstünlüğünü kanıtlamak için değil, kimliklerin ortak bir gelecek içinde buluşabileceğini hatırlatmak için konuşmalıyız. Türkiye'nin geleceği için ihtiyaç duyduğumuz şey tam da budur: Ortak geçmişi kavga konusu olmaktan çıkarıp ortak geleceğin kaynağı haline getirmek. Selahaddin Eyyubi'nin Türkiye için sembol değeri burada başlar. Çünkü mesele Selahaddin değildir. Mesele, Türkiye'nin birbirinden farklı insanlarına aynı geleceğin içinde kendilerine yer bulabilecekleri bir hikâye anlatıp anlatamayacağıdır. Ve siyaset, en sonunda yalnızca iktidarı yönetme sanatı değildir. Birlikte yaşamak isteyen insanların ortak geleceğini tasarlama sanatıdır. Geleceğin Türkiye'sinin siyasetine düşen görev de budur: Türklerin ve Kürtlerin birbirine neden ihtiyaç duyduğunu anlatan değil, birlikte nasıl bir gelecek kurabileceklerini gösteren bir siyaset dili inşa etmek. Bunun için bazen yeni sloganlardan önce eski hikâyelerimizi yeniden okumamız gerekir. Selahaddin Eyyubi de bu yeniden okumanın en güçlü başlangıç noktalarından biri olabilir. Yazının tamamı için link: Selahaddin Eyyubi: Geleceğin Türkiye'si için ortak bir sembol indyturk.com/node/783579
2
4
9
663
Mustafa Cevik retweeted
Selahaddin Eyyubi: Geleceğin Türkiye'si için ortak bir sembol Prof. Dr. Mustafa Çevik yazdı: 🏛️ Türkiye'nin artık "Kim kimdir?" sorusunun yanında "Birlikte ne olacağız?" sorusunu da sorması gerekiyor 🤝 Ortak geçmişi kavga konusu olmaktan çıkarıp ortak geleceğin kaynağı hâline getirebilir miyiz? indyturk.com/node/783579
1
1
1,992
Mustafa Cevik retweeted
Selahaddin Eyyubi: Geleceğin Türkiye'si için ortak bir sembol Prof. Dr. Mustafa Çevik yazdı: 🏛️ Türkiye'nin artık "Kim kimdir?" sorusunun yanında "Birlikte ne olacağız?" sorusunu da sorması gerekiyor 🤝 Ortak geçmişi kavga konusu olmaktan çıkarıp ortak geleceğin kaynağı hâline getirebilir miyiz? indyturk.com/node/783579
2
5
2,262
Mustafa Cevik retweeted
Görülmeyi bekleme, yerini al.
1
4
870
Mustafa Cevik retweeted
Yeni yazım. Tüm dostlara tavsiye ederim. Çağımızın yeni fenomeni hipergerçek alim ve uzmanları anlamak bence çok önemli. – at Yıldırım, Bursa
Enis Doko (@enis_doko) yazdı: Âlim simülasyonu ve hipergerçek alimler serbestiyet.com/gunun-yazila… "Sosyal medya çağında âlimlik de uzmanlık da giderek bilgiyle değil, görünürlükle ölçülüyor. Takipçi sayısı otoritenin, akıcı ve kesin konuşmak derin bilginin, viral olmak ise hakikatin göstergesine dönüşüyor. Gerçek âlim insan olduğu için eksiktir. Simülasyonun âlimi ise bir karakterdir, bu yüzden hiç hazırlıksız yakalanmaz. Gerçek âlim “bilmiyorum” dediğinde takipçisi onun bilgisini yetersiz bulabilir. Âlim simülasyonu aynı soruya tereddütsüz cevap verir. Ve yarışı simülasyon “kazanır”. Daha doğrusu kazanmayı simüle eder. Bu nedenle sosyal medya âlimi bazen gerçek âlimin kötü bir kopyası değil, gerçek âlimden daha âlimsi bir figür haline gelir. Hipergerçekliğin mantığı da biraz budur. Model, temsil ettiği gerçeklikten daha pürüzsüz, daha tutarlı ve daha ikna edici hale gelir. Sonra gerçek olan onun yanında kusurlu görünmeye başlar. İşte bunlar hipergerçek alimlerdir."
35
23
10
308
56,290
Mustafa Cevik retweeted
Üniversitelerimiz, ülkemizin ve toplumumuzun ortak meselelerini bilimsel bilgi ışığında ele alan, farklı disiplinlerin birikimiyle geleceğe yön veren kurumlarımızdır. Bu anlayışla, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan tarafından ortaya konulan “Terörsüz Türkiye” hedefini 2026-2027 akademik yılı açılış törenlerimizin ve ilk derslerimizin gündemine taşıyoruz. Üniversitelerimizin bu süreci akademik özgürlük ve bilimsel metodoloji temelinde; sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla ele almasını, düzenlenecek akademik çalışmalar, panel ve çalıştaylarla zenginleştirmesini son derece kıymetli buluyorum. Açılış derslerimizin gençlerimizin konuya ilişkin farkındalıklarını artıracağına, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlenmesine, millî birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine ve toplumsal bütünleşmemize köklü bir katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. #TerörsüzTürkiye
96
66
90
228
613,165
Mustafa Cevik retweeted
GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNDE ORTAK PAYDA NASIL İNŞA EDİLECEK? @IndyTurkey 'teki yazım, ilginize. ⤵️ Türkiye'nin en önemli meselelerinden biri, farklılıklarımızın nasıl ortadan kaldırılacağı değil, bu farklılıklarla birlikte nasıl ortak bir gelecek kurulacağıdır. Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler, dindarlar, laikler; farklı etnik, dini, mezhebi ve kültürel aidiyetlere sahip insanlar aynı ülkenin yurttaşları olarak yaşamaktadır. Bu farklılıkların her birinin kendi hafızası, dili, inancı, tecrübesi ve dünyayı anlamlandırma biçimi vardır. Peki bütün bu farklılıkların üzerinde Türkiye'nin ortak paydası nedir? Bu soruya verilen cevaplar genellikle 3 kaynaktan birine yaslanıyor: tarih, din ve coğrafya. Kimileri ortak paydayı bin yıllık tarihimizde buluyor. Kimileri İslam'ın ve Anadolu irfanının birleştirici gücünü öne çıkarıyor. Kimileri ortak vatan ve coğrafyayı temel alıyor. Bunların her birinin toplumsal karşılığı ve tarihsel önemi var. Fakat geleceğin Türkiye'sini kurmak için bunların hiçbirinin tek başına yeterli olmayabileceğini düşünmek gerekiyor. Çünkü ortak gelecek, yalnızca geçmişte birlikte yaşamış olmaktan doğmaz. Birlikte yaşamaya devam etmek için ortak bir gelecek tasavvuruna ihtiyaç vardır. Kurucu soru şu: Farklı insanların aynılaşmadan birlikte yaşayabilmesini mümkün kılan ortak payda nedir? Türkiye'nin araması gereken ortak payda burada başlar. Bu ortak paydanın bir etnik kimlik olması mümkün değildir. Çünkü Türkiye'nin bütün yurttaşları aynı etnik kökene sahip değildir. Tek bir dini yorum olması da mümkün değildir. Çünkü Türkiye'de farklı dini inançlar, mezhepler ve inançsızlık biçimleri bulunmaktadır. Yalnızca tarih de yeterli değildir. Çünkü aynı tarihi farklı topluluklar farklı biçimlerde hatırlayabilir. Coğrafya ise önemli bir müşterek olmakla birlikte, tek başına bir siyasal birlik fikri üretmez. O hâlde mesele, hepimizin aynı olduğu noktayı bulmak değil; hepimizin farklı kalabilmesini güvence altına alacak ortak ilkeleri inşa etmektir. Çağdaş siyaset felsefesinin önemli tartışmalarından biri tam da bu sorunun etrafında şekillenmiştir. John Rawls, farklı dini ve felsefi dünya görüşlerinin bulunduğu toplumlarda siyasal düzenin tek bir "kapsayıcı dünya görüşü" üzerine kurulamayacağını savunur. Bunun yerine farklı dünya görüşlerinin kendi gerekçeleriyle destekleyebileceği ortak bir siyasal zemin, yani "örtüşen uzlaşma" (overlapping consensus) fikrini geliştirir. Bu yaklaşım Türkiye açısından önemli bir düşünme imkânı sunar. Alevi ile Sünni'nin aynı inanç anlayışına sahip olması, dindar ile laik vatandaşın hayatı aynı biçimde anlamlandırması, Türk ile Kürt'ün aynı etnik kimliği paylaşması gerekmez. Fakat bütün bu insanlar adalet, insan onuru, güvenlik, özgürlük, hukuk, eşit yurttaşlık ve ortak refah gibi bazı temel ilkeler üzerinde uzlaşabilirler. Buradaki ortaklık, aynı düşünmek değil, birlikte yaşamanın kurallarında anlaşabilmektir. Türkiye'nin geleceği açısından ihtiyaç duyduğumuz şey tam da budur: Anadolu'da rıza, irfan ve ahilik kültüründe kodları yerleşik olan ortak yaşama ahlakı ve bir ortak gelecek sözleşmesini yeniden inşa etmenin akademik ve siyasi yolunu açmaktır. Jürgen Habermas'ın anayasal yurttaşlık ve anayasal yurtseverlik tartışması da benzer şekilde bu irfani kültüre işaret eder. Çok kültürlü toplumlarda ortak aidiyetin yalnızca etnik veya kültürel homojenlikten türetilmesi yerine, yurttaşların birlikte kurduğu siyasal ve hukuki ilkeler üzerinden yeniden düşünülmesini önerir. Bunun da imkânı, kodları ve temsilleri bu topraklarda vardır. Farklılıklar, "tearüf" (irfan, örf, maarif) dediğimiz karşılıklı tanışma, dayanışma, kültür aktarma ve birlikte var olma imkânı için şanstır. Bu potansiyel kültürden Türkiye'nin gelecek tasavvuru için önemli bir sonuç çıkarılabilir: Türkiye'nin ortak paydası, farklılıklarımızın üstünü örten bir kimlik değil; farklılıklarımızın birlikte var olmasını mümkün kılan kültürümüzde yerleşik olan evrensel ilkelerdir. Bu irfanı kültür şu siyasal imkânlar için alan açacaktır: Eşit yurttaşlık, Hukukun üstünlüğü, Vicdan ve inanç özgürlüğü, Farklı düşünme ve ifade özgürlüğü, Adalet, güven. Bütün bunlar her vatandaşın kendisini bu ülkenin geleceğinde özne olarak görebilme ve aidiyet duygusu geliştirir. Dolayısıyla Türkiye'nin ihtiyacı belki de yeni bir "üst kimlik" icat etmekten çok, ortak bir siyasal-ahlaki zemin inşa etmektir. Bu zemin ne Türk'ü azaltmalı ne Kürt'ü; ne Alevi'yi Sünni karşısında ne Sünni'yi Alevi karşısında konumlandırmalı; ne dindarı laiklik karşısında ne de laiki dindarlık karşısında savunmaya zorlamalıdır. Aksine herkesin kendi kimliğiyle var olabileceği, fakat hiç kimsenin kendi kimliğini başkasının üzerinde bir üstünlük aracına dönüştüremeyeceği bir düzen üretmelidir. Asıl mesele budur. Bu sadece bir siyasal proje değil, Türkiye'den bölgeye örnek olabilecek bir medeniyet projesidir. Çünkü ortak payda, en büyük grubun değerlerini bütün topluma kabul ettirmek değildir. Ortak payda, hiçbir grubun diğerini ortak geleceğin dışına itemeyeceği bir zemin kurabilmektir. Bu bakımdan Türkiye'nin önünde yalnızca bir "birlik" meselesi yoktur. Daha derin bir mesele vardır: Birlik fikrinin hangi ilkeler üzerine kurulacağı meselesi. Geçmiş bize birlikte yaşayabildiğimizi gösterebilir. Fakat gelecek için bunun yetmediğini kabul etmeliyiz. Gelecek, yalnızca ortak geçmişten değil, ortak iradeden doğar. Bu nedenle Türkiye'nin ortak paydasını yalnızca "aynı tarih", "aynı din", "aynı coğrafya" veya "aynı millet" gibi kavramlarda aramak yerine, bunların ötesine geçen daha evrensel bir siyasal-ahlaki kodlar bütünü üzerinde düşünmek gerekiyor. Belki bu kodların adı insan onuru, adalet, özgürlük, eşitlik, hukuk, güven, karşılıklı saygı, ortak refah ve ortak gelecek iradesi olabilir. Ben buna evrensel irfani-örfi gelenek diyorum. Bunlar herhangi bir etnik grubun, mezhebin veya ideolojik kesimin mülkü değildir. Tam tersine, ortak payda olabilmelerinin nedeni budur. Türkiye'nin geleceği açısından asıl entelektüel görev, farklılıklarımızı tek bir potada eritmek değil; farklılıkların birlikte yaşayabileceği evrensel bir ortak zemin kurmaktır. Böyle bir zemin Türkiye sınırları içinde olduğu kadar, Türkiye'nin tarihsel ve kültürel etki alanındaki bölge açısından da önem taşıyabilir. Çünkü 21'inci yüzyılda güçlü toplumlar yalnızca ortak geçmişleriyle değil, farklılıklarla birlikte yaşama kapasiteleriyle de ölçülecektir. En büyük sosal sermaye budur. Türkiye Yüzyılı için ortak paydası aynı olmakta değil, farklılıklarımızla birlikte aynı geleceğin kurucusu olabilmekte. Türkiye, ortak bir kimlik mi aramalıdır; yoksa farklı kimliklerin özgürce yaşayabileceği ortak bir gelecek mi inşa etmelidir? Bu sorunun cevabı, yalnızca Türkiye'nin bugününü değil, gelecek yüzyıldaki toplumsal ve siyasal ufkunu da belirleyebilir. 🔗 indyturk.com/node/782596
3
7
1
29
1,077
Mustafa Cevik retweeted
📊Araştırma Üniversiteleri 2026 Yılı Performans Sıralaması Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın @_cevdetyilmaz’ın teşrifleri ve Strateji ve Bütçe Başkanı Sayın İbrahim Şenel’in katılımlarıyla @METU_ODTU ev sahipliğinde 23 araştırma ve 10 aday araştırma üniversitemizin 2026 yılı performans değerlendirme sonuçlarını paylaştık. Sıralamalarını yükselten üniversitelerimizi tebrik ediyorum. Araştırma üniversitelerimizden kendi başarılarını ileri taşırken birbirlerinin imkân ve birikimlerinden daha fazla yararlanmalarını; ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmalarını bekliyoruz. Üniversitelerimizin rekabet ederken birlikte büyüdüğü, bilimsel birikimini daha nitelikli ve etkili çıktılara dönüştürdüğü bir araştırma ekosistemiyle Türkiye’mizi daha ileriye taşıyacağız.
18
67
7
329
114,172
Prof. Dr. Mustafa Çevik yazdı: Geleceğin Türkiye'sinde ortak payda nasıl inşa edilecek? 🧭 Türkiye'nin ortak paydası, farklılıklarımızın üstünü örten bir kimlik değil; farklılıklarımızın birlikte var olmasını mümkün kılan kültürümüzde yerleşik olan evrensel ilkelerdir 🌍 Türkiye'nin geleceği açısından asıl entelektüel görev, farklılıklarımızı tek bir potada eritmek değil; farklılıkların birlikte yaşayabileceği evrensel bir ortak zemin kurmaktır indyturk.com/node/782596
2
4
2,857
Felsefi Danışmanlık Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çevik yazdı: Akademide niceliğin tiranlığı ile gelen çürüme 📄 Artık her makale bir merakın değil, bir dosya gereğinin ürünü 💤 Bugün bilimin krizi cehalet değil, yorgun zekâdır 🌱 Oysa biz kökleri değil, dalları yarıştırıyoruz ⚙️ Kendini sistemin çarkında kaybetmiş her zihin, düşünceye değil, düzene hizmet eder indyturk.com/node/767741
9
2
23
10,757
Mustafa Cevik retweeted
Devlet bir şey demiyor diyor... Devlet sana ne desin? Prof olmuşsun bir şey mi demesi lazım üretmen için? Çocuk musun? Gözetim ve baskısız çalışamıyor musun? Ben sağlığım ve imkanlar el verdikçe yazmaya devam etmek isterim. Yazmadan duramam zaten. Ki aldığım maaşın getirdiği ahlaki sorumluluğa gelmiyorum bile. Esas mesele zaten yatacak adamları doçent yapmamaktır. Hatta akademisyen yapmamak gerekir. Adam zaten Prof. olduğu zaman yayın yapmıyorsa geç kalınmış. Zorla yapılacak iş değil bu. Zorla göstermelik iş yapılır. Türkiye'de böyle bir sorun var mı? Var. Tüm akademi böyle mi? Tabi ki hayır. Mesela bizim üniversitede Prof'ların yayın oranı daha yüksek.
AkademikLink (Prof Dr. Behçet Yalın Özkara), akademisyenlerin sosyal medyada içerik üreterek para kazanmasının yasaklanmasının ardından kanalı bırakıp bırakmayacağı konusu hakkında açıklama yaptı. Kanala devam edebilmesi için takipçilerinin uzun vadeli destek vermesi gerektiğini söyledi. “İki seçeneğimiz var. Birincisi: kanalı kapatmak ve benim akademik hayatıma devam etmem. Kıdemli profesör olmaya 8 ayım kaldı. 150.000 TL maaş almaya başlıyorum. Türkiye'de profesör çok rahat. Devlet üniversitesinde kimse size "Ne yaptın?" diye sormuyor valla. Hiçbir yayın yapmayıp, ayakları uzatıp, her ayın 15'inde maaşını alan profesörlerimiz var. Dolayısıyla her ayın 15'inde 150.000 TL maaş alıp, çocuk yapıp, güzel bir hayat yaşayabilirim. Diğer seçeneğimiz ise YouTube'a devam etmem. Burada gerçekten, anlamlı bir şekilde sahip çıkmanız gerekiyor. Katıl ve Kreosus üzerinden destek verilmesi gerekiyor. Diğer türlü benim istifa edip sürdürebilmemin mümkünatı yok. Ben bir tarafta 25 yıl boyunca 150.000 TL alacağım bir işten vazgeçeceğim. Şu ana kadar Katıl'dan gerçekten destek verdiniz. 2 yılda yaklaşık 6 milyon TL'lik bir para biriktirebilmişiz. Benim bunu devam ettirebilmem tek yolu sizlerin bu desteği verebilmesinden geçiyor.”
67
58
8
977
128,088