Karadul retweeted
Bu senenin Nobel fizik ödülü benim çalıştığım alana verildi.
O yüzden toplaşın, ne olduğunu başka yerden duyamayacağınız detaylarla anlatıyorum.
Bu olay aslında, 1934'te keşfedilen ve yine Nobel alan, ışıktan hızlı parçacıkların gözlemini temel alıyor.
Replying to @evrimagaci
Ne araçlar ne de şehirler yaya odaklı tasarlanmıyor. Ancak yeni nesil araçların aktif güvenlik önlemlerini ve NCAP gibi kurumların artık değerlendirmelerde bunları da baz alması önemli bir gelişme. NCAP testleri demişken, bu testlerin hangi koşullara göre yapıldığı da bir başka videonun konusu.
Kızaklarını (arabalarını) tasarladığım tesis hizmete açıldı. Yolu düşenlere şimdiden iyi eğlenceler dilerim :)
🎢 Doğu Karadeniz'in en uzun dağ kızağı Trabzon’da hizmete açıldı
Yomra ilçesi Kaşüstü Mahallesi’nde 25 dönümlük alana inşa edilen ve Doğu Karadeniz'in en uzun dağ kızağı olma özelliğini taşıyan Forapark Yomra Dağ Kızağı Merkezi’nin açılışı, gerçekleştirilen törenle yapıldı.
Açılış öncesi 850 metre uzunluğundaki parkuru deneyen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Testi geçerse açılışı yaparsınız.” diyerek Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’a takıldı.
“Uşaklığımı hatırladım.” diyerek dağ kızağında eğlenceli anlar yaşadığını kaydeden Başkan Genç, Trabzon’un böyle adrenalin dolu bir projeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Yaklaşık 300 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen tesisin; içerisinde yer alan çocuk oyun alanları, restoran, kafe, zipline, salıncak ile sosyal yaşam ve dinlenme alanlarıyla Trabzon’un yeni turizm destinasyonu olması bekleniyor.
Karadul retweeted
ODTÜ Astronomi topluluğu sayesinde, keşfedilen yeni bir küçük gezegene Önder Cırık'ın hatırasına "CIRIK" adı verilmiş. Göğe yükseldin koca yörük... Yattığın yer incitmesin. 😥
Karadul retweeted
Şebnem Ferah’a verilen reaksiyonu sadece ‘müzik zevki’ sanıyorsanız mevzuyu kaçırıyorsunuz.
İnsanlar sadece bir rock sanatçısına bilet almıyor. Kendi gençliğine, kaybettiği ülkeye, artık var olmayan bir atmosfere dokunmaya çalışıyor.
Bir dönem üniversite şenlikleri vardı bu ülkede. Gerçekten vardı. Öğrenci dediğin şey AVM’de story çekip kahve zincirinde oturan bir müşteri profili değildi sadece. Çimlerde saatlerce oturulurdu. Vega çıkardı. Şebnem Ferah çıkardı. Mor ve Ötesi çıkardı. İnsanlar birbirine benzemeden aynı yerde durabiliyordu.
Ve en önemlisi, herkes bu kadar öfkeli değildi.
Şimdi daha çok Z kuşağı, ‘Şebnem kim ya’, ‘vasat rockstar’ falan yazıyor. Yazabilir. Zevk meselesi. Kimse herkes aynı şeyi sevsin demiyor zaten. Ama bazı yorumlarda korkunç bir tarih yoksunluğu var. İnsan kendi yaşamadığı dönemin duygusunu küçümsememeli. Çünkü bazen cehalet, fikir sahibi olmak değil; bağlamdan habersiz özgüven oluyor.
Arkadaşlar, muhtemelen çoğunuz müziğe Spotify algoritmasıyla doğdunuz. Biz bir şarkının klibini görmek için saatlerce power, mtv falan açık bekliyorduk. Siz her şeye sınırsız erişimle büyüdünüz ama hiçbir şeye tam bağlanamadan büyüdünüz. Aradaki fark bu.
Bir de şu var. O dönem insanlar birbirini sürekli politik kimlik etiketiyle tartmıyordu. Şimdi bir sanatçının söylediği bir selam, ettiği bir cümle yüzünden komple insan silmeye çalışılıyor. Herkes birbirine savcı gibi davranıyor. Sürekli bir linç mahkemesi kuruluyor. Bu konuda bile ve bu çok yoruuc maalesef:)
Bu yüzden Şebnem Ferah’a olan ilgi sadece nostalji değil. İnsanların ‘normal’ hissedebildiği son dönemlerden birine duyduğu özlem. Tıpkıı Çilekeş'de olduğu gibi. Ama tabi ki ve tabi ki Şebnem'in sesini, müziğini, performansını, hep bi ağızdan o şarkıları söylemeyi özledik. Mevzuyu basitleştirmeyim :)
Ama kötü haber de şu ki, bazı şeyler geri gelmiyor. Mesele sadece bir konser hiçbir zaman değil. Ülkenin ruh hali değişti. Kampüs kültürü gitti. Ucuz konserler gitti. Bir arada yaşama refleksi gitti. Genç olmanın o hafif yanı gitti.
Şimdi geriye dönüp bunu anlatınca bazı insanların anlamaması çok normal. Çünkü insan hiç yaşamadığı bir kaybın yasını tutamaz. 🥲
İşçiler direndi, işçiler kazandı!
Madenciler analarının ak sütü gibi helal olan tüm haklarını söküp aldı, bu ülkede insanca yaşayıp çalışmanın onurunu kurtardı. Birliğin, direnişin ve mücadelenin değerini bir kez daha kanıtladı. Tek tek her bir madenci arkadaşımı kutluyorum.
Bu direnişe sadece kalbini değil omzunu da veren tüm emekçi halkımız da teşekkürü hak ediyor. Elinde bir avuç lokumla, bisküviyle, tuzla, suyla, çiçekle, hiçbiri yoksa sıcacık bir sarılmayla Kurtuluş Parkı’na koşan, Ankara’da olmayıp yüreği burada atan yurttaşlarımız sınıf dayanışmasının en güzel örneklerinden birine imza attı.
Bağımsız Maden İş Sendikası’nı ve tüm yöneticilerini de tavizsiz mücadeleleri, kararlı dirençleri için tebrik ediyorum.
Bu zafer önce direnen madencinin, ardından desteğini onlardan esirgemeyen halkımızındır!
Şimdi, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gücünü 1 Mayıs’ta da meydanlara çıkarmak üzere çalışma vakti.
Yaşasın Türkiye işçi sınıfı!
Karadul retweeted
#SONDAKIKA
Türkiye işçi partisi
Türkiye komünist partisi
Emekçi hareket partisi
Emek parti
Kızıl parti
Sol parti
Umut-sen
Devrimci gençlik dernekleri
İşçi sendikaları
sivil toplum örgütleri
ODTÜ
Hacettepe Üniversitesi
Yıldızlar holding önünde direniş kararı aldı.
Karadul retweeted
ÇAĞRIMIZDIR!
Tüm Ankara halkını maden işçilerinin Kurtuluş Parkı'nda duyurdukları sesi yükseltmek adına yarın saat 18.00'de Yıldızlar SSS Holding önüne çağırıyoruz.
📍 İşçi Blokları, Mevlana Blv. 174/A Çankaya
#HakkımıVerDorukMadencilik
Karadul retweeted
Direnişteki işçilerin temel ihtiyaçlarının karşılanması için, bütçemize göre az ya da çok demeden destek olalım. #MadencilerKazanacak @bagimsizmadenis #MadencininEliniTut
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası
IBAN: TR450006400000135260841437
Erkan Baş, üç gündür gündüzleri Kurtuluş Parkı’nda, geceleri ise kapalı spor salonunda madencilerle birlikte kalıyor.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve milletvekili Erkan Baş, madenci işçilerin eylemine destek vermek amacıyla onlarla yan yana.
Baş, ne gündüz ne de gece işçileri yalnız bırakıyor; parkta geçen saatlerin ardından geceyi de kapalı spor salonunda işçilerle birlikte geçiriyor.
Karadul retweeted
Cem Karaca vefatından on gün önce 28 Ocak 2004 tarihinde Kadıköy Shaft Bar'daki konserinde orada dinleyici olarak bulunan Ali Ekber Çiçek'i davet ediyor sahneye ve birlikte 'Haydar Haydar' deyişini seslendiriyorlar. Cem Karaca ve Ali Ekber Çiçek'i sevgiyle anıyoruz.
Karadul retweeted
Anadolu’nun derin ruhunu müziğinde yaşatan Ali Ekber Çiçek’i ölüm yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyorum.
-Haydar Haydar
(26.10.2025, Sidney / Avustralya)





























