Têkoşîn retweeted
🚨Deniz Undav on his altercation with Barış Yılmaz after his foul on Führich during Galatasaray’s 2-0 win over Stuttgart:
🗣️ Deniz Undav: Look, I expected a difficult atmosphere in Istanbul. I knew the fans would be loud, I knew Galatasaray would be aggressive, but what happened on that pitch was something else.
There is being competitive, and then there is putting another player’s safety at risk. I have no problem with hard tackles. This is football, not a friendly training session. But there has to be a limit.
When Barış went into Führich like that, I honestly couldn’t understand what he was thinking. It was unnecessary, reckless and dangerous. I went over to him and asked if he was trying to end the guy’s career.
And do you know what he said to me? He looked at me and said, “What do you think you can do? This is my stadium. This is my home.”
I was honestly disgusted. What does playing at home have to do with the safety of another human being? Since when does your stadium give you permission to behave like that?
I don’t care how many supporters are behind you. I don’t care how intimidating the atmosphere is. You don’t get to threaten people because you’re playing in front of your own fans.
We’re talking about another footballer, someone who has a family and people waiting for him at home. You cannot go into challenges like that and then act like nothing happened.
We’ve already seen enough painful moments in football. We’re still mourning Jesús de Miguel, and yet some players behave as if another person’s life is just part of the game.
That’s what makes me angry. You can fight for your team, you can be aggressive, you can tackle hard, but you cannot deliberately put someone in danger and expect everyone to keep quiet.
And the worst part is that if I had reacted physically, the headlines would have been about Deniz Undav losing his temper. Nobody would be discussing the challenge that started everything.
That’s how these situations get twisted. The player who speaks up becomes the problem, while the player who makes the dangerous challenge walks away like he’s done nothing wrong.
Barış needs to understand that football is bigger than his ego. Being passionate doesn’t mean you have to be reckless, and being at home doesn’t make you untouchable.
Galatasaray won 2-0, congratulations to them. They can celebrate their victory, but don’t expect me to applaud behaviour that puts another player’s safety at risk.
I’d rather lose a football match with my head held high than win one by making another player fear for his career.
And honestly, if you need to intimidate someone with your stadium, your supporters and threats, perhaps you should question whether your football is doing enough talking.
Têkoşîn retweeted
İstanbul’daki etkinlik manyaklığını şöyle söyleyeyim ABD ara seçimlerini takip etmek için serpme kahvaltı etkinliği düzenleniyor
sıfır bir dizisinin en büyük yalanı budur "kimse çalışmıyor" aslında dizinin anlattığı dönem kürdistandan adana'ya büyük bir göç vardı hatta şuan romanlara nasıl iş vermiyorlarsa romanlar her alanda toplumun dışına itiliyorsa anlatılan dönem kürtlerin yaşadığı buydu
O kadar iyi ki az kalsın antikomünist propaganda postunu beğeniyordum
Kuzey Kore öyle bir ülke ki, şöyle anlatayım, ona para veren herkes bir gün mutlaka paramızı alamadık diyor. Zamanında kimisi araba satmış, kimisi fabrika kurmuş, kimisi telefon şebekesi kurmuş. Sonuç hep aynı olmuş.
İsveç 1974’te Kuzey Kore’ye gönderdiği 1.000 tane Volvo’nun parasını hâlâ alamadı. Finlandiya kağıt fabrikası kurdu, hâlâ 33 milyon eurosunu bekliyor. İsviçre’nin 250 milyon, Avusturya’nın 200 milyon dolar alacağı var. Batılı bankaların verdiği krediler de 1980’lerde battı.
Sonra 2000’lerde Hyundai’nin kurucusu Kuzey Kore’ye otel kurdu. Kuzey Kore tesislere el koydu.
Ardından Güney Kore sınırının yanında kurulan sanayi bölgesinde 124 Güney Koreli şirket fabrika açtı, 55 bin Kuzey Koreli işçi çalıştı. 2016’da Kuzey Kore bölgeyi kapattı, bölge kapanınca makinelere, hammaddeye ve ürünlere el koydular. Patronlar sadece çantalarını alıp çıkabildi. Şirketlerin ve devletin orada bıraktığı malın yaklaşık 1 trilyon won civarında olduğu tahmin ediliyor.
Güney Kore’nin Kuzey’e veresiye gönderdiği pirinç ve hammaddenin borcu da 800 milyon dolar civarında, onu da ödemediler.
Mısırlı milyarder Naguib Sawiris de 2008’de Kuzey Kore’nin ilk cep telefonu şebekesini kurdu. Bütün çileyi adam çekti sonra Kuzey Kore adamın altyapısıyla kendi operatörünü kurdu, Sawiris’in şirketini bir nevi batırdılar.
En yakın dostları Çin’i bile yaktılar. Çinli bir şirket Kuzey Kore’de demir madenine 40 milyon dolar yatırıyor. Üretim başlar başlamaz Kuzey Kore yeni şartlar koyuyor, yani maç başladıktan sonra kuralları değiştiriyorlar. Sonra Çinli çalışanları gece saat 2’de otobüse bindirip sınıra bırakıyorlar.
Kuzey Kore’ye dışarıdan giren ve hiç geri dönmeyen para kaba hesapla 4,4 ile 8 milyar dolar arasında. Bu, ülkenin Çin’e 10-20 yılda sattığı bütün malın parası demek.
Ama en fazla borçları da Sovyetlere.
Sovyetler Birliği zamanında Kuzey Kore’ye çok yardım etmiş, kredi vermiş. Fabrika kurmuş, petrol göndermiş. Bunların karşılığında 11 milyar dolar kadar borç birikmiş. 2012’de Rusya bu borcu tahsil edemeyeceğini anlayınca yüzde 90’ını, yani 9,9 milyar doları silmiş. Kalan 1 milyarı da Kuzey Kore’nin kendi ülkesinde yapılacak projelere yatırması şartına bağlamışlar. Yani bir nevi alacaklı, alacağını geri almak yerine yine borçlunun ülkesine harcamayı kabul etmiş gibi bir şey.
Rusya’yı da eklediğimizde Kuzey Kore’nin dünyadan alıp geri vermediği para 14 ile 18 milyar dolar arasında. Kimseye mal satamayan, sınırları kapalı bir ülke yıllarca başkalarının parasıyla ayakta kalıyor. İsveç arabasını veriyor, Finlandiya fabrikasını, Güney Kore otelini, Mısırlı milyarder şebekesini, Rusya da 10 milyar dolarını. Şimdi kimse veresiye vermiyor, Kuzey Kore de parayı artık bilgisayardan kendisi alıyor.
iPhone Duo Fold Test: Day 6 teapawt.org/i/broadcasts/2OdmOMMrm…
Têkoşîn retweeted
If your cocaine dealer shorted you and didn’t supply you with the full amount of product, contact us at 336-373-2222 to file an official complaint.
Têkoşîn retweeted
Erkek1: kanka kızdan ayrıldım bi sen kaldın
Erkek2: anlamadım
Erkek1: yanımda bir tek sen kaldın diyorum
Erkek2: oğlum ne diyosun ya
Erkek1: berto bak bana kazdırma mezarını
Erkek2: haa şimdi anladım baş tacı
(Erkek2’nin edit izlemekten beyni çürümüş



























