Sinan OK (@ok_sinan) header
Sinan OK (@ok_sinan) profile picture

Armanca te li ber te sekinî ye!!! #Hawar

v-an/kara
Joined July 2011
Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)Photo by Sinan OK (@ok_sinan)
6 Kasım 2026 itibarıyla idare mahkemeleri ve Danıştay’daki güncel durumumuza dair görselimizi bilgilendirme amaçlı paylaşıyoruz. Düzenli güncellemeler için sitemiz☞ barisicinakademisyenler.net Tüm hocalarımız iade edilene kadar mücadelemiz sürecek. #KHKlarGidecekBizKalacağız
4
53
11
104
11,364
Sinan OK retweeted
Barış akademisyenlerinin davalarının, 6 Kasım 2026 itibarıyla idare mahkemeleri ve Danıştay’daki güncel durumu…
6 Kasım 2026 itibarıyla idare mahkemeleri ve Danıştay’daki güncel durumumuza dair görselimizi bilgilendirme amaçlı paylaşıyoruz. Düzenli güncellemeler için sitemiz☞ barisicinakademisyenler.net Tüm hocalarımız iade edilene kadar mücadelemiz sürecek. #KHKlarGidecekBizKalacağız
2
15
32
2,170
📢 EMEKLİ SAYISI 18 MİLYON DA DEĞİL, 17,1 MİLYON DA! ⚠️ Emekli sayısına ilişkin hatalı bilgiler dolaşmaya devam ediyor! Önce "tam 18 milyon emekli" olduğu iddiası dolaşıma girdi. Şimdi de buna karşılık, “18 milyon değil, 17,1 milyon emekli var” deniliyor. ❌ İkisi de emekli aylığı dosya sayısını göstermiyor! 🔎 PEKİ, DOĞRU SAYI HANGİSİ? Sosyal güvenlik sisteminde iki ayrı gösterge var: 1️⃣ Pasif sigortalı kişi sayısı 2️⃣ Pasif sigortalı dosya sayısı 📊 SAYILAR NE DİYOR? 👥 Pasif sigortalı kişi sayısı: 17 milyon 168 bin 📁 Pasif sigortalı dosya sayısı: 16 milyon 356 bin ❗ ARADAKİ FARK NEREDEN KAYNAKLANIYOR? Sosyal sigorta sisteminde dosya, sigortalı adına tutulan ve ölümünden sonra da devam edebilen sosyal güvenlik kaydıdır. Sigortalının kendisi, yaşarken yaşlılık veya malullük aylığı alır. Ölümünden sonra ise hak sahipleri ölüm aylığı alabilir. Örneğin, ölen bir sigortalının dosyasından hem eşi hem de çocukları aylık alabilir. Ancak aynı dosyadan aylık alan her hak sahibine ayrı bir tam aylık bağlanmaz. Dosya üzerinden hesaplanan aylık, hak sahipleri arasında mevzuatta belirlenen oranlara göre paylaştırılır. Dolayısıyla bir dosyadan birden fazla kişi aylık alabilir. 📌 NEDEN DOSYA SAYISI ÖNEMLİ? Emekli aylıklarına ilişkin artışların ve ödemelerin mali etkisini hesaplarken esas alınması gereken gösterge dosya sayısıdır. Çünkü aynı dosyadan aylık alan birden fazla hak sahibi bulunabilir. 🔴 SONUÇ: ✅ Pasif sigortalı kişi sayısı: 17 milyon 168 bin. ✅ Pasif sigortalı dosya sayısı: 16 milyon 356 bin. 📁 Emekli aylıklarına yapılacak artışların toplam maliyetini hesaplarken kişi sayısını değil, dosya sayısını esas almak gerekir! ⁉️ KİŞİ SAYISI İLE DOSYA SAYISINI BİRBİRİNE KARIŞTIRMAK LAZIM. ✅ DOĞRUSU 16 MİLYON 356 BİNDİR.
16
119
8
378
15,608
KHKlerle ilgili mülakatımızdır! Bu haksızlık rejiminin bayrağı KHKlerdir. Okumak için linki tıklayınız. justpaste.it/hjn8i @turkiyekhk @Van_KHK
KHK’lerle toplumsal yıkım "KHK tırpanı yaşamları biçti. KHK ile işten atılmış binlerce insanın kaza, hastalık ve intiharla yaşamının bittiğini biliyoruz." KHK ile görevinden ihraç edilen Sinan Ok’la konuştuk... - @y_ozgurpolitika Link: justpaste.it/hjn8i
2
11
29
1,241
KHK Meselesi çözülmeden toplumsal barış sağlanamaz. @ok_sinan arkadaşımızdan güzel bir yazı. jpst.it/5j73-
1
29
1
129
1,992
KHK’lerle toplumsal yıkım "KHK tırpanı yaşamları biçti. KHK ile işten atılmış binlerce insanın kaza, hastalık ve intiharla yaşamının bittiğini biliyoruz." KHK ile görevinden ihraç edilen Sinan Ok’la konuştuk... - @y_ozgurpolitika Link: justpaste.it/hjn8i
13
1
28
2,356
ORGANİZASYONLARA MİLYONLAR DÖKEN VAN KAYYUMLARI 10 YILDIR BİR KADIN KONUKEVİ YAPTIRMAMIŞ Sayıştay denetçileri, nüfusu 100 binin üzerindeki belediyelerin kadınlar ve çocuklar için konukevi açmasının yasal zorunluluk olduğu uyarısında bulundu. 👉🏻Gezi, seminer ve tanıtıma 26,8 milyon TL harcandı. 👉🏻Taşınmaz kayıtlarında 8,3 milyar TL’lik fark tespit edildi. 👉🏻Yasal zorunluluğa rağmen kadın konukevi açılmadı. 👉🏻Belediyeye ait 132 iş yerinin ruhsatsız çalıştığı belirlendi. 👉🏻Belediye şirketinin işçileri zabıta olarak görevlendirildi. 👉🏻Bedelsiz devredilen 7 taşınmazın tapusuna gerekli şerhler konulmadı. 👉🏻Medya kuruluşlarına hizmet tamamlanmadan peşin ödeme yapıldı. Vergiden muaf taşınmazlar için gereksiz vergi ödendi. 👉🏻Satılan 51 arsanın muhasebe kaydı tutulmadı. 👉🏻Toplu taşıma işletme hakları ihalesiz ve süresiz verildi. @vanbuyuksehirbb #van #kayyum
1
3
276
TBMM Genel Kurulunda Yeni Van Otogarı'na dair otogar emekçilerinin taleplerini gündeme getirdik: ⚠️Bu hafta, 16 yıldır tamamlanamayan, geçen yıl açılan etabı bu yıl çöken #VanÇevreYolu'nu yerinde inceledik. ⚠️Bakanlık, Ankara'dan görmese de Vanlılar buradaki sorunları her gün yaşıyor. Van'ın ulaşım, trafik, otogar sorunu hâlâ çözümsüzdür. ⚠️Şehir merkezine 18 kilometre uzaklıkta yapılan yeni otogarın ne zaman tamamlanacağı, yurttaşların buraya nasıl ulaşacağı belirsizdir. ⚠️#Kayyım yönetimi toplu taşımayı zayıflatmış, raylı sistem planlaması yapılmamıştır. 1,5 milyon nüfuslu Van için yalnızca 20 yazıhaneli otogar planlaması yetersizdir. ⚠️Kantin, lavabo, bekleme salonu ve mescit gibi alanlar da ihtiyaca uygun ölçekte yapılmalıdır. #Engelliler ve yaşlılar için #erişilebilirlik ölçütlerine mutlaka uyulmalı ve bu iş, baştan düzgün yapılmalıdır. @vanbuyuksehirbb @neslihansedal65 @AbdullahZeydan
1
2
1
19
2,201
Em bi hev re serkeftinê dixwazin... @gulsenkurtDEM @weysigunes
Îro me û bi hevseroka me birêz Gülşen Kurt, mazbataya xwe hilgirt û bi awayekî fermî dest bi xebatên xwe kir. Hêvî û baweriya me ji gelê me heye. Emê teqez serbikevin ✌🏻 Demek Nû Serdemek Nû Bi xêr û bereket be ji bo gelê me ✌🏻@DEMPartiWan @gulsenkurtDEM
12
562
Serkeftin Veysi Heval... Hevserokên me yên Wanê @weysigunes bişopînin...
21
714
ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZLE BÜYÜYOR, DAYANIŞMAMIZLA GÜÇLENİYORUZ! Eşit, erişilebilir, ücretsiz ve anadilinde sağlık ve sosyal hizmet mücadelesini büyütmek için SES Van Şubesi 12. Olağan Genel Kurulumuzda buluşuyoruz. 30 yıllık emek, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelemizden aldığımız güçle; haklarımız, emeğimiz ve geleceğimiz için birlikte direnmeye, birlikte üretmeye ve birlikte örgütlenmeye devam ediyoruz. Geçmişin birikimi, bugünün mücadelesi ve yarının umuduyla tüm üyelerimizi genel kurulumuza davet ediyoruz. 📅 7 Kasım 2026 Cumartesi ⏰ 10.00 📍 Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu Yaşasın örgütlü mücadelemiz! #SESteÖrgütleniyoruz #SESVanŞubesi #EmekDemokrasiBarış @sesgenelmerkezi
6
1
14
463
TBMM'de Van'daki #Tarım ve #Hayvancılık sektörünün sorunlarını, üreticilerin taleplerini ve sorunlara çözüm önerilerimizi basına ve kamuoyuna sunduk. ❗Van'ın tarım ve hayvancılık alanındaki mevcut durumunu, yıllardır biriken yapısal sorunlarını, üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve siyasal engelleri ve bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerimizi içeren Van'da Tarımın Mevcut Durumu, Üretimdeki Gerileme, Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerilerimiz Raporu'nu kamuoyuyla paylaşmak üzere bir aradayız. ❗Van'da tarımın gerilemesi yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda sosyal, siyasal, ekolojik ve kamusal bir sorundur. ❗Hazırladığımız bu rapor, yalnızca tarımsal verileri ve üretim rakamlarını ortaya koyan teknik bir çalışma değildir. Aynı zamanda Van'da tarımın neden gerilediğini, üreticinin neden toprağından ve mesleğinden uzaklaştığını, kırsal yaşamın neden giderek zayıfladığını ve bütün bunların halkın yaşamına nasıl yansıdığını ortaya koyan bir durum tespitidir. ❗Öncelikle şu gerçeğin altını çizmek istiyoruz: Van, tarım ve hayvancılık açısından son derece büyük bir potansiyele sahiptir. Geniş meraları, hayvan varlığı, su kaynakları, balıkçılık imkânları, arıcılık kapasitesi ve bitkisel üretime elverişli alanlarıyla yalnızca bölgenin değil, Türkiye'nin de önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olabilecek durumdadır. ❗Ancak bu potansiyel yıllardır yeterince değerlendirilememektedir. Van'da tarımın ve hayvancılığın yaşadığı sorunlar yalnızca iklim koşullarıyla, kuraklıkla veya üreticinin imkânlarıyla açıklanamaz. Yanlış tarım politikaları, yetersiz kamu yatırımları, üretim maliyetlerinin yükselmesi, desteklerin yetersizliği, güvenlikçi politikaların yarattığı sonuçlar ve yerel yönetim hizmetlerinin işlevsizleştirilmesi bu tablonun temel nedenleri arasındadır. ❗Yaklaşık 350 bin yurttaşımızın derin yoksulluk riski altında yaşadığı Van'da tarım, yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda istihdamın, toplumsal refahın, kırsal yaşamın devamlılığının ve halkın ucuz, güvenilir ve nitelikli gıdaya erişiminin temel güvencelerinden biridir. ❗Bu nedenle Van'da tarımın gerilemesi, aynı zamanda yoksulluğun, işsizliğin, göçün ve gıda güvencesizliğinin derinleşmesi anlamına gelmektedir. VAN'IN TARIMSAL POTANSİYELİ VAR, ANCAK BU POTANSİYEL DEĞERLENDİRİLMİYOR. ❗Van'da yıllık tarımsal üretim yaklaşık 15 milyar TL düzeyindedir. Bu üretimin yüzde 86'sı hayvansal üretim alanlarından gelmektedir. Van, küçükbaş hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk sırada yer almaktadır. Bu durum, bütün sorunlara rağmen Van'ın hayvancılık alanındaki önemini ve sahip olduğu potansiyeli açıkça ortaya koymaktadır. ❗Buna karşın büyükbaş hayvan varlığı 1990'lı yıllardaki seviyelerin gerisinde kalmış ve yaklaşık 150 bin bandına düşmüştür. Kanatlı hayvan sayısı 560 bin, arı kovanı sayısı ise 158 bin civarındadır. ❗Balıkçılık ve kültür balıkçılığında da önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Van'da, 8'i barajlarda olmak üzere toplam 39 alabalık tesisi faaliyet göstermektedir. Bu alanda yıllık 3 bin 800 tonluk üretim potansiyeli bulunmaktadır. Van Gölü'nde inci kefali avcılığı kapsamında ise yıllık yaklaşık 7 bin tonluk üretim söz konusudur. ❗Bu alanlarda ekolojik denge gözetilerek üretimin artırılması, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve bölge halkının balık tüketim kültürünün desteklenmesi mümkündür. ❗Ancak zirai üretim, ormancılık, balıkçılık, kültür balıkçılığı, arıcılık ve süs bitkileri üretimi gibi birçok alanda Van'ın mevcut kapasitesi yeterince değerlendirilememektedir. ❗Yaklaşık 21 milyon dekar yüzölçümüne sahip Van'da tarım alanı yalnızca 4,2 milyon dekardır. Üstelik çayır ve mera alanları yıllar içerisinde azalmakta, tarım alanları da dâhil olmak üzere bu alanlar yerleşime açılmaktadır. Meralardaki aşırı otlatma, mülkiyet ve kullanım sorunları ise yıllardır çözüme kavuşturulmamaktadır. ❗Dolayısıyla Van'ın sahip olduğu doğal ve ekonomik zenginlik, doğru planlama ve kamusal destek politikalarıyla üretime dönüştürülememektedir. ÜRETİM ALANLARI DARALIYOR, ÇİFTÇİLER TARIMDAN KOPUYOR. ❗Raporumuzun ortaya koyduğu en önemli gerçeklerden biri, Van'da tarımsal üretimde yaşanan ciddi gerilemedir. ❗2025 yılında yonca, korunga, buğday ve arpa gibi temel ürünlerin ekim alanlarında toplam 312 bin dekarlık azalış yaşanmıştır. Bu ürünlerin üretim miktarındaki düşüş ise 543 bin ton olarak kayıtlara geçmiştir. ❗Bu gerileme yalnızca tarla ürünleriyle sınırlı değildir. Meyvecilikte de bir yılda 12 bin dekarlık azalış meydana gelmiştir. ❗2023 yılında Van'da nadasa bırakılan tarım alanlarının oranı yüzde 17 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 27'ye yükselmiştir. Aynı dönemde toplam ekili alan 436 bin dekar azalmış, nadasa bırakılan alan ise 344 bin dekar artmıştır. ❗Meyve üretimindeki kayıplar da oldukça dikkat çekicidir. 2025 yılında elma üretiminde 2 bin 300 ton, cevizde 585 ton, kayısıda 117 ton, armutta 637 ton, kiraz ve vişnede bin 125 ton, erikte ise 405 ton azalış yaşanmıştır. ❗Sebze üretiminde ortaya çıkan tablo ise çok daha çarpıcıdır. 2025 yılında domates üretimi 51 bin tondan 31 bin tona düşmüştür. Salatalık üretimindeki düşüş 4 bin 530 ton olmuştur. Van ve özellikle Gevaş ilçemiz açısından stratejik öneme sahip fasulyede yaklaşık 3 bin tonluk üretim kaybı yaşanmıştır. Lahana üretiminde 415 ton, kavunda 2 bin 145 ton, karpuzda bin 618 ton, biberde ise 2 bin 630 ton azalış gerçekleşmiştir. ❗Bir önceki yıl 98 bin ton olan Van'ın toplam sebze üretimi, 2025 yılında 51 bin tona gerilemiştir. ❗Bütün bu veriler bize şunu göstermektedir: Van'da çiftçi üretmekten vazgeçmektedir. Çünkü artan mazot, gübre, tohum, yem, sulama ve işçilik maliyetleri karşısında üretimin ekonomik karşılığı giderek ortadan kalkmaktadır. ❗Üstelik bu sorun yalnızca Van'la sınırlı değildir. TÜİK verilerine göre Van, Hakkari, Bitlis ve Muş'u kapsayan TRB2 bölgesinde 2025 yılında 35 bin kişi tarım sektöründen kopmuştur. Son beş yılda tarımdan kopanların sayısı 111 bine ulaşmıştır. ❗Raporumuzdaki verilere göre yalnızca son bir yıldaki kopuş, bölgedeki tarımsal istihdamın yaklaşık yüzde 25'ine karşılık gelmektedir. Başka bir ifadeyle, bölgede tarımla uğraşan her dört kişiden biri bir önceki yıl yaptığı işi bırakmıştır. ❗Bu, son derece ciddi bir tablodur. Tarımdan kopan yalnızca bir çiftçi değildir; üretimden kopan bir aile, boşalan bir köy, kaybedilen bir istihdam alanı ve geleceği belirsizleşen bir kırsal yaşamdır. ❗2026 yılında yağışların bol olmasına rağmen üretim maliyetlerinin daha da yükselmesi, üretim ve istihdama ilişkin güncel verilerin önemini artırmıştır. Ancak Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bu verileri yıllık olarak ve gecikmeli açıklamaktadır. Oysa üretim, ekim alanı, çiftçi sayısı ve istihdam verilerinin aylık olarak paylaşılması, sorunlara zamanında müdahale edilmesi ve gerekli desteklerin oluşturulması açısından zorunludur. ❗TARIMSAL GERİLEMENİN SİYASAL VE YAPISAL NEDENLERİYLE YÜZLEŞİLMELİDİR Van'da tarımın gerilemesini yalnızca ekonomik maliyetlerle açıklamak eksik olacaktır. Kürt meselesinin çözümsüzlüğünde ısrar eden güvenlikçi politikalar, yıllarca köylerin boşaltılmasına, yaylaların yasaklanmasına ve meralara erişimin kısıtlanmasına yol açmıştır. ❗Bu uygulamalar hayvancılığı doğrudan etkilemiş, hayvanların otlatılmasını zorlaştırmış, yem maliyetlerini artırmış ve bölge ekonomisine kalıcı zararlar vermiştir. ❗Yayla yasakları ve meralara erişim engelleri, hayvancılıkla geçinen ailelerin üretim koşullarını ağırlaştırmıştır. Bu politikaların yarattığı sonuçlarla yüzleşilmeden bölgedeki tarımsal ve hayvansal üretimin geliştirilmesi mümkün değildir. ❗Diğer taraftan tarıma ayrılan desteklerin niteliği de üreticinin ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Van'da tarıma sunulan desteklerin yüzde 81'i mazot ve gübre desteği şeklindedir. Küçük aile işletmeleri, organik tarım, iyi tarım, katı organik gübre ve sertifikalı tohum başlıklarında verilen desteklerin toplamı ise Van genelinde 1 milyon TL'yi dahi bulamamıştır. ❗Bu tablo, küçük üreticinin ve aile işletmelerinin yeterince desteklenmediğini açıkça göstermektedir. Tarımsal destekler yalnızca belirli girdi kalemlerine sıkıştırılmamalı; üretimin bütün aşamalarını kapsamalıdır. ❗Toprak verimlilik ve değer analizlerinin uzun yıllardır yapılmaması da önemli bir sorundur. Bu eksiklik, modern tarım uygulamalarını engellemekte, gübre ve su kullanımında verimsizliğe, yanlış ekim planlamalarına ve düşük verime neden olmaktadır. ❗Üretimin devamlılığı için gerekli olan depolama, soğuk zincir, ambalajlama, paketleme, süt sağım üniteleri ve sağım makineleri gibi teknolojik altyapı da yetersizdir. Bu eksiklikler ürün kayıplarına ve düşük verimliliğe yol açmaktadır. ❗Et, süt, peynir ve bal gibi ürünleri işleyecek tarıma dayalı sanayinin gelişmemesi, üreticinin pazar bulmasını zorlaştırmakta ve ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda bırakmaktadır. Tohum, yem, gübre, ilaç ve modern tarım aletlerinin büyük ölçüde dışarıdan temin edilmesi de maliyetleri artırarak çiftçinin rekabet gücünü düşürmektedir. ❗2009 yılından bu yana Van'da tarımsal danışmanlık hizmeti sunulmasına rağmen tarım danışmanlarının kadro ve ana gider maliyetleri sorunlarına çözüm üretilmemiştir. Bu sorun defalarca gündeme getirilmesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı gerekli düzenlemeleri yapmamıştır. ❗Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin ilgili fakültelerinin tarım ve hayvancılık alanında yeterli araştırma-geliştirme, inovasyon ve yerel iş birliği faaliyetlerinde bulunmaması da bilimsel bilgi ve teknolojinin üreticiye aktarılmasını sınırlandırmaktadır. ❗Bir diğer önemli sorun, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'dir. Gevaş, Gürpınar ve Edremit ilçelerinin kesiştiği Gündoğan Mahallesi yakınlarında kurulması planlanan bu yatırımın inşaatı yıllardır devam etmektedir. En az beş yıldır Van çiftçisinin gündeminde olan projenin neden tamamlanamadığına ilişkin kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. ❗Bütün bunlara ek olarak Van Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Tarımsal Hizmetler Dairesi, Kırsal Hizmetler Dairesi ve Veteriner İşleri Dairesi gibi birimlerin kayyım yönetimi altında işlevlerini yeterince yerine getirememesi, üreticilere sunulması gereken altyapı, danışmanlık ve destek hizmetlerini de olumsuz etkilemektedir. ❗Yerel yönetimlerin üreticiyle kurması gereken doğrudan ilişki zayıflatılmış, kırsal kalkınma ve tarımsal destek hizmetleri önemli ölçüde işlevsiz bırakılmıştır. Bizler bu raporla yalnızca sorunları tespit etmiyor, aynı zamanda çözüm önerilerimizi de kamuoyuna ve ilgili kurumlara sunuyoruz. ❗Öncelikle Van'ın tarım ve hayvancılık potansiyeline uygun, uzun vadeli, katılımcı ve bütünlüklü bir tarım politikası geliştirilmelidir. Küçük çiftçiler, aile işletmeleri, kooperatifler ve yerel üretici örgütleri bu politikanın merkezinde yer almalıdır. ❗Bu kapsamda çözüm önerilerimizi şöyle sıralıyoruz: ❗Birincisi: Van'da tarıma dayalı sanayi, üretim, pazarlama ve kurumsallaşma altyapısı geliştirilmelidir. Et, süt, peynir, bal ve diğer tarımsal ürünlerin işlenmesini, paketlenmesini ve pazarlanmasını sağlayacak tesisler kurulmalı, mevcut üretim potansiyeline uygun fabrika altyapısı oluşturulmalıdır. ❗İkincisi: Canlı hayvan ihracatı için destek ve teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Van'ın küçükbaş hayvan varlığı ve hayvancılık kapasitesi ekonomik değere dönüştürülmelidir. ❗Üçüncüsü: Tarım ve hayvancılık alanında üretici örgütlenmesi ve kooperatifleşme desteklenmelidir. Kooperatiflerin önündeki bürokratik engeller kaldırılmalı, yatırım süreçleri kolaylaştırılmalı, üreticilerin örgütlü biçimde pazara erişimi sağlanmalıdır. ❗Dördüncüsü: Hayvan hastalıklarına ve zirai hastalıklara karşı önleyici tedbirler alınmalıdır. Tarım danışmanları, ziraat mühendisleri, veterinerler ve çiftçileri bir araya getiren etkili danışmanlık ve rehberlik mekanizmaları oluşturulmalıdır. Üniversite ile üreticiler arasındaki bilimsel ve teknik iş birliği güçlendirilmelidir. ❗Beşincisi: Çiftçilere sunulan hibe, vergi muafiyeti, kredi, faiz indirimi ve proje desteği gibi teşvikler üretim ve istihdam artışı odaklı olmalıdır. Bu mekanizmalar şeffaf işletilmeli, kayırmacılığa ve siyasal ayrımcılığa izin verilmemelidir. ❗Altıncısı: İşsizlik oranlarının en yüksek olduğu illerimizden biri olan Van'da çobanların, mevsimlik işçilerin ve diğer tarım emekçilerinin çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Yerli işçi istihdamına alan açılmalı, tarımsal emeğin ekonomik ve sosyal güvenceleri artırılmalıdır. ❗Yedincisi: Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin inşaatı şeffaf biçimde tamamlanmalıdır. Bu yatırım tarım tekellerinin değil, yerel çiftçilerin, kooperatiflerin ve bilimsel tarımsal üretimin gelişimine hizmet etmelidir. ❗Sekizincisi: Kuraklık ve yetersiz su altyapısı nedeniyle yapılamayan ekim ve biçim faaliyetlerinin azaltılması için modern sulama sistemleri desteklenmelidir. Kurulum maliyetleri yoksul çiftçiler açısından oldukça yüksektir. Bu nedenle kamu destekleri artırılmalı, DSİ'nin yıllardır geciktirdiği tarımsal sulama yatırımları tamamlanmalıdır. Sulanabilir tarım arazileri ile fiilen sulanan alanlar arasındaki farkın giderilmesi için somut bir yatırım programı oluşturulmalıdır. ❗Dokuzuncusu: Van Samancılar Kooperatifi alanı, Van Hayvan Pazarı ve benzeri üretim alanlarında çiftçilerin, aracılarının ve komisyoncuların çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Mola ve yaşam alanları, kantin, lavabo ve bekleme yerleri mevsim ve iklim koşullarına uygun biçimde düzenlenmelidir. Hayvan ve ürün taşımacılığında yaşanan bürokratik sorunlar giderilmeli, ilgili belediye birimleri ve Tarım İl Müdürlüğü sorumluluklarını yerine getirmelidir. ❗Onuncusu: Van'da çiftçilerin çok önemli bir bölümü Kürtçe konuşmaktadır. Bu nedenle kamu hizmetlerine anadilinde erişim sağlanmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Alo 180 Tarım İletişim Merkezi, Alo 174 Gıda Hattı ve orman yangınlarıyla ilgili 112 hattı #Kürtçe de hizmet vermelidir. Tarımsal danışmanlık hizmetleri, kamu spotları, bilgilendirme programları ve basılı materyaller Kürtçe hazırlanmalı ve yurttaşlara ulaştırılmalıdır. Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün farklı dillerde hazırladığı materyallerde Kürtçeye yer vermemesi kabul edilebilir değildir. Anadilde hizmet hem etkili iletişim hem de yerel agro-kültürün korunması açısından önemlidir. SONUÇ: VAN'IN TOPRAĞINA, SUYUNA VE ÜRETİCİSİNE DESTEK SUNULMALIDIR. Değerli basın emekçileri; ❗Bütün bu veriler ve tespitler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir: Van'ın sorunu üretim potansiyelinin yetersizliği değil, bu potansiyeli açığa çıkaracak politikaların ve kamusal yatırımların eksikliğidir. ❗Van'ın meraları, yaylaları, ovaları, su kaynakları ve üretici emeği bu kentin en büyük zenginliğidir. Bu zenginliğin atıl bırakılması, çiftçinin yoksullaşmasına, kırsal yaşamın çözülmesine, gençlerin göç etmesine ve halkın gıdaya erişiminin zorlaşmasına neden olmaktadır. ❗Bizler tarımı yalnızca piyasanın insafına bırakılacak bir ekonomik faaliyet olarak görmüyoruz. Tarım; toplumsal yaşamın, halk sağlığının, ekolojik dengenin, istihdamın ve gıda egemenliğinin temel unsurlarından biridir. ❗Bu nedenle Van'ın ihtiyacı, üreticiyi borçlandıran ve yalnız bırakan politikalar değil; çiftçiyi koruyan, küçük üreticiyi güçlendiren, kooperatifleşmeyi teşvik eden, ekolojik dengeyi gözeten ve yerel üretimi esas alan kamucu bir tarım politikasıdır. ❗Kırsal yaşamın güçlendirilmesi, yalnızca tarımsal üretimin artırılması anlamına gelmez. Aynı zamanda yoksulluğun azaltılması, göçün önlenmesi, yerel istihdamın geliştirilmesi, halkın sağlıklı gıdaya erişiminin güvence altına alınması ve toplumsal yaşamın güçlendirilmesi anlamına gelir. ❗Hazırladığımız Van Tarım Raporu'nu Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına ve kamuoyuna sunuyoruz. Yetkilileri, raporumuzda ortaya koyduğumuz sorunlar ve çözüm önerileri doğrultusunda sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz. ❗Bizler, üreticinin söz ve karar sahibi olduğu, küçük çiftçinin korunduğu, emeğin karşılığını bulduğu, toprağın ve suyun gelecek kuşaklar için korunduğu, anadilinde kamusal hizmetin sağlandığı bir tarımsal yaşamı savunuyoruz. ❗Bu doğrultuda çiftçilerimizle, üretici örgütlerimizle, meslek odalarımızla, kooperatiflerimizle ve bütün toplumsal kesimlerle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. docs.google.com/document/d/1… @TARIM_ORKAM_SEN @tarimdanhaber @TCTarim @DEMekoloji @tarimdanismani @zmo_van @vanhaberbolge @van65haber @vanekspres @vanhabertr @DEMPartiWan
7
24
1,063
Muhammed El Salih.. 23 yaşında, Suriyeli işçi.. Kahramanmaraş Elbistan'da 08.00 sularında çalıştığı inşaatın 3.katından havalandırma boşluğuna düşerek hayatını kaybetti.. v/Elbistanın Sesi
9
92
1
209
5,219
Devamı...
🗣️İstihdam Uzmanı Sinan Ok: 📌Kürdistan'da olağanüstü bir işsizlik var. 📌Güvenlik endeksli bir istihdam var. #MedyaHaber #MedyaHaberTv
1
3
47
2,276
Kürdistan'da emek sömürüsüne dair sunumumuzdur!
🗣️İstihdam Uzmanı Sinan Ok: 📌AKP ile birlikte krizler farklı bir boyut kazandı. 📌Türkiye ve Kürdistan işsizlik bandında yüzde 50'ye yakın bir fark var. #MedyaHaber #MedyaHaberTv
6
66
2,172
Yapılan talana, yaratılan yoksulluğa ve irade gaspına daha ne kadar sessiz kalınacak? Kayyımların talanına göz yumulmasaydı, bugün foncular halkın emeğini bu kadar kolay çalamazdı. Kayyım da foncular da halkın lokmasına, emeğine ve iradesine göz dikiyor. İktidarın yarattığı bu emek sömürüsüne ve yağmacı anlayışa karşı her alanda mücadele etmeliyiz. Emeğimize, irademize ve birlikte kuracağımız yarınlara sahip çıkmalı, yaşananların hesabını sormalı ve bu talana hep birlikte dur demeliyiz. @DEMPartiWan @DEMGenelMerkezi @TC_icisleri
#Sayıştay #VanBüyükşehirBelediyesi raporunu açıkladı ve 10 yıla yaklaşan kayyım gaspı rejiminin nasıl bir talan, yolsuzluk ve usulsüzlük çarkına döndüğünü bir kere daha teşhir etti. Bu Sayıştay raporunun da eksikleri olduğunu ifade ederek aşağıdaki tespitleri kıymetli kamuoyunun bilgisine sunmak istiyoruz. ❗Sayıştay 2025 yılı raporunda 35 bulgu tespit edebilmiştir. Daha bağımsız ve kamuoyuna açık bir denetimde bulgu sayısının çok daha fazla olacağını biliyoruz. Sayıştay raporunun sonuç ve bulgularına göre; ❗Kayyım son 3 yılda Van halkının 25,5 milyar TL bütçesini harcamıştır. 2026 bütçesi ise kamuoyuna açıklanmadığı için ne kadar harcama yapıldığını bilmiyoruz. ❗Belediyenin borçları nedeniyle ödeyeceği yıllık faiz miktarı 1 milyar TL'yi geçmiştir. ❗Sayıştay, belediyenin bilançosunda yer alan taşınmaz değerleri ile taşınmaz icmal cetvelindeki kayıtlar arasında 8 milyar 308 milyon TL’lik fark tespit etmiştir. ❗Yüz milyonlarca liralık taşınır kaydı da birbiriyle uyuşmuyor. Sayıştay, belediyenin taşınır mal yönetim cetveli ile muhasebe kayıtları arasında da yaklaşık 463,6 milyon TL’lik fark tespit etmiştir. İlk madde ve malzemede 93,7 milyon TL, tesis ve makinelerde 174,2 milyon TL, taşıtlarda 154,6 milyon TL, demirbaşlarda ise 40,8 milyon TL tutarında kayıt uyumsuzluğu bulunmaktadır. Halkımız adına soruyoruz: "Belediyenin araçları, makineleri, demirbaşları ve malzemeleri hangi kayıtta ne kadar görünüyor? Kamu mallarının takibi neden bu kadar sağlıksız?" ❗2025 yılı içerisinde peşin veya taksitle 51 adet arsanın SATIŞı yapılmış; ancak bu satışlar taşınmaz hesabıyla ilişkilendirilmeden doğrudan gelir hesabına kaydedilmiştir. Kamuya ait arsaların satışı gibi önemli işlemlerde dahi kayıtların doğru yöntemle tutulmaması, belediyenin taşınmaz yönetimi ve mali denetimi bakımından ciddi bir eksikliktir. Bu taşınmazlar kimlere, ne için satıldı ve neden kayıtlar düzgün değil? ❗Sayıştay, önceki yıllardan devreden 12 milyon 609 bin TL tutarındaki kişi alacağının düzenli takip ve tahsil işlemlerine konu edilmediğini, bu alacaklar için ayrı takip dosyalarının dahi açılmadığını tespit etmiştir. Bu "kişiler" kimlerdir? ❗Rapora göre; #Gecekondu fonunda toplanan 4 milyon 280 bin TL başka harcamalarda kullanıldı. 2025 yılında bu fondan elde edilen 4 milyon 280 bin TL, kanunda öngörülen amaçlar dışında belediyenin diğer harcamalarında kullanılmıştır. 10 yılda ne kadar fon birikti ve nerelere harcandı? Belirli bir amaç için toplanan bu kamu kaynağı, başka harcamaların finansmanında kullanılamaz. Bu para hangi harcamalara aktarıldı? Hangi gerekçeyle amacı dışında kullanıldı? Van halkı bu soruların yanıtını beklemektedir. #Deprem paraları nerede sorusunun bir benzeridir bu durum? ❗Rapora göre; Altyapı için toplanan paralar belediyenin ilgili hesapta tutulmadı. Yol ve altyapı kazılarından elde edilen zemin tahrip bedellerinin toplandığı altyapı yatırım hesabından, belediyenin her türlü ödemesini yaptığı cari banka hesabına para aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu uygulama nedeniyle söz konusu gelirlerin yalnızca altyapı hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti güçleşmiştir. Sayıştay, bu işlemin mevzuata aykırı olduğunu açıkça belirtmiştir. Van halkından altyapı çalışmaları gerekçesiyle alınan paraların hangi işlerde kullanıldığı neden ayrı ve şeffaf biçimde izlenmemektedir? Van'da 10 yıldır ihale hevesiyle kazılmadık yol sokak bırakılmadı ama geri dönüşü için toplanan paralar ise nerede belli değil! ❗M plakalı ve V plakalı minibüsler, S plakalı servis araçları, personel servis araçları ve ticari taksilere ilişkin işletme haklarının ihale yapılmadan ve süre sınırı olmadan üçüncü kişilere verildiği tespit edilmiştir. Sayıştay, bu uygulamanın 2024 yılı denetiminde de yer aldığını ve 2025 yılında devam ettiğini belirtmiştir. ❗Sayıştay, 2025 yılında fuar, seminer, tanıtım, gezi, yarışma, açılış ve kapanış programları gibi organizasyonlar kapsamında 26 milyon 823 bin 732 TL tutarında organizasyon ve malzeme alımı yapıldığını tespit etmiştir. ❗Sayıştay, yeterli fizibilite ve planlama yapılmadan ÇOK KATLI OTOPARK'TA gerçekleştirilen proje değişikliklerinin ek yapım maliyetlerine, hukuki ihtilaflara ve tazminat yüküne yol açtığını belirtmiştir. Van'ın kaynaklarıyla yapılan bir binanın yıllarca verimli biçimde kullanılamaması, yalnızca plansızlık değil, kamu kaynağının etkisiz kullanılmasıdır. KAYYIM REJİMİNİN ENKAZI OLARAK BU BİNA MÜZE YAPILMALIDIR? ❗Halkımızın, kamuoyunun ve kıymetli araştırmacıların tüm eksiklerine rağmen bu sayıştay raporunu ayrıntılı incelemesini ve kayyım talan rejiminin nasıl bir denetimsizlik, usulsüzlük ve yolsuzluk düzeni kurduğunu görmelerini rica ediyoruz. sayistay.gov.tr/reports/down… @vanbuyuksehirbb @AbdullahZeydan @neslihansedal65
1
8
89
2,213
VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ'NDE SAYIŞTAY RAPORU: MİLYONLUK BİLANÇO AÇIKLARI, İHALESİZ HARCAMALAR, ADRESE TESLİM İHALELER! Van YYÜ'nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu yayınlandı. Raporda öne çıkan bulgular şöyle: 📌 Erciş İşletme Fakültesi ve Özalp MYO’ya tahsisli 2 arsa muhasebeye hiç işlenmedi. Üniversitenin öz mülkiyetindeki 6.102.070,25 m² arsa ve arazinin değer tespiti yapılmadı; bazı binalar ise muhasebede sembolik "1 TL (iz bedel)" ile gösterildi. 📌 Hemşire kadrosundaki iki personel, 2020 ve 2023’te sınavsız olarak hastane müdür yardımcılığı kadrosuna görevlendirildi. Sayıştay’a göre bu kişiler sınava girme şartlarını dahi taşımıyordu, önce başhemşire unvanını almaları gerekirdi. Üniversite, görevlendirmenin rektörlük yetkisiyle hizmetin sürekliliği için yapıldığını, ek ödeme verilmediğini ve fazla kadro görevlendirmesinin sonlandırıldığını savundu. Fakat Sayıştay bu savunmayı kabul etmedi ve genel görevlendirme yetkisinin sınav şartını ortadan kaldıramayacağını yazdı. 📌 5 adet araç kiralama ihalesinde binek araçlar için "en az 2023 model, en fazla 65.000 km ve 1400-1600 cc motor" şartı getirilerek 'adrese teslim ihale' yapıldı. Ancak ihaleyi alan firma, şartnamedeki 1400-1600 cc yerine 1300 cc motorlu 2 araç ve 65.000 km sınırı yerine 75.000 km'de 1 araç teslim ederek ihale şartlarına da uymadı. Rektörlük şartnameye uymayan bu araçları kabul etti ve cezai müeyyide uygulamadı. 📌 İki öğretim üyesi, 12 ay süreli TÜBİTAK bursuyla yurt dışına gönderilmelerine rağmen, mevzuatın "uzun süreli görevlendirme" kurallarından kaçınmak için 87-89 günlük 4 ayrı "kısa süreli" kararla 1 yıl yurt dışında tutuldu. Dönüşte verilmesi zorunlu olan bilimsel faaliyet raporları da teslim edilmedi. 📌 Kantin, kafeterya, market, fotokopi gibi kiralık işletmelerin işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının olmadığı tespit edildi. Çalışanların sağlık raporları, SGK bildirimleri ve sabıka kaydı belgeleri de alınmadı. 📌 Yasaya göre yalnızca içinde bulunulan dönemin kirası gelir sayılması gerekirken kira sözleşmesinin tamamı, imza anında gelir olarak yazıldı. Sayıştay bunun hem faaliyet sonuçlarını hem bilançoyu bozduğunu yazdı. Tutar belirtilmedi. 📌 Kampüs içerisinde bulunan ve yaklaşık 300 öğrenci kapasitesine sahip öğrenci yurdu, aylık sadece 8.333 TL karşılığında Diyanet Vakfına kiralandı. Yurdun işletme hakkını devralan vakfın, öğrencilerden aylık ne kadar ücret aldığı belirtilmedi. 📌 Açık ihale ile verilen yemek işinde şartnameye göre tutulması gereken reçeteler tutulmadı, porsiyon miktarları denetlenmedi. Depo yönetimi tamamen yüklenici firmaya bırakıldı. Et teslimlerinde şartname kontrolü yapılmadı. “Master kart” denen kartlarla çok sayıda giriş yapıldı. Öğrencilerden 'elden para' alınarak turnike çalıştırılmadan giriş yaptırıldı. Yüklenici önceden hazırlanan yemek listelerine uymadı. 📌 Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nde görevli 590 tabip ve uzmanın, kanunen zorunlu olan "Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Mali Sorumluluk Sigortası" yaptırılmadı ve yönetimin bunu takip etmediği belirlendi. 📌 Mesai dışı sağlık hizmetinde doktorlara ödenen ek ödeme belli bir tavana ulaşınca, bazı doktorlar hasta bakmayı kesti. Sayıştay kaç doktor olduğunu yazmadı. İdare, bundan sonrası için işlem yapıldığını bildirdi.
12
51
5
237
24,589
🗣️İstihdam Uzmanı Sinan Ok: 📌Kürdistan'da olağanüstü bir işsizlik var. 📌Güvenlik endeksli bir istihdam var. #MedyaHaber #MedyaHaberTv
6
1
19
3,228
🗣️İstihdam Uzmanı Sinan Ok: 📌AKP ile birlikte krizler farklı bir boyut kazandı. 📌Türkiye ve Kürdistan işsizlik bandında yüzde 50'ye yakın bir fark var. #MedyaHaber #MedyaHaberTv
8
1
23
3,578
#Sayıştay #VanBüyükşehirBelediyesi raporunu açıkladı ve 10 yıla yaklaşan kayyım gaspı rejiminin nasıl bir talan, yolsuzluk ve usulsüzlük çarkına döndüğünü bir kere daha teşhir etti. Bu Sayıştay raporunun da eksikleri olduğunu ifade ederek aşağıdaki tespitleri kıymetli kamuoyunun bilgisine sunmak istiyoruz. ❗Sayıştay 2025 yılı raporunda 35 bulgu tespit edebilmiştir. Daha bağımsız ve kamuoyuna açık bir denetimde bulgu sayısının çok daha fazla olacağını biliyoruz. Sayıştay raporunun sonuç ve bulgularına göre; ❗Kayyım son 3 yılda Van halkının 25,5 milyar TL bütçesini harcamıştır. 2026 bütçesi ise kamuoyuna açıklanmadığı için ne kadar harcama yapıldığını bilmiyoruz. ❗Belediyenin borçları nedeniyle ödeyeceği yıllık faiz miktarı 1 milyar TL'yi geçmiştir. ❗Sayıştay, belediyenin bilançosunda yer alan taşınmaz değerleri ile taşınmaz icmal cetvelindeki kayıtlar arasında 8 milyar 308 milyon TL’lik fark tespit etmiştir. ❗Yüz milyonlarca liralık taşınır kaydı da birbiriyle uyuşmuyor. Sayıştay, belediyenin taşınır mal yönetim cetveli ile muhasebe kayıtları arasında da yaklaşık 463,6 milyon TL’lik fark tespit etmiştir. İlk madde ve malzemede 93,7 milyon TL, tesis ve makinelerde 174,2 milyon TL, taşıtlarda 154,6 milyon TL, demirbaşlarda ise 40,8 milyon TL tutarında kayıt uyumsuzluğu bulunmaktadır. Halkımız adına soruyoruz: "Belediyenin araçları, makineleri, demirbaşları ve malzemeleri hangi kayıtta ne kadar görünüyor? Kamu mallarının takibi neden bu kadar sağlıksız?" ❗2025 yılı içerisinde peşin veya taksitle 51 adet arsanın SATIŞı yapılmış; ancak bu satışlar taşınmaz hesabıyla ilişkilendirilmeden doğrudan gelir hesabına kaydedilmiştir. Kamuya ait arsaların satışı gibi önemli işlemlerde dahi kayıtların doğru yöntemle tutulmaması, belediyenin taşınmaz yönetimi ve mali denetimi bakımından ciddi bir eksikliktir. Bu taşınmazlar kimlere, ne için satıldı ve neden kayıtlar düzgün değil? ❗Sayıştay, önceki yıllardan devreden 12 milyon 609 bin TL tutarındaki kişi alacağının düzenli takip ve tahsil işlemlerine konu edilmediğini, bu alacaklar için ayrı takip dosyalarının dahi açılmadığını tespit etmiştir. Bu "kişiler" kimlerdir? ❗Rapora göre; #Gecekondu fonunda toplanan 4 milyon 280 bin TL başka harcamalarda kullanıldı. 2025 yılında bu fondan elde edilen 4 milyon 280 bin TL, kanunda öngörülen amaçlar dışında belediyenin diğer harcamalarında kullanılmıştır. 10 yılda ne kadar fon birikti ve nerelere harcandı? Belirli bir amaç için toplanan bu kamu kaynağı, başka harcamaların finansmanında kullanılamaz. Bu para hangi harcamalara aktarıldı? Hangi gerekçeyle amacı dışında kullanıldı? Van halkı bu soruların yanıtını beklemektedir. #Deprem paraları nerede sorusunun bir benzeridir bu durum? ❗Rapora göre; Altyapı için toplanan paralar belediyenin ilgili hesapta tutulmadı. Yol ve altyapı kazılarından elde edilen zemin tahrip bedellerinin toplandığı altyapı yatırım hesabından, belediyenin her türlü ödemesini yaptığı cari banka hesabına para aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu uygulama nedeniyle söz konusu gelirlerin yalnızca altyapı hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti güçleşmiştir. Sayıştay, bu işlemin mevzuata aykırı olduğunu açıkça belirtmiştir. Van halkından altyapı çalışmaları gerekçesiyle alınan paraların hangi işlerde kullanıldığı neden ayrı ve şeffaf biçimde izlenmemektedir? Van'da 10 yıldır ihale hevesiyle kazılmadık yol sokak bırakılmadı ama geri dönüşü için toplanan paralar ise nerede belli değil! ❗M plakalı ve V plakalı minibüsler, S plakalı servis araçları, personel servis araçları ve ticari taksilere ilişkin işletme haklarının ihale yapılmadan ve süre sınırı olmadan üçüncü kişilere verildiği tespit edilmiştir. Sayıştay, bu uygulamanın 2024 yılı denetiminde de yer aldığını ve 2025 yılında devam ettiğini belirtmiştir. ❗Sayıştay, 2025 yılında fuar, seminer, tanıtım, gezi, yarışma, açılış ve kapanış programları gibi organizasyonlar kapsamında 26 milyon 823 bin 732 TL tutarında organizasyon ve malzeme alımı yapıldığını tespit etmiştir. ❗Sayıştay, yeterli fizibilite ve planlama yapılmadan ÇOK KATLI OTOPARK'TA gerçekleştirilen proje değişikliklerinin ek yapım maliyetlerine, hukuki ihtilaflara ve tazminat yüküne yol açtığını belirtmiştir. Van'ın kaynaklarıyla yapılan bir binanın yıllarca verimli biçimde kullanılamaması, yalnızca plansızlık değil, kamu kaynağının etkisiz kullanılmasıdır. KAYYIM REJİMİNİN ENKAZI OLARAK BU BİNA MÜZE YAPILMALIDIR? ❗Halkımızın, kamuoyunun ve kıymetli araştırmacıların tüm eksiklerine rağmen bu sayıştay raporunu ayrıntılı incelemesini ve kayyım talan rejiminin nasıl bir denetimsizlik, usulsüzlük ve yolsuzluk düzeni kurduğunu görmelerini rica ediyoruz. sayistay.gov.tr/reports/down… @vanbuyuksehirbb @AbdullahZeydan @neslihansedal65
1
7
5
51
8,207